GLP-1 ilaçları kötü alışkanlıklardan koruyor
Tip 2 diyabetli 606 bin 434 kişi üzerinde yapılan yeni bir araştırmaya göre, GLP-1 ilaçları ‘kötü alışkanlık’ları azaltabilir
Fotoğraf: Galina Zhigalova/gettyimages
Washington Ünivesitesi Tıp Fakültesi tarafından yürütülen yeni bir araştırma, GLP-1 içerikli diyabet ve obezite ilaçlarının bağımlılıkla mücadelede büyük potansiyele sahip olduğunu ortaya koydu. Bilim insanları, bu ilaçların beyindeki ödül merkezlerini etkileyerek sadece gıdaya değil, alkol, nikotin ve opioid gibi çeşitli maddelere karşı duyulan aşırı isteği de azalttığını tespit etti. Kapsamlı verilerin incelenmesi sonucunda, bu tedaviyi alan bireylerde yeni bağımlılık gelişme riskinin düştüğü ve mevcut bağımlılığı olanlarda aşırı doz veya ölüm gibi ağır vakaların azaldığı ortaya çıktı.
Tip 2 diyabetli 606 bin 434 kişiyi analiz eden araştırmacılar, bu bireyleri üç yıl boyunca izledi. Çalışma, GLP-1 ilaçlarının madde kullanımı öyküsü olmayanlarda;
Alkolle ilgili bozukluk riskini yüzde 18
Kenevir kullanımını yüzde 14
Kokain kullanımını yüzde 20
Nikotin kullanımını yüzde 20
Opioid kullanımını yüzde 25 azalttığını ortaya koydu.
Madde kullanan kişilerde ise aşırı doz riskini yüzde 39, acil servise başvurma gereksinimini yüzde 31 ve ölüm riskini yüzde 50 azalttığı görüldü. Araştırma için klinik deneyler de dahil olmak üzere daha fazla çalışmaya ihtiyaç var.
GLP-1 içerikli ilaçların kullanım alanının genişlemesi, etiksel bir tartışmayı da akıllara getiriyor. Aslında tip 2 diyabet ve obezite gibi tıbbi durumlar için geliştirilen bu ilaçların amacı hastaları tedavi etmek. Ancak dünya genelinde pek çok sağlıklı insan, sadece zayıflamak için bu ilaçları satın alıyor.
Bu ilaçların sağlıklı insanlar üzerindeki uzun vadeli etkileri henüz bilinmiyor. Ancak kısa vadeli etkilerine göre istenmeyen komplikasyonlar doğurabiliyor. Yan etkiler arasında; mide bulantısı, kusma, ishal, baş dönmesi, kalp atış hızında hafif artış, enfeksiyonlar, baş ağrısı ve hazımsızlık var.
Oxford Üniversitesi akademisyenleri tarafından yürütülen ve BMJ’de yayımlanan bir çalışmaya göre, kilo verme tedavisi ortalama süresi 39 hafta sürüyor. Ayrıca araştırmalara göre, GLP-1 ilaçlarını bırakmak çoğu kişi için kaybedilen kiloların geri alınması anlamına geliyor:
İlk yıl içinde kaybedilen kilonun yüzde 60’ı geri alınıyor. Zamanla yüzde 75’i geri alınıyor. Uzun vadede sadece kaybedilen kilonun yüzde 25’i korunuyor. Bunun nedeni; ilacın başarısızlığı değil, obezitenin kronik ve tekrarlayan bir hastalık olması. Uzun vadeli kilo yönetimi sağlamıyor. Ayrıca obeziteyle bağlantılı sağlık göstergeleri tedavi bırakıldıktan sonraki ortalama 1,4 yıl içinde eski seviyelerine geri dönüyor.
GLP-1 içerikli ilaçlar, kilo kaybını desteklemek için önemli bir araç olsa da sihirli bir çözüm değil. Uzun vadeli kiloyu korumak için sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite hala en popüler öneriler arasında.
Kullanıcıların yarısı GLP-1 ilaçlarını bir yıl içinde bırakıyor, iki yıl sonunda bu rakam yüzde 75’i buluyor. İlacı bırakmalarının sebepleri ise yan etkiler, yüksek maliyet ve eleştirilmek. İlacı kullananların üçte ikisi, arkadaşları ve ailelerinden ilacı çünkü yargılanmaktan ve hile yapan olarak görülmekten korkuyor.
Simple Online Pharmacy’nin 3 binden fazla GLP-1 kullanıcısını araştırdığı çalışmada, şu sonuçlar dikkat çekiyor: Katılımcıların yüzde 38’i eleştirildiğini, eleştirilenlerin kendilerini ‘kolay yolu seçmekle’ suçladığını söylüyor.
Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre; Dünya genelinde her 8 kişiden 1'i obezite ile yaşıyor. 1990'dan bu yana yetişkinlerde obezite oranı 2 kattan fazla, ergenlerde ise 4 kat artış gösterdi. 18 yaş ve üzeri 2,5 milyar yetişkin aşırı kilolu, bunların 890 milyondan fazlası obez. Bu, yetişkin nüfusun yüzde 43'ünün fazla kilolu, yüzde16'sının ise obez olduğu anlamına geliyor.
2025 yılı itibarıyla Türkiye, Avrupa’da obezite oranı en yüksek ülke olarak listenin ilk sırasında. Türkiye’de yetişkin nüfusun yüzde 32,1’i obez. Ayrıca, toplam nüfusun yüzde 66,8’i fazla kilolu veya obez.
GLP-1 içerikli ilaç nedir?
Tip 2 diyabet ve obezite tedavisinde kullanılan, vücudun doğal hormonlarını taklit ederek kan şekerini düzenleyen ve tokluk hissi sağlayan modern bir ilaç sınıfı. Bu ilaçlar, pankreastan insülin salınımını tetikleyerek ve sindirimi yavaşlatarak glikoz seviyelerini kontrol altına alırken, aynı zamanda iştahı azaltarak kilo kaybına yardımcı oluyor.
25 yıldır sağlık, wellness, güzellik ve lifestyle üzerine yazılar yazıyor. Kariyerine televizyon muhabirliği ile başladı. Gazete muhabirliği, editörlüğü ve köşe yazarlığının ardından kendi mecrasında dijital yayıncılık yaptı. Bitmeyen merakı, her gün bir şeyler öğrenme hevesi ve yazma tutkusuyla şimdilerde WIRED Türkiye Yazı İşleri Müdürü olarak keşfetmeye devam ediyor.
Tülin Açıkbaş
DAHA FAZLASI
Ekzoskeletonlarla İnsan 2.0
Tülin Açıkbaş
Türkiye Saç Ekim Endüstrisini Nasıl ‘Hack’ledi?
Levent Daşkıran
Hantavirüs Salgınına Dair Tüm Bilinenler
Çağla Üren
Yorgunluğun sınırlarında, bedenin bittiği ve verilerin başladığı yerde. Antropolog Michael Crawley ile dayanıklılık sporları üzerine bir söyleşi
Federico Vergari