E. Can Özer
Dijital Dönüşüm
29 Eylül 2026 16:12

İş Dünyasında Hibrit Yazılım Çağı

Şirketler yazılımlarını uzaktaki veri merkezlerinden kullanırken hızlı karar gerektiren işlemleri verinin üretildiği yerde yapabiliyor. Bulut ve uç bilişim yatırımları büyürken mevcut kurumsal yazılımları bu yeni servislere bağlamak da dönüşümün önemli bir parçası konumunda.

İş Dünyasında Hibrit Yazılım Çağı

Görsel: Sankai / gettyimages (Yapay zeka ile düzenlenmiştir)

Küresel ölçekte bulut yatırımları büyürken, edge yaklaşımları ve hibrit mimariler işletmelerin hız, güvenlik, maliyet ve esneklik beklentilerini yeniden şekillendiriyor. Bugün, bir şirket muhasebe ve stok yazılımını yenilerken verilerini nereye koyacağına da karar vermek durumunda. Uygulamayı bütünüyle bulutta kullanabilir ya da yıllardır kullandığı kurumsal kaynak planlama sistemini (ERP) kendi sunucusunda tutup raporlama ve satın alma gibi işleri çevrimiçi servislere bağlayabilir. Fabrikadaki bir kamera içinse karar, görüntülerin nerede saklanacağından önce nerede işleneceğiyle ilgili olabilir.


Bulut yani cloud, bilişimde depolama ve işlem gücü ağ üzerinden bir hizmet olarak sağlanır. Bulut tabanlı bir muhasebe uygulamasında çalışan kişi, programı kendi bilgisayarına kurmak yerine internet üzerinden hesabına girer ve yazılım sağlayıcının altyapısında çalışır. İşletme yeni bir sunucu satın almadan hizmetin sunduğu kapasiteyi kullanabilir. Bunun karşılığında bağlantı sürekliliği, veriye erişim yetkileri ve hizmetin maliyeti günlük işleyişin parçası haline gelir.


Uç bilişim, yani edge computing, işlemin yapıldığı yeri değiştirir. Bir üretim hattındaki kamera, hatalı ürünü saptamak için bütün görüntüleri uzaktaki veri merkezine gönderip yanıt beklemek yerine bunları hattın yakınındaki bir cihazda analiz edebilir. Böylece uyarı yerinde üretilebilir; gerekli sonuçlar daha sonra buluta aktarılıp başka tesislerin verileriyle birlikte incelenebilir. Microsoft’un incelemelerinde bu düzenin gecikmeyi ve aktarılan veri miktarını azaltabildiği, uygun kurulumlarda bağlantı kesildiğinde yerel işlemlerin sürmesine de olanak tanıdığı belirtiliyor.


Bu iki çalışma biçimi aynı şirket içinde de buluşabiliyor: Makineye yakın sistem hızlı bir karar verirken bulut, farklı noktalardan gelen bilgileri bir araya getiriyor. Kurumsal yazılımlarda bir başka birleşim daha var. İşletme, kendi sunucusunda çalışan ERP’yi koruyup ona buluttan raporlama veya satın alma hizmeti ekleyebiliyor. Burada hız kadar mevcut kayıtların, çalışan yetkilerinin ve iş akışlarının yeni servisle nasıl uyum sağlayacağı önem kazanıyor.


Yatırımların ölçeği bu arayışın dünya çapında sürdüğünü gösteriyor. IDC’nin tahminine göre, küresel genel bulut hizmetleri harcaması 2026’da yüzde 21’den fazla artarak 1 trilyon doları aşacak. Kuruluşun ayrı bir öngörüsünde uç bilişim harcamalarının 2025’te 265 milyar dolara ulaştığı, 2029’da ise 450 milyar dolara çıkacağı hesaplanıyor. Bunlar ayrı pazar tahminleri; biri uzaktaki hizmetlerin, diğeri verinin üretildiği yere yakın işlem kapasitesinin büyümesini anlatıyor.


Buluta geçişin içeriği de değişiyor. Eurostat’a göre, AB’de ücretli bulut hizmeti kullanan işletmelerin oranı 2023’te yüzde 45,3’ken 2025’te yüzde 52,7’ye ulaştı. Bu işletmelerin yüzde 85,2’si e-postayı, yüzde 30,1’i ERP yazılımını buluttan kullanıyor. E-posta yaygın biçimde taşınmış olsa da stok, finans ve tedarik gibi süreçleri birbirine bağlayan ERP’de şirket içi kurulumların payı hala büyük.


