Çağla Üren
Sağlık
25 Ağustos 2026 19:47

Fast-Food'da Yeni Dönem: Bilim İnsanları Proteinli Ketçap Üretti

‘Chlorella vulgaris’ adlı mikroalgden elde edilen protein, ketçaba eklendi. Geleneksel ketçaba göre birkaç kat daha fazla protein içeren bir ürün hazırlandı.

Fast-Food'da Yeni Dönem: Bilim İnsanları Proteinli Ketçap Üretti

İllüstrasyon: bortonia/gettyimages

Bilim insanları, dünyanın en popüler soslarından ketçabın besin değerini artırmak için sıra dışı bir yöntem geliştirdi. Rusya'daki Ural Federal Üniversitesi'nden araştırmacılar, mikroalglerden elde edilen proteinleri kullanarak geleneksel ketçaba göre birkaç kat daha fazla protein içeren bir ürün hazırladı.


ACS Food Science & Technology adlı bilimsel dergide yayımlanan araştırmada, "Chlorella vulgaris" adlı mikroalgden elde edilen proteinin ketçaba, ürünün tadını, rengini ve tüketici açısından çekiciliğini fazla değiştirmeden eklenip eklenemeyeceği incelendi.


Son yıllarda kahvaltılık gevreklerden makarnaya ve atıştırmalıklara kadar çok sayıda ürüne ekstra protein ekleniyor. Gıda üreticileri bunun için çoğunlukla peynir altı suyu, soya veya bezelye proteini kullanırken araştırmacılar mikroalglerin alternatif ve daha sürdürülebilir bir protein kaynağı olabileceğini düşünüyor.


Neden mikroalg?

Araştırmacılara göre Chlorella vulgaris yıl boyunca hızla yetiştirilebiliyor ve birçok geleneksel tarım ürününe kıyasla daha az arazi ve tatlı su gerektiriyor. Mikroalg aynı zamanda yüksek miktarda protein içeriyor.

Ancak ketçaba alg eklemenin önemli bir dezavantajı var: Kendine özgü tadı.


Mikroalglerin karakteristik aroması bazı gıdalarda avantaj sağlayabiliyor. Örneğin daha önce bitki bazlı deniz ürünü alternatiflerinde kullanılan alg proteinlerinin hafif balıksı tadından yararlanılmıştı. Ketçapta ise aynı tat, ürünün alışılmış aromasını bozabiliyor.


Araştırmacılar bu sorunu aşmak için C. vulgaris'ten protein özütledi ve yüzde 1 ile yüzde 13 arasında değişen oranlarda alg proteini içeren farklı ketçaplar hazırladı. Tariflerde domates, şeker, sirke, tuz, baharat ve sitrik asit gibi geleneksel malzemeler de kullanıldı. Karşılaştırma amacıyla alg içermeyen standart bir ketçap da üretildi.


Şişelenip pastörize edilen ürünler daha sonra 15 kişilik bir tadım ekibi tarafından tat ve görünüm açısından değerlendirildi.


Fazlası tadını ve rengini bozdu

En başarılı sonuçlar, nispeten düşük miktarda alg içeren ketçaplardan elde edildi. Yüzde 1 ve yüzde 3 oranında alg proteini eklenen ürünler, ketçaptan beklenen tatlı, ekşi ve hafif baharatlı tadı büyük ölçüde korudu. Tadım yapanlar yalnızca hafif bir alg aroması fark etti.


Alg miktarı yükseldikçe ise sonuç değişti. Yüzde 5 ve yüzde 13 seviyelerinde alg tadı belirginleşirken ketçabın rengi de daha yeşilimsi hale geldi. Özellikle yüzde 13'lük ürün daha koyu ve yoğun bir yapıya kavuştu ve alg aroması baskın hale geldi. Bu nedenle yüksek alg içeren örnekler tadım panelinden daha düşük puan aldı.


Buna karşılık alg proteininin besin değerinde kayda değer bir artış sağladığı görüldü. Normal ketçabın ağırlığının yaklaşık yüzde 1,6'sı proteinden oluşurken araştırmacılar alg ilavesiyle bu oranı yüzde 6,3'e kadar yükseltebildi.

Yüzde 3 ve yüzde 5 alg özütü içeren ketçapların geleneksel ketçaba kıyasla yaklaşık iki ila üç kat daha fazla protein sağladığı belirtildi. Ürünlerde ayrıca esansiyel aminoasitler, demir ve sodyum gibi mineraller ile antioksidanların miktarı da arttı.


Market raflarına gelmesi için daha fazla çalışma gerekiyor

Sonuçlar, ölçülü miktarda mikroalg proteini eklenmesinin ketçabın tüketicilerin alışık olduğu özelliklerini büyük ölçüde korurken besin değerini artırabileceğine işaret ediyor.


Ancak alg proteinli ketçabın market raflarına çıkması için henüz erken. Araştırmacılar daha geniş tüketici gruplarıyla tadım testleri yapmayı, ürünün raf ömrünü incelemeyi ve endüstriyel ölçekte üretimin mümkün olup olmadığını araştırmayı planlıyor.

Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.

Çağla Üren

DAHA FAZLASI

Sıcakta Unutulan Plastik Şişeden Su İçilirse Ne Olur? Araştırmalar ne söylüyor?

Özellikle de ısınmış arabalarda unutulan suların tüketilmesi konusunda soru işaretleri var. Peki bu konuda araştırmalar ne söylüyor? Sıcak havada unutulan plastik su şişelerinde hangi maddeler suya karışabilir?
Çağla Üren

Beyninde Bir Sorun Vardı. Neşterle Değil, Sesle Düzeltildi

Bir kadının metamfetamin bağımlılığı o kadar ciddiydi ki, geriye kalan tek seçenek beyin ameliyatı olabilirdi. Ancak tek bir seanslık, noninvaziv, odaklanmış ultrason tedavisi, yıllarca süren tedavilerin başaramadığını başarmış gibi görünüyordu.
Emily Mullin

Yapay Zeka Öldü. Organoidler Yaşıyor

Dünyanın dört bir yanındaki laboratuvarlarda minik insan beyinleri yetiştiriliyor. Yakında, bu beyinler sinir ağlarından daha üstün zeka gösterebilir.
Claire L. Evans

Bir Araştırma, Uyku Alışkanlıklarında Yapılacak Basit Bir Değişikliğin Akademik Performansınızı Nasıl İyileştirebileceğini Ortaya Koyuyor

1.100'den fazla üniversite öğrencisiyle yapılan bir araştırma, teşvikler yoluyla uyku süresinin artırılmasının notlarının da yükselmesini sağladığını ortaya koydu.
Javier Carbajal