Mahalleniz Sizi Yaşlandırıyor mu?
Yeni bir araştırmaya göre, yaşadığınız mahalle biyolojik yaşlanma sürecinizi etkileyebilir.
Fotoğraf: Chris McGrath/gettyimages
Yaşlanmanın büyük ölçüde kontrol dışı olduğu düşünülse de sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve sosyal ilişkiler gibi faktörlerle bu sürecin etkileri azaltılabiliyor. Ancak yeni bir araştırma, bireylerin çoğu zaman kontrol edemediği başka bir önemli unsurun daha devrede olabileceğini ortaya koydu: Yaşadıkları mahalle.
Araştırmayı yürüten New York Üniversitesi'nden bilim insanları, iki geniş veri kaynağını bir araya getirdi. Bunlardan ilki, sağlık odaklı Midlife in the United States (ABD'de Orta Yaşlılık) araştırması, diğeri ise mahallelerin sunduğu fırsatları ölçen Childhood Opportunity Index 3 (Çocukluk Fırsatları Endeksi 3) oldu.
Araştırmacılar, 1215 yetişkinin sağlık verilerini eğitim, çevre, sosyal ve ekonomik imkânlar gibi göstergelerle karşılaştırarak mahalle koşulları ile yaşlanma belirtileri arasındaki ilişkiyi inceledi.
Hücresel yaşlanmanın izleri
Çalışmada dört farklı yaşlanma göstergesi analiz edildi ancak yalnızca biri anlamlı sonuç verdi: Hücre bölünmesini durduran bir gen olan CDKN2A’nın ifadesi. Sonuçlara göre, dezavantajlı mahallelerde yaşayan bireylerin kanında bu gene ait RNA seviyeleri daha yüksek çıktı. Bu durum, bireysel gelir, yaşam tarzı ya da sağlık durumu gibi faktörler hesaba katılsa bile değişmedi. Özellikle sosyal ve ekonomik fırsatların sınırlı olduğu bölgelerde bu etki daha belirgindi.
Kronik stresin etkisi
Araştırmacılara göre, bu farkın temelinde kronik stres yatıyor. Düşük gelir, güvencesiz iş koşulları ve barınma sorunları gibi faktörler geçici değil, günlük yaşamın sürekli bir parçası. Çalışmanın yazarlarından Adolfo Cuevas, Nautilus'a yaptığı açıklamada bu tür stres kaynaklarının hücresel yaşlanmayı hızlandırabileceğini belirtiyor. Yani ekonomik açıdan daha kırılgan bölgelerde yaşayan bireyler, biyolojik olarak daha hızlı yaşlanıyor olabilir.
Halk sağlığı açısından yeni bir bakış
Araştırma, mahalle koşullarının yalnızca yaşam kalitesini değil, doğrudan biyolojik süreçleri de etkilediğini gösteriyor. Bu bulgu, kentsel dönüşüm ve mahalle iyileştirme politikalarının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda bir halk sağlığı meselesi olarak ele alınması gerektiğine işaret ediyor.
Çalışmanın bir diğer yazarı Mariana Rodrigues ise sağlıklı yaşlanmayı teşvik etmek ve sağlık eşitsizliklerini azaltmak için sosyal ve ekonomik kaynakların güçlendirilmesinin kritik olduğunu vurguluyor. Ona göre, gerçek bir iyileşme için yalnızca bireysel değil, yapısal değişimlere odaklanmak gerekiyor.
Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.
Çağla Üren
DAHA FAZLASI
Ekzoskeletonlarla İnsan 2.0
Tülin Açıkbaş
Türkiye Saç Ekim Endüstrisini Nasıl ‘Hack’ledi?
Levent Daşkıran
Hantavirüs Salgınına Dair Tüm Bilinenler
Çağla Üren
Yorgunluğun sınırlarında, bedenin bittiği ve verilerin başladığı yerde. Antropolog Michael Crawley ile dayanıklılık sporları üzerine bir söyleşi
Federico Vergari