Jorge Garay
Bilim
4 Temmuz 2026 10:07

Futbolcular 2026 Dünya Kupası'nda Neden Çoraplarını Kesiyor (Ve Bilim Bu Konuda Ne Diyor)?

Çoraplardaki delikler, futbol turnuvasının ilginç bir simgesi haline geldi. Bu eğilimin arkasında biyomekanik, algı ve beklenmedik bir açıklama yatıyor.

Futbolcular 2026 Dünya Kupası'nda Neden Çoraplarını Kesiyor (Ve Bilim Bu Konuda Ne Diyor)?

Fotoğraf: picture alliance/gettyimages

2026 Dünya Kupası’nda maçtan maça tekrarlanan bir sahne var: Birçok futbolcu, çoraplarının baldır kısımlarında delikler varken sahaya çıkıyor. Sosyal medyada, bunun sözde bir rekabet avantajı sağladığına dair teoriler dolaşıyor. Bu uygulama yeni değil. Son on yılda Avrupa Şampiyonası, Olimpiyat Oyunları ve diğer uluslararası yarışmalarda da görüldü. Bir faydası var mı? Bilim, performans artışı sağladığına dair henüz bir kanıt bulamadı.


Profesyonel futbol çorapları, tasarımları gereği dar kesimdir. Tekmelikleri sabitlemenin yanı sıra ayak bileğine, ayak kemerine ve baldıra destek sağlar, nemi kontrol etmeye yardımcı olur ve ayakkabı içindeki ayağın hareketini azaltarak dengeyi artırır. Bu tasarım ilkesi, profesyonel futbolda on yıllardır kullanılmakta. Malzemeler daha hafif ve dayanıklı hale gelse de, hâlâ esas olarak polyester, naylon ve elastan gibi sentetik elyaflara dayanıyor.


Ancak pek çok oyuncu, çorapların çok sıkı olduğundan ve baldır bölgesinde karıncalanma ve uyuşma hissettiklerinden şikayetçi. Rahatsızlık o kadar büyük ki, maçın ortasında “gerginliği azaltmak” ve daha rahat koşabilmek için kas bölgesine birkaç delik açıyorlar.


Bu hissin biyomekanik bir yönü vardır. Bir koşu sırasında veya yön değiştirirken, baldırdaki en büyük kas kasılır ve sporcuyu iten gücü oluşturmak için kalınlığı artar. Bu şekil değişikliği bir maç boyunca binlerce kez gerçekleşir. Bazı futbolcular için, kasın tekrar tekrar genişlemesi, çorabın baldır üzerinde sürekli bir baskı uyguladığı durumlarda bir baskı hissi yaratmaya yeterli.


Kesik çorap olgusu hakkında bilinenler

Zamanla, çoraplarda delik açma alışkanlığı oyuncular arasında neredeyse sezgisel bir açıklamaya kavuşmuş: delik açmak kasın “nefes almasını” sağlar, basıncı azaltır ve ağrı ya da kramp olasılığını düşürür. Ancak, spor tıbbı ve rehabilitasyon uzmanları, çoraplarda delik açmanın herhangi bir fayda sağladığını kanıtlayan hiçbir çalışma bulunmadığını belirtmekte. Aslında, kompresyon giysileriyle ilgili araştırmaların büyük bir kısmı, doğru tasarlandıkları ve doğru şekilde giyildikleri takdirde, yoğun efor sonrası kas iltihabını sınırlamaya yardımcı olabileceği sonucuna varmakta.


Fizyolojik faydalarına dair kanıt bulunmamasına rağmen, bu uygulama profesyonel futbolcular arasında yaygınlaşmaya devam ediyor. Günümüzde bu, bilimsel kanıtlardan ziyade her oyuncunun kişisel deneyimine dayanan, esasen anekdot niteliğinde bir olgu olarak kabul edilmekte. Ayrıca, ekipman güvenli olmaya devam ettiği ve tekmelikler düzgün bir şekilde örtülü kaldığı sürece, oyun kuralları çorapların değiştirilmesini yasaklamıyor (buna karşılık, bir futbolcu yırtık formayla oynayamaz).


Fizyolojik kanıtların bulunmaması nedeniyle, birçok uzman bu olgunun bir kısmının oyuncunun kendi rahatlık algısıyla açıklanabileceğini düşünmekte. Yüksek performans sporlarında, rahatlık hissi bir sporcunun yarışırken gösterdiği özgüvene etki edebilir. Bir futbolcu, giydiği bir kıyafetin hareketlerini kısıtladığını düşünüyorsa, bu algılanan rahatsızlığı ortadan kaldırmak, objektif olarak performansı değişmese bile koşarken, hızlanırken veya yön değiştirirken kendini daha özgür hissetmesini sağlayabilir.


Bir açıklığa kavuşturulması gereken bir nokta var. Şu ana kadar, çorapları kesmenin rekabet avantajı sağladığına veya sakatlık riskini azalttığına dair bir kanıt bulunmamakta. Ancak bu, rahatsızlık hissinin hayal ürünü olduğu anlamına gelmiyor. Baskı, kısıtlanma veya rahatlık algısı, bireyin anatomisi ve duyarlılığından sporcunun önceki deneyimlerine kadar pek çok faktöre bağlı. Başka bir deyişle, iki oyuncu tamamen aynı ekipmanı kullanırken farklı tepkiler verebilir.


Şimdilik, kesik çorap olgusu devam edecek gibi görünüyor. Mevcut kanıtlar, diğer spor ritüellerindekine benzer bir mekanizmaya işaret ediyor: bunun etkisi esas olarak psikolojik, mutlaka fizyolojik değil.


Bu yazı ilk olarak WIRED Espanol'da yayınlanmış ve Mahmut Karslıoğlu tarafından İspanyolca'dan çevrilmiştir.

WIRED en Español’un yazarlarından biridir. Teknoloji, siber güvenlik ve sosyal medyaya uygulanan yasalar alanlarında uzmanlaşmıştır. Son 10 yıldır çeşitli dijital medya kuruluşlarında çalışmaktadır. Geek kültürü, astronomi ve yeni iletişim teknolojilerinin geliştirilmesi konularına büyük ilgi duymaktadır

Jorge Garay

DAHA FAZLASI

Akdeniz'de 'Et Yiyen Bakteri' Tartışması: Türkiye Risk Altında Mı?

Uzmanlar, "et yiyen bakteri" konusundaki gelişmelerin artan deniz suyu sıcaklıkları ve iklim krizinin etkileriyle yakından bağlantılı olduğuna dikkat çekerken, et yiyen bakteri türlerinin Türkiye'nin Akdeniz kıyılarını da etkileyip etkilemeyeceği yönünde soru işaretleri gündeme geldi.
Çağla Üren

Düşük Testosteron Kanser Riskiyle İlişkili Çıktı

Yeni araştırmaya göre, testosteron düzeyi en düşük yüzde 20'lik grupta bulunan erkeklerin, en yüksek yüzde 20'lik gruba kıyasla, ilerleyen yıllarda kanser nedeniyle hayatını kaybetme riski yüzde 18 daha yüksekti.
Çağla Üren

DSÖ, Avrupa’daki Şiddetli Sıcak Dalgası Nedeniyle Uyarıyor

Tek bir haftada 1.300’den fazla kişinin hayatını kaybetti. “İklim değişikliği ve küresel ısınmanın etkisiyle, eskiden bir nesilde bir kez görülen sıcak dalgası olgusu artık neredeyse her yıl yaşanıyor,” diyor WHO direktörü. İspanya, Fransa ve Almanya en çok etkilenen ülkeler.
Javier Carbajal

Venezuela, Japonya Ve ABD: Art Arda Meydana Gelen Depremler Bağlantılı Olabilir Mi?

Kısa bir süre içinde bu kadar büyük depremin peşi sıra yaşanması kamuoyunu korkutacak derecede sıra dışı görünüyor, ancak uzmanlara göre bu sarsıntıların birbiriyle ilişkili olduğuna dair bir kanıt yok.
Çağla Üren