Satoshi’yi Buldunuz mu? Kanıtları Görelim
Pulitzer ödüllü bir muhabirinki de dahil iki yeni proje, Bitcoin’in yaratıcısına dair gizemi çözdüğünü iddia ediyor. Peki av neden hala sürüyor?
Fotoğraf: Ángel Fernández Alonso, Unsplash Edited: MÇ
Aralık 2024’te, ortak bir arkadaşımızın önerisiyle Tyler Maroney adlı profesyonel bir araştırmacıyla buluştum. Bana Bitcoin’in mucidi Satoshi Nakamoto’nun kimliğini ortaya çıkarmak için bir arayışta olduğunu ve vakayı çözdüğünü hissettiğini söyledi. İlk düşüncem şuydu, kulübe hoş geldin. Kelimenin tam anlamıyla onlarca gazeteci ve araştırmacı, 2011’de çevrimiçi varlığına son veren ve Bitcoin’de yaklaşık 83 milyar dolar biriktiren en popüler kripto paranın gizemli yaratıcısını ortaya çıkarmak için aylarını, hatta yıllarını harcadı. Hepsi ikna edici bir kimlik tespitinde başarısız oldu.
Maroney’nin projesi şimdi yayında. Finding Satoshi adlı belgeselde o ve ekibi, Satoshi’nin en sık anılan iki olasılığın, Hal Finney ile Len Sassaman’ın (ikisi de vefat ettiler) ortak çalışması olduğu sonucuna varıyor. Talihsiz bir zamanlamayla, belgesel usta araştırmacı gazeteci John Carreyrou’nun kendi epik Satoshi hikayesini The New York Times’ta yayımlamasından sadece bir hafta sonra çıktı. Carreyrou, Elizabeth Holmes ve Theranos’un dolandırıcılıklarını ortaya çıkaran kişi; dolayısıyla Nakamoto tavşan deliğine inişi, “şunu tut da bir bak” havasındaki bir özgüvenle geldi. İkisi birden haklı olamaz. İkisi de yanılıyor olabilir.
Carreyrou’yu harekete geçiren şey, Satoshi avına dair daha önceki bir HBO belgeseliydi. Bu gizemde yıllardır aday gösterilen Britanyalı kriptograf Adam Back’in yer aldığı bir sahnede Back’e Satoshi olup olmadığı sorulmuş, o da hayır demişti. Carreyrou, Back’in tavrını “şüpheli” buldu ve işvereni The New York Times tarafından finanse edilen 18 aylık bir arayışa çıkıp Back’in Satoshi olduğunu kanıtlamaya girişti. Carreyrou’nun meslektaşı Dylan Freedman ile birlikte yazdığı basılı haberin başlığı biraz temkinliydi: “Derinlemesine Bir Araştırma Bitcoin’in Yaratıcısını Bulmayı Amaçlıyor.” Carreyrou bana, kendisi açısından dosyanın artık kapandığını söyledi; Times’ın günlük podcast’inde dile getirdiği bir sözü tekrarlayarak Javert düzeyindeki çabalarının Adam Back’i yakaladığına yüzde 99,5 ila 100 emin olduğunu belirtti. Back ise bunu hala reddediyor.
Pulitzer kazanan birinin kibrine bakın. İşte gerçeklik kontrolü: Satoshi’nin kimliğini doğrulamanın tek yolu, cüzdanındaki 1,1 milyon bitcoinle bağlantılı benzersiz kriptografik anahtarı elde etmek olduğuna göre, herkesin yapabileceği en iyi şey ikna edici bir dolaylı delil dosyası oluşturmak. Dosyayı gerçekten kapatmak için kanıtınız o kadar güçlü olmalı ki sizden önce bu yola çıkıp hayatlarının aylarını bu arayışta tüketmiş olanları bile ikna etmeli. Aralarında meslektaşım Andy Greenberg’in (bir zamanlar Hal Finney’nin yüzüne bakıp onun inkarına inanmıştı) ve The Mysterious Mr. Nakamoto kitabında konunun derinliklerine inip cevabın bilinemeyeceği sonucuna varan yazar Benjamin Wallace’ın da bulunduğu birkaç Satoshi avcısına bu son girişimleri sordum. Hiçbiri ikna olmadı; ikisi de gazetecilerin Satoshi avının muammalı bataklığına tekrar tekrar girmesinden duydukları yorgunluğu dile getirdi.
Satoshi’nin maskesini düşürmeye yönelik projelerde kabuki tarzı bir tanıdıklık vardır. Bunlar, oyuncuların sabit bir şüpheli listesi içinden katili belirlediği, Agatha Christie tadındaki masa oyunu Clue’nun kripto-gazetecilik versiyonlarıdır. Satoshi oyununda Clue’nun Albay Mustard, Bayan Scarlett ve Profesör Plum’dan oluşan kadrosunun yerini kripto dünyasının önde gelen isimleri Finney, Back, Nick Szabo, Sassaman ve birkaç kişi daha alır; bunların çoğu, Satoshi’nin de katkıda bulunduğu 1990’ların cypherpunk grubuyla ilişkilidir. (Soyadı Nakamoto olduğu için zavallı bir adamı işaret eden Newsweek’in inandırıcılıktan uzak kapak haberinden söz etmeyelim.) Her soruşturma genellikle şüphelileri teker teker eler ve sonunda dramatik biçimde gerçek Satoshi’yi açıklar. Çoğu zaman Satoshi’nin mesajları ve kodu üzerinde dilbilimsel analizler de devreye girer.
Ama katilin bir kartın açılmasıyla doğrulandığı Clue’nun aksine, gerçek hayattaki tek kesin cevap o benzersiz cüzdandır. Satoshi’yi dünyanın en zengin insanlarından biri yapacak bir birikimden neden hiçbir şey çekilmediğine dair kimsenin, şey, en ufak bir fikri yok. (Finney’nin ve Sassaman’ın eşleri, kocalarının Satoshi olmadığını söylüyor; ancak ikisinin de Satoshi Bitcoin’i icat ettikten sonra Bitcoin’in gelişimine katkı verdiğini doğruluyorlar. Carreyrou, Back’in Bitcoin sonrası işlerinin o kadar başarılı olduğunu ve bu paraya ihtiyaç duymadığını ileri sürüyor.)
Kaçınılmaz olarak, bir araştırmacı aramayı tek bir adaya indirdiğinde doğrulama yanlılığı devreye girer. Carreyrou’nun argümanının bir parçası, Back ile Satoshi’nin kripto-anarşi, altının değeri ve anonimliğin erdemleri konusunda benzer görüşlere sahip olması. Cypherpunk’lar üzerine kapsamlı yazılar yazmış biri olarak, hepsinin bu görüşleri paylaştığına ben tanıklık edebilirim.
Yetenekli araştırmacılar, yazarlar ve film yapımcıları, etkileyici anlatılar kurarak var olur ya da yok olur. Finding Satoshi’yi izlerken ve Carreyrou’nun epik dosyasını okurken, anlatım inançsızlığımı askıya aldı. En güçlü noktalarından bazıları sert kanıtlardan değil, öznel kişisel karşılaşmalardan geliyordu. Belgesel, Sassaman ve Finney’nin arkadaşları ile ailelerinden içten tanıklıklara yer veriyor; özellikle Finney’nin Bitcoin’i icat etmek için zamana, motivasyona ve kapasiteye sahip olduğunu anlatıyordu. Carreyrou’nun Back’e yönelik j’accuse’ü ise muhabirin hedefiyle yaşadığı Columbovari karşılaşmaları tasvir ediyordu. Uzun bölümler, Carreyrou’nun avını oyunu ele verecek bir konuşma hatası yapmaya zorladığı bir sinir harbini resmediyor.
Ama film bittiğinde ve gazete kenara konduğunda elimizde makul tahminlerden başka bir şey kalmıyor. Wallace, “Makul görünen o kadar çok insan var ki,” diyor. “Sorun, bunun makul olmaktan fazlası olduğunu iddia etmek.” Hala vakayı çözdüğünü iddia eden insanlardan sayısız istenmeyen Signal mesajı alan Greenberg ise bana tüm bu uğraştan yorulduğunu söylüyor. “Birisi Satoshi’yi bulacaksa, bu 15 yıldır hepimizin konuşup durduğu altı kişiden biri olmayacak; belki de hiç duymadığımız bir isim olacak, muhtemelen istihbarat dünyasından biri,” diyor. Belki bundan birkaç on yıl sonra Satoshi bir FOIA talebiyle ortaya çıkar.
Yine de Carreyrou’nun araştırmasında büyük bir kazanan var. Silikon Vadisi’nde bir yerlerde, onun dolandırıcılıkla suçlayarak ifşa edebileceği bir şirket onun merceğinden kurtulmuş oldu. Artık Satoshi’yle işi bittiğine göre, sırada Elizabeth Holmes var.
Bu haber ilk olarak WIRED tarafından yayınlanmış olup Mustafa Orhun Çetin Tarafından İngilizceden çevrilmiştir
WIRED dergisinin basılı ve çevrimiçi sürümlerinde teknoloji alanındaki tüm konuları ele almakta ve derginin kuruluşundan bu yana yazılar yazmaktadır. En önemli teknoloji haberlerini geniş bir perspektifle ele alan haftalık haber bülteni Backchannel’ı kaleme almaktadır. 30 yılı aşkın süredir teknoloji üzerine yazılar yazan Levy, Rolling Stone ve Macworld dergilerinde köşe yazıları kaleme almış, Newsweek dergisinde teknoloji haberlerini yönetmiş ve Medium platformunda Backchannel adlı teknoloji yayınının kurucularından biri olmuştur. (Backchannel, 2017 yılında WIRED'a entegre edildi.) Hackers, Crypto, Artificial Life, Insanely Great (Macintosh'un tarihi), In the Plex (Google'ın kesin hikayesi) ve en son Facebook: The Inside Story dahil olmak üzere sekiz kitap yazmıştır. Temple Üniversitesi'ne devam etmiş ve Penn State'ten edebiyat alanında yüksek lisans derecesi almıştır. New York'ta yaşamaktadır. steven@wired.com adresinden veya Signal'da stevenlevy.72 üzerinden kendisiyle iletişime geçebilirsiniz.
Steven Levy
DAHA FAZLASI
Harmoni Arayışı
Samet Kelebek
‘Emergent Gameplay’ Nedir ve Neden Video Oyun Tasarımını Değiştiriyor?
Silvio Mazzitelli
Türkiye’nin İlk Dijital Miras Davası: Eşini Yapay Zeka İle ‘Geri Getirmek' İstedi
Samet Kelebek
Sessizliğin Dili, Yapay Zeka ile Canlanıyor
Samet Kelebek