Kimlik ve Resmi Belgeler İçin Dijital Cüzdan Vakti
Türkiye, kimlik ve diploma gibi resmi belgeleri dijital ortamda toplamaya hazırlanıyor.
Görsel: Yuichiro Chino / gettyimages
Bir işe başvuruyorsunuz. Diploma, kimlik fotokopisi, belki bir de adli sicil kaydı isteniyor. e-Devlet’e girip belgeleri tek tek indiriyor, gerektiğinde çıktısını alıyor ve karşı tarafa gönderiyorsunuz. Oysa bütün bu bilgiler zaten kamu kurumlarının sistemlerinde kayıtlı. Sorun artık belgeyi bulmaktan ziyade onu her defasında yeniden sunmak ve doğrulatmak.
Türkiye, bu trafiği azaltmak için ulusal dijital kimlik cüzdanı hazırlıyor. 27 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlanan 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’na göre ilk prototip gelecek yıl geliştirilecek. Başlangıçta kimlik ve diploma bilgilerini kapsaması planlanan sistem, kamu çalışanlarına öncelik verilerek tasarlanacak ve bir yükseköğretim kurumunda pilot olarak denenecek. Projeden Siber Güvenlik Başkanlığı sorumluyken İçişleri Bakanlığı ve diğer kamu kurumları da sürece katılacak. Hangi üniversitenin seçileceği, testlere kaç kişinin katılacağı ve uygulamanın vatandaşlara ne zaman açılacağı açıklanmadı.
Peki e-Devlet zaten aynı işi yapmıyor mu? 2008’den bu yana büyüyen platform, eskiden sıra beklenerek alınan belgeleri bir tık uzağa taşıdı. Eylül 2026 itibarıyla bin 130 kurum ve kuruluş burada 9 bin 436 hizmet sunuyor. Mezuniyet belgesi indirilebiliyor, adli sicil kaydı alınabiliyor, evrakın doğruluğu sorgulanabiliyor. Yeni cüzdanın farkı, belgeyi yalnızca ekranda göstermenin ötesine geçme ihtimalinde.
Dijital kimlik cüzdanlarında belgeler, onları düzenleyen kurumun doğrulayabileceği elektronik kayıtlar olarak saklanabiliyor. Örneğin bir üniversitenin verdiği diploma, elektronik imzayla doğrulanabilir ve işveren de belgenin gerçekten o kurumdan çıktığını kontrol edebilir. Kullanıcının her başvuruda ayrı bir dosya indirip göndermesi gerekmeyebilir. Ne var ki Türkiye’deki prototipin belgeleri telefonda mı, merkezi sunucuda mı tutacağı, hangi teknik standartları kullanacağı henüz belli değil. Bunlar sistemin açıklanmış özellikleri değil, teknolojinin sağlayabileceği imkanlar.
Plan yalnızca cüzdanla sınırlı değil. 2027’de e-Devlet hizmet sayısının 10 bine, mobil hizmetlerin ise 7 bin 500’e çıkarılması hedefleniyor. Ortak ödeme ve kimlik doğrulama altyapılarıyla belediyelerin dijital hizmetlerinin de geliştirilmesi öngörülüyor. Devletin farklı ekranlara yayılmış işlemleri giderek aynı çatı altında birleştirme isteği açık.
Fakat işin bir de görünmeyen tarafı var: Bir araya getirilen verilerin güvenliği. Diploma, doğum tarihi, kimlik numarası gibi veriler başvuru formlarındaki sıradan kutucuklar gibi görünse de yanlış ellere geçtiğinde kimlik hırsızlığından sahte işlemlere uzanan riskler doğurabiliyor. Asıl mesele sadece kayıtları şifrelemek değil, bir kurumun hangi bilgiye, hangi gerekçeyle erişebileceğini belirlemek. Diplomasını doğrulayan bir adayın bütün kimlik bilgilerini de işverenine açması şart mı?
Bazı dijital kimlik sistemleri buna seçici veri paylaşımı yöntemiyle yanıt veriyor. Örneğin kişi, doğum tarihini açıklamadan 18 yaşından büyük olduğunu kanıtlayabiliyor. Kriptografik yöntemler gereksiz veri paylaşımını azaltabiliyor ancak Türkiye’de geliştirilecek cüzdanda bunların kullanılması henüz açıklanmış değil. Telefon kaybolduğunda erişimin nasıl geri alınacağı, hesabın ele geçirilmesi halinde belgelerin nasıl korunacağı ve işlemlerin kim tarafından denetleneceği de açıklığa kavuşmalı.
Dolayısıyla 2027, fiziksel kimlik kartlarının kaldırıldığı yıl olmayacak. Açıklanan hedef bir prototip ve sınırlı pilot uygulama. Henüz herkes için zorunlu kullanıma geçiş kararı bulunmuyor. Pilot denemeler, kurumlar arasındaki uyumu ve doğrulama hızını ölçmenin yanı sıra güvenlik açıklarını saptamak için de önemli olacak.
e-Devlet bir zamanlar vatandaşları kurum kuyruklarından bilgisayar ekranlarına taşıdı. Dijital cüzdan ise o ekranlar arasında dolaşan belgeleri kişinin kontrolüne vermeyi vaat eden bir sonraki adım olabilir. Ama cüzdanın başarısı içine kaç belge sığdığıyla değil, onları kimin görebildiğiyle ölçülecek. Fiziksel cüzdan cebimizde; dijital olanın anahtarı gerçekten bizde mi kalacak?
Kendi kurduğu sitelerde finans ve teknoloji içerikleriyle başladığı sektöre WIRED Türkiye editörü olarak devam ediyor. Her şeyi deneyen, vazgeçmeyen girişimci ruh. 4 yıl deneyimli editör. Teknoloji ve bir o kadar da finans meraklısı.