Yapay Zeka İçeriklerine ‘Kimlik Kartı’
İnternette dolaşırken karşılaştığınız yapay zeka üretimi içeriklere ‘Yapay Zeka ile Üretilmiştir’ etiketi, kimlik kartı gibi geliyor.
İllüstrasyon: MURAT GOCMEN / gettyimages (yapay zeka ile düzenlenmiştir.)
Telefonunuzu elinize alıyorsunuz, biraz vakit geçireyim diyorsunuz. Nereye baksanız yapay zeka ile üretilmiş bir içerik var. Spotify da Eylül 2025’te yaptığı açıklamada yapay zeka tarafından üretilen ve bot ağları aracılığıyla dinlenerek telif geliri elde etmeyi amaçlayan çok sayıda parçayı platformdan kaldırdığını söylüyordu.
12 ayda 75 milyon yapay zeka şarkısını kaldıran platform, her gün yüklenen yüz bin parçanın önemli bölümünün artık AI ile hazırlandığını belirtiyor. Sorun yalnızca yapay zeka tarafından oluşturulan içerikler de değil. Pek çok müzisyen, profesyonel ve içerik üreticisi de artık prodüksiyon tarafında yapay zeka araçlarından yararlanıyor.
Deezer da aynı sorundan bahsediyor. Nisan 2026’da yapılan açıklamalarda yapay zeka tarafından oluşturulan parçalar artık yüklenen tüm yeni müziklerin yüzde 44’ünü oluşturduğunu belirten platform, her gün yaklaşık 75 bin yapay zeka tarafından üretilmiş içerik olduğunu açıkladı.
Bence yapay zeka ile üretilen şarkıların arka planından gelen tiz ses fark edilmesini kolaylaştırıyor. Kimileri için rahatsız edici olan bu tiz ses, kimilerinin de hoşuna gidebiliyor.
Tam bu tartışmalar sürerken küresel müzik endüstrisinden yeni bir adım geldi. 10 Temmuz’da IFPI, RIAA, WIN, IMPALA, A2IM, The Recording Academy (Grammy) ve Human Artistry Campaign gibi sektörün önde gelen kuruluşları, yapay zeka ile üretilen eserlerin ortak bir sistemle etiketlenmesi konusunda uzlaştıklarını duyurdu.
Yeni sistem, yapay zeka tarafından oluşturulan içerikleri ‘AI-Generated’ yani ‘Yapay Zeka ile Üretilmiştir’ olarak işaretleyecek. İnsanların ürettiği ancak yapay zeka modellerinin desteğiyle oluşturulan içerikler ise ‘AI-Assisted’ yani ‘Yapay Zeka Yardımıyla Üretilmiştir’ işaretlemesi sunulacak.
Instagram ve TikTok gibi sosyal medya platformları uzun süredir yapay zeka etiketlerini paylaşımlarda seçenek olarak sunuyor. Bu sayede yapay zeka ile üretilen içerikler etiketlenebiliyor. Avukat Sertaç Oğul bu konuyu şöyle özetliyor: “Dijital içeriklerin ‘kimlik kartı’ oluşturuluyor’ ve ekliyor “Etiketleme tek başına yeterli olmayabilir.”
Özellikle üretken yapay zekanın müzik sektöründe bu kadar etkili kullanılması yeni bir sorunu gündeme getiriyor. Oğul’a göre tartışma artık yapay zekanın şarkı besteleyip bestelemeyeceği değil de dinlediğimiz bir parçanın ne kadarının insan, ne kadarının yapay zeka tarafından üretildiğini bilip bilemeyeceğimiz.
Oğul, “Bugün birçok sanatçı mastering, gürültü temizleme, vokal düzeltme veya enstrüman üretiminde yapay zeka araçlarından yararlanıyor” diyor. “Öte yandan tamamen yapay zeka ile üretilmiş bir parçaya sonradan insan müdahalesi eklemek de mümkün. Bu nedenle ‘AI-Assisted’ ile ‘AI-Generated’ arasındaki sınır her zaman net olmayabilir. Dolayısıyla etiketleme sisteminin başarısı yalnızca tanımların oluşturulmasına değil, bunların güvenilir bir şekilde doğrulanmasına da bağlı olacaktır.”
Tabii ki bu işin bir de hukuki boyutu var. Avrupa Birliği’nin yapay zeka ile üretilen içeriklerin etiketlenmesinde dünyanın en kapsamlı düzenlemesini kabul eden ilk bölgesel yapı olduğunu belirten Oğul, ABD’de henüz bir kanun bulunmadığını da söylüyor.
Türkiye’deki düzenlemeler hakkında ise Oğul, “Yapay zeka ile üretilen içeriklerin şeffaflığına ilişkin ilk kapsamlı düzenleme, 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek olan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği. Düzenleme, yapay zeka ile üretilen tüm içeriklere yönelik genel bir etiketleme sistemi getirmemekle birlikte, reklam hukukunda önemli şeffaflık yükümlülükleri öngörüyor” diyor.
“Türkiye'deki bu düzenleme, yapay zeka ile üretilen içeriklerin etiketlenmesini genel bir dijital içerik politikası olarak değil, tüketicinin korunmasına yönelik reklam hukuku perspektifinden ele alıyor. Buna rağmen, yapay zeka kullanımının tüketicilere açık biçimde bildirilmesini zorunlu kılması bakımından, Türkiye'nin de küresel ölçekte giderek güçlenen şeffaflık eğilimine katıldığını söylemek mümkün.”
Üretken yapay zekanın kaçınılmaz olacağı bir gerçek gibi görünüyor. Özellikle gelecekte her adımda her sektörde yer alabilir. Yakın gelecekte ise yalnızca müzik değil; okuduğumuz haberler, izlediğimiz videolar ve gördüğümüz fotoğraflar da dijital bir ‘kimlik kartı’ taşımaya başlayabilir.
Kendi kurduğu sitelerde finans ve teknoloji içerikleriyle başladığı sektöre WIRED Türkiye editörü olarak devam ediyor. Her şeyi deneyen, vazgeçmeyen girişimci ruh. 4 yıl deneyimli editör. Teknoloji ve bir o kadar da finans meraklısı.