Türkiye’de işletmelerin ölçeği de tabloyu belirliyor. TÜİK’in Eylül 2026 araştırmasında, en az 10 çalışanı olan girişimlerin yüzde 20,2’si ücretli bulut hizmeti kullanıyor; oran bir yıl önce yüzde 20,4’tü. Bu yıl 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde kullanım yüzde 57’ye ulaşırken 10–49 çalışanı olanlarda yüzde 16,7’de kalıyor.


1984’te kurulan Logo Yazılım’ın duyurduğu yeni ürün düzeni, Türkiye’deki bu farklı ihtiyaçlara bir örnek. Şirket, tamamen bulutta çalışan uygulamalarını Logo Cloud altında topluyor. İlk aşamada küçük işletmelere yönelik Cloud Lite’a eklenen özellikler arasında, satış verilerine gündelik dille soru sorarak rapor alma imkanı var. Logo Edge ise Tiger, Netsis ve j-Platform gibi yerinde kurulu ERP ürünlerini bulut servisleriyle birleştiriyor. Çevrimiçi teklif toplama ve analiz panelleri de bu yapıya eklenen işlevlerden. Logo Base üzerinden farklı ürünlere tek kullanıcı kimliğiyle erişilebiliyor.


Logo Grup CEO’su M. Buğra Koyuncu, ürünlerin tanıtımı sırasında bu yaklaşımı “Değişen iş yapış biçimlerine uyum sağlayacak yeni fonksiyonları sürekli olarak çözümlerimize entegre ediyoruz” sözleriyle ifade etti. Bu yaklaşım birçok işletme açısından hibrit mimariye yönelimi de işaret ediyor: mevcut ERP’yi bir anda değiştirmek yerine, ihtiyaç duyulan işlevleri mevcut sistemle birlikte çalışacak yeni katmanlara eklemek.


Buradaki ‘edge’ bir ürün ailesinin adı. Logo’nun tarif ettiği yapı, üretim hattındaki kameranın görüntüyü yerinde işlemesi anlamındaki uç bilişimden farklı; şirket içinde kurulu yazılımın bulut hizmetleriyle birlikte çalışmasına dayanıyor. Her iki durumda da yeni bir servis eklemek, mevcut verinin nerede duracağını ve sistemler arasında nasıl hareket edeceğini yeniden düşünmeyi gerektiriyor.


Antikitenin kadim dillerinden dijitalin kodlarına uzanan disiplinlerarası bir köprüden geçmekte. WIRED Türkiye ile teknolojiyi sorunsallaştırırken, yedi sanatı yanına alarak öğrenmenin ve paylaşmanın peşinden gidiyor. 98 model, Boğaziçili.

E. Can Özer

DAHA FAZLASI

Yapay Zeka Veri Merkezleri Şebekeyle Pazarlığa Oturdu

Google, Nvidia, Anthropic ve büyük enerji şirketlerinin kurduğu yeni ittifak, yoğun saatlerde tüketimini azaltabilen veri merkezlerine şebekede öncelik verilmesini istiyor. Plan elektrik sistemini rahatlatabilir. Fakat kesinti sözü tutulmazsa yeni hatların ve trafoların maliyeti yine hanelere kalabilir.
E. Can Özer

Flört Uygulamalarında Kullanıcılar Binlerce Sahte Profil İçin Para Ödedi

Anthropic'in yeni tehdit raporuna göre, Claude dil modeli, hem flört uygulamalarından oluşan ağın geliştirilmesinde hem de kullanıcılarla konuşan sahte kişiliklerin çalıştırılmasında kullanıldı.
Çağla Üren

Pyongyang’da Kahve, Piyano ve Ödeme Sistemleri

Kuzey Kore’de alışveriş merkezleri, tatil köyleri, oyun salonları ve mobil ödeme uygulamaları aynı ekonomi planında buluşuyor. Devlet, 1990’lardan beri büyüyen gayriresmi pazarların karşısına kendi tüketim ağını kurmaya çalışıyor.
E. Can Özer

Türkiye'deki Veri Merkezi Sayısı Artıyor: Gaziemir’de Veri Akışı

Türkiye’nin gelişen teknoloji ekosistemi veri merkezlerine de yansıyor. Toplamda 81 veri merkezine yenisi ekleniyor. Hem de İzmir, Gaziemir’de.
Samet Kelebek