E. Can Özer
Tasarım ve Sanat
28 Eylül 2026 16:22

MoMA, Verinin Nasıl Okunduğunu Sergiliyor

New York’taki MoMA, 27 Eylül’de açtığı Full Disclosure sergisinde iklim şeritlerinden göç rotalarına uzanan 30 çalışmayı bir araya getiriyor.

MoMA, Verinin Nasıl Okunduğunu Sergiliyor

Modern Sanat Müzesi (The Museum of Modern Art), New York. Fotoğraf: Rossella De Berti / gettyimages

Telefonunuzdaki hava durumu uygulaması sıcaklığı kırmızıya boyuyor. Bir deprem tehlike haritası bazı ilçeleri koyu tonlarla işaretliyor. Bir haber sitesindeki oklar, göçün hangi yönde ilerlediğini anlatıyor. Bu görsellerdeki veriler ölçülmüş, toplanmış ve hesaplanmış olabilir. Ancak hangi tarihin başlangıç kabul edildiği, renklerin neyi temsil ettiği, hangi karşılaştırmanın seçildiği ve hangi bilginin dışarıda bırakıldığı daha önce belirlenmiş durumda.


New York’taki Modern Sanat Müzesi MoMA’nın 27 Eylül’de açtığı Full Disclosure: The Edge of Information Design sergisi, bu kararları tasarımın konusu haline getiriyor. MoMA’nın bütünüyle bilgi tasarımına ayırdığı ilk sergide 30 dijital ve analog çalışma bulunuyor. Müze, bilgi tasarımını ham veriyi grafik, harita, hareketli görüntü veya etkileşimli anlatı yoluyla anlaşılır biçime çeviren bir alan olarak ele alıyor.


MoMA’nın sergi metni, William Playfair’in 1786’da geliştirdiği çubuk grafiğe, John Snow’un 1854’te Londra’daki kolera salgınının kaynağını işaretleyen haritasına ve W. E. B. Du Bois’nın 1900’de Siyah Amerikalıların yaşam koşullarını anlatmak için hazırladığı diyagramlara uzanıyor. Bugün fark, verinin hacmi ve dolaşım hızı. Haritalar artık gazete sayfasında veya ders kitabında kalmıyor; sosyal medya akışına, devlet panellerine, sağlık uygulamalarına ve ekranlarımızdaki öneri sistemlerine giriyor.

Sergideki Warming Stripes çalışması bu dönüşümün en bilinen örneklerinden biri. İklim bilimci Ed Hawkins, 1850’den 2025’e kadar her yılın küresel sıcaklık sapmasını tek bir renk şeridiyle gösteriyor. Soğuk yıllar mavi, sıcak yıllar kırmızı. MoMA’nın açıklamasına göre renkler, yıllık sıcaklıkların 1961-2010 ortalamasından ne kadar saptığını anlatıyor. Grafik, yüzlerce sayfalık veri tablosunu birkaç saniyede okunur hale getiriyor. Aynı zamanda seçilmiş bir ortalamaya, belirli bir renk diline ve dikkatle kurulmuş bir zaman aralığına dayanıyor.


Bu görselleştirmede, bir grafiğin taşıdığı bilgiyi anlaşılır kılan da bu seçimler. Fakat tasarım, verinin üzerindeki şeffaf ambalaj değil. Okurun nereye bakacağını, hangi değişimi fark edeceğini ve hangi ilişkinin önemli görüneceğini belirleyen bir tercüme işlemi.


Sergide Kate Crawford ve Vladan Joler’in Calculating Empires çalışması da var. Büyük ölçekli görsel araştırma, matbaanın yaygınlaşmasından yapay zeka çağındaki teknoloji şirketlerine kadar uzanan bir güç ve teknoloji soy ağacı kuruyor. Harita, güncel dijital sistemleri tek başına algoritmalar üzerinden değil madenlerden emeğe, sömürgecilikten lojistik ağlara uzanan ilişkiler içinde okumayı öneriyor.


Bir başka çalışma, Forensic Architecture ve Forensic Oceanography’nin Seizure of the Iuventa araştırması. Ekip, Akdeniz’de göçmenleri kurtaran Iuventa gemisinin mürettebatı hakkında İtalya’da açılan davada kullanılmak üzere gemi kayıtlarını, videoları, konum verilerini ve uydu görüntülerini bir araya getiren bir rapor hazırladı. MoMA’nın sergi metninde bu çalışma, veri görselleştirmesinin mahkeme salonunda da kanıt üretme aracına dönüşebileceği örneklerden biri olarak yer alıyor.


Bu nedenle serginin odağında estetik grafikler yok. MoMA, bilgi tasarımcılarını kamuoyunun veriyle ilişkisini biçimlendiren yorumcular olarak konumlandırıyor. Müzenin ifadesiyle, şirketlere ve kurumlara duyulan güvenin zayıfladığı bir dönemde görselleştirmeler ‘doğruluk’ kadar ‘güven’ meselesiyle de uğraşıyor.


Haber merkezleri için tanıdık bir durum bu. Bir veri haberi hazırlanırken kaynak seçilir, oranların mı toplam sayıların mı gösterileceğine karar verilir, haritanın sınırları çizilir, başlık atılır. Bilgi tasarımcısının yaptığı iş de bu editoryal zincirin görünür bölümüdür. İyi hazırlanmış bir grafik, haberi sadeleştirirken verinin kaynaklarını, ölçme biçimini ve sınırlarını da anlaşılır kılar.


Bu yaklaşım, futbol verilerinin sunumunda da görülebiliyor. WIRED Türkiye’nin Dünya Kupası’nın Veri Portreleri yazısında ele aldığı Alexandre Bogachev’in projesi, bir maçtaki yaklaşık 1.500 olayı hareketli üç boyutlu sahnelere çeviriyor. Paslar, şutlar ve gol ihtimalleri ekranda satır satır görünmüyor. Takımların kurduğu baskı, şut kalitesi ve oyunun yönünü anlatan yüzeyler renkler üzerinden okunuyor. Tasarım, istatistikleri sadeleştirirken maçın ritmine dair bir okuma biçimi de kuruyor.


Türkiye’de deprem risk haritalarından hava tahminlerine, seçim sonuçlarından belediye panellerine kadar birçok kamusal tartışma görseller üzerinden yürütülüyor. Bu görsellerin doğru veri kullanması temel koşul. Verinin ekranda nasıl göründüğü de dolaşım alanını etkiliyor. Ölçeği, renkleri, boşlukları ve karşılaştırma noktalarını bilmek, grafiğe bakmayı daha dikkatli bir okuma pratiğine dönüştürüyor.


Full Disclosure, veri çağında önümüzdeki ekrana düşen her harita, grafik ve tablo için doğruluğunun yanında kaynağını, ölçeğini, dışarıda bıraktığı bilgiyi ve onu okunur hale getiren tercihleri de görmemiz gerektiğini hatırlatıyor.


Antikitenin kadim dillerinden dijitalin kodlarına uzanan disiplinlerarası bir köprüden geçmekte. WIRED Türkiye ile teknolojiyi sorunsallaştırırken, yedi sanatı yanına alarak öğrenmenin ve paylaşmanın peşinden gidiyor. 98 model, Boğaziçili.

E. Can Özer

DAHA FAZLASI

Saatçiliğin Oscarı GPHG 2026 Adayları Açıklandı

Saat dünyasının en prestijli ödüllerinden GPHG, 2026’da 84 modeli 14 kategoride bir araya getirirken yüksek saatçiliğin değişen dilini de sahneye taşıyor.
Mustafa Orhun Çetin

Omega, Mini Moonwatch’ı Tanıttı

Mükemmel oranlara sahip 38 mm’lik Speedmaster koleksiyonu baştan aşağı yenilendi.
Jeremy White

Yüksek Saatçilikte Süper Klon Trendi

Replika saat endüstrisi artık ‘süper klon’ çağında. İnternetin karanlık köşelerindeki forumlardan aldığımız tavsiyeleri izleyerek, gerçek sanılacak kadar iyi ama nihayetinde kullan-at sayılabilecek üç uygun fiyatlı sahte saat satın aldık.
Jeremy White

Işığın Zarafeti

Richard Mille dünyasında pırlanta, saatin üzerine sonradan eklenen bir süs olmaktan çok daha fazlası. Bu; kasa, malzeme ve mekanizmayla bir bileşen haline gelen mücevherin sanat ve mühendislik yolundaki yaratıcı yolculuğu.
Mustafa Orhun Çetin