Hülya Güler
İş Dünyası
26 Ekim 2026 18:41

Boğaziçi’nin Küresel Teknoloji İddiası Büyüyor

Teknoloji hayatı o kadar hızlı değiştiriyor ki geleceği şekillendirmeye tek başına yeteceğini düşünmek kolay. Üstelik geçmişte yol açtığı büyük kırılmalara bakınca haksız da sayılmayız. Peki, öncü bir teknoloji geliştirmek, dünyada söz sahibi bir şirket kurmaya yeter mi?

Boğaziçi’nin Küresel Teknoloji İddiası Büyüyor

Fotoğraf: Go! Global Türkiye

Haberlerimizi Google'da Takip Edin

Tıklayın, gelişmelerden anında haberdar olmak için tercih edilen kaynaklarınıza ekleyin.

Google

Geçen hafta DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) ve Endeavor Türkiye’nin üçüncüsünü gerçekleştirdiği GO! GLOBAL Türkiye Zirvesi’nde konuşulanları ve katılımcıların amacını doğru anladıysam cevap belli: Fikrinizin ve geliştirdiğiniz teknolojinin, onu dünyaya taşıyacak büyük bir inanç, gerekli sermaye ve güçlü liderlikle buluşması gerekiyor. İşte o zaman Türkiye’den çıkan girişimler için imkânsız gibi görünen hedefler somut başarı hikayelerine dönüşebilir.


Üç günlük programın ikinci gününün tamamını izledim. İlk ve son gün de basına açık olsaydı o günlerdeki içerikleri de mutlaka takip etmek isterdim. Ne de olsa dünyayı ya da ülkemizi değiştirebilecek bir fikrin henüz yolun başındayken karşımıza çıkabileceği bir etkinlikten söz ediyoruz.

İlk yıl 40 girişimcinin 20 uluslararası yatırımcı şirketin temsilcisiyle buluştuğu etkinlikte, bu yıl 470’in üzerinde genç girişimci yer aldı. Girişim sermayesi şirketleri ve fon ortaklarından 280’i aşkın temsilcinin katıldığı programda temsil edilen toplam kaynak büyüklüğü de geçen yılki 500 milyar dolar seviyesinden 800 milyar dolara ulaştı. Katılımcı kuruluşların temsil ettiği kaynak büyüklüğü muazzam.


Bu yöneticileri İstanbul’da Türk girişimcilerle aynı masaya getirmek de başlı başına önemli bir erişim imkânı.


Zirvenin mimarı, Türkiye’nin ilk unicornlarından Insider’ın Kurucu Ortağı ve CEO’su Hande Çilingir, pek çok girişimciye ilham veriyor. Kendi şirketini küresel bir oyuncuya dönüştürürken edindiği deneyimi ve kurduğu bağlantıları, başka girişimcilerin de yolunu açmak için kullanıyor.


Çilingir, geçen yılki konuşmasında Türkiye’den küresel oyuncular çıkabileceğine duyduğu güveni “Boğaziçi, Silikon Vadisi’ne karşı” ifadesiyle anlatmıştı. Bu yıl ise çıtayı biraz daha yükselterek, “Built in Türkiye, Built for the World (Türkiye’de geliştirildi, dünya için üretildi)” dedi.


Bu sözün arkasında, uluslararası yatırımcıların kapısını çalarken “Türkiye’den böyle bir şirket çıkabilir mi?” kuşkusuyla karşılaşmış bir kurucunun deneyimi var. Ama umutsuz değil Çilingir, aksine müthiş heyecanlı ve geleceğe büyük bir inancı var. Özellikle ülkemizde olduğu gibi sermayeye erişimde yaşanan kısıtların girişimcileri güçlendirdiğine inanıyor. Çok az kaynakla büyük işler başaran girişimcileri hayranlıkla izlediğini, Türkiye’de geliştirilen ürünlerin dünyada karşılık bulduğuna defalarca tanıklık ettiğini söylüyor.


Elbette kaynak sıkıntısının her girişimi güçlendirdiğini söylemek mümkün değil; iyi fikirlerin hayata geçmesini engelleyebildiğini de biliyoruz. Tam da bu nedenle, o fikirlerle doğru sermaye arasında bağ kurabilmek önemli.


GO! GLOBAL Türkiye’de bire bir görüşmelerin önceden eşleştirilmesinin nedeni de bu. Her fon her şirkete uygun değil. Girişimin bulunduğu aşama, ihtiyaç duyduğu yatırımın büyüklüğü, açılmak istediği pazarlar ve yatırımcının uzmanlığı birbirini tamamlamalı. Girişimcileri potansiyel girişim sermayesi yatırımcıları ve ortaklarla bu ölçütlere göre buluşturmak, görüşmelerin devamını getirme ihtimalini artırıyor.


Peki, bu görüşmelerden ne çıkıyor? Çilingir’in verdiği bilgiye göre geçen yılki zirvenin ardından başlayan görüşmelerde iki-üç anlaşma tamamlandı, onlarca görüşme ise hâlâ devam ediyor. Bu buluşmalarda ekilen tohumların önümüzdeki yıllarda daha fazla sonuç vereceğine inanıyor. Girişim ekosisteminin de çok iyi bildiği gibi yatırım ilişkileri çoğu zaman aynı gün başlayıp bitmiyor. Tarafların birbirini tanıması, şirketin hedefleriyle yatırımcının beklentilerinin örtüşmesi zaman alıyor.


Bir girişimci için aylarca ulaşmaya çalışacağı yatırımcıyla görüşebilmek ya da karşılaştığı büyüme sorununu daha önce çözmüş birinden deneyim dinlemek, şirketinin yolunu değiştirebilir. Hande Çilingir’in bu organizasyona harcadığı emeği bu yüzden ayrıca önemsiyorum. Bir yandan küresel bir teknoloji şirketini yönetiyor, diğer yandan kendisinden sonra gelecek girişimcilerin işini biraz daha kolaylaştırmaya çalışıyor.


Bu buluşmanın güçlenmesinde DEİK ve TAİK’in sahiplenmesi, Endeavor Türkiye’nin katkısı ve kamunun desteği de belirleyici. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın uluslararası yatırımcıları Türkiye’de uzun vadeli ortaklıklar kurmaya davet etmesini bu çerçevede değerli buluyorum. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımı da girişimlerin dünyaya açılmasının daha geniş bir ekonomik gündemin parçası olarak ele alındığını gösteriyor. DEİK Başkanı Nail Olpak, Girişimci açısından bu sahiplenmenin en somut karşılığı ise finansmana ve yeni pazarlara ulaşırken işinin kolaylaşması olacak.


İstanbul’a gelen yatırımcılar arasında Katar Yatırım Otoritesi, IFC, EBRD, General Atlantic ve Riverwood Capital gibi kuruluşlar vardı.


Programda yapay zeka alanındaki Türk yeteneklerin ağırlığı da dikkat çekiciydi. OpenAI, Google DeepMind, Apple, Salesforce ve IBM’de çalışan uzmanlar, akademisyenler ve kendi şirketlerini kuran girişimciler deneyimlerini paylaştı. fal.ai ve Insider One gibi şirketlerin kurucularından küresel büyüme yolculuklarını dinledik. Uber CFO’su Balaji Krishnamurthy ise Çilingir’in yönettiği oturumda küresel ölçekte büyümenin finansal ve operasyonel boyutlarını anlattı.


Türkiye’de yetişen, dünyanın farklı merkezlerinde çalışan ve milyonlarca insanın kullandığı ürünlere katkı sağlayan bir insan kaynağımız var. Bu deneyimle burada büyümeye çalışan şirketler arasında kurulacak her bağ, yeni bir imkân yaratabilir. Başarının arkasındaki kararları ve zorlukları ilk ağızdan dinlemek de genç girişimciler için uzaktan erişilmez görünen hedefleri yakınlaştırıyor.


Geçen yıl Çilingir’in Boğaziçi ile Silikon Vadisi’ni karşı karşıya getiren sözlerinde güçlü bir özgüven vardı. Bu yıl o özgüvenin etrafında büyüyen ağı ve önceki buluşmadan doğan anlaşmaları da görüyoruz.


“Built in Türkiye, Built for the World” sözüne dönersek… Türkiye’de geliştirilen bir fikrin dünyada karşılık bulması için gereken parçalar İstanbul’da bir araya geliyor. Gelecek yıl aynı buluşmada, bugün başlayan görüşmelerden doğan yeni başarı hikayelerini dinlemeyi umuyorum.


Go Global Türkiye’de öne çıkan mesajlar


Güven Rekabeti

DEİK Başkanı Nail Olpak: “Türkiye; genç ve dijital yetkinlikleri yüksek nüfusu, büyüyen iç pazarı, güçlü dijital altyapısı ve kamu teşvikleriyle girişimcilikte güçlü bir potansiyel taşıyor. Ancak küresel başarı için rekabeti yalnızca fiyat üzerinden değerlendiremeyiz. Ben buna ‘güven rekabeti’ diyorum. Güven; verilen sözleri tutarak, taahhütleri zamanında yerine getirerek ve kritik anlarda çözüm üreterek inşa edilir. Dijital pazarlarda güven, somut bir rekabet avantajıdır. Önümüzdeki on yılın kazananları, bu güveni sağlayan şirketler ve ülkeler olacaktır.”


Cesur olun, büyük düşünün

TAİK İş Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Batu Aksoy: "DEİK ve TAİK olarak, Türk girişimcilerin bu imkânlara erişimini destekliyoruz. Girişimcilerimize mesajımız basit: Cesur olun, büyük düşünün, ABD pazarına açılın. İnovasyonlarınızı Silikon Vadisi’ne taşıyın, ürünlerinizi dünyaya sergileyin. Biz de bağlantıları ortaklıklara dönüştürmek ve somut iş birliklerini hayata geçirmek için tüm kaynaklarımızı harekete geçirmeye hazırız.”


1.1 milyar dolarlık yatırım

DEİK/TAİK Yönetim Kurulu Üyesi ve Dijital Çalışma Grubu Başkanı, Insider One Kurucu Ortağı ve CEO’su Hande Çilingir: “İstanbul, yüzyıllardır Doğu ile Batı arasında köprü kurarak medeniyetleri, kültürleri ve fikirleri buluşturuyor. Bugün bu coğrafyadan dünyaya açılan AI şirketleri ve teknoloji unicornları, İstanbul’un dünyanın girişimcilik başkenti olarak konumunu pekiştiriyor. Bu potansiyel, ekosistemimizin son yıllarda kazandığı ivmeyle de somutlaşıyor: Türkiye’deki startup yatırım turları 2024’te 135’ten 2025’te 208’e yükseldi. Türk diasporası girişimleri ise 2025’te 41 yatırım turunda 1,1 milyar dolar yatırım aldı.”


10 unicorn çıkardık

Endeavor Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Emre Kurttepeli: “Girişim ekosistemini destekleme çalışmalarına ilk başladığımızda ülkeden en azından bir Unicorn çıksın hedefiyle yola çıktık. Bu sayı ilk olarak 3'e daha sonra 10'a yükseldi. Sadece bu yıl iki unicorn çıktı ülkemizden. Geriye dönüp baktığımızda bu etkinin gerçekleşmesi için büyük kırılmaların olması gerekiyor. Örneğin oyun sektörü hakkında harika sunumlar vardı. Oyun sektöründe ne olduysa bir kırılma yaşandı. 'Free to play' adı verilen bir model ortaya çıktı ve mobil popülerleşti. Böylece mobil oyunumuz oldu. Oyun sektörü Türkiye'de 30 yıldır vardı ama hiçbir zaman bugün olduğu ölçekte olmamıştı. Benzer bir şey Fintek'te de yaşandı; çünkü Türkiye'de bankacılık çok gelişmiş durumda ve bu birçok girişim yarattı.”

WIRED Türkiye Genel Yayın Yönetmeni, 30 yıllık gazeteci.

Hülya Güler

DAHA FAZLASI

Kimlik ve Resmi Belgeler İçin Dijital Cüzdan Vakti

Türkiye, kimlik ve diploma gibi resmi belgeleri dijital ortamda toplamaya hazırlanıyor.

Yönetim Kurulundaki Yeni Üye İnsan Olmayabilir

Türkiye’de yapay zekanın günlük kullanımı bir yılda yüzde 24’ten yüzde 43’e yükselirken şirketler bu dönüşümü çalışanlarına anlatmakta zorlanıyor. HP Türkiye Genel Müdürü Serdar Urçar, gelecekte yönetim kurullarında yapay zeka üyelerinin yer alabileceğini düşünüyor. ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı ise başka bir ihtimale dikkat çekiyor: CEO şirketten ayrıldığında dijital ikizine ne olacak?

Yapay Zeka Milyar Dolarlar Kazanırken Zarar Ediyor

Altı ayda 16.3 milyar dolar gelir elde eden ve halka arza hazırlanan Anthropic’in 80.7 milyar dolarlık net zararı var. Peki neden?

Dijital Alışveriş Deneyimi Artık Ödemeden Çok Daha Fazlası

Dijital dünyada ödeme yapmak, alışılmış ‘kartı çıkar, bilgileri ve kodu gir’ işleminden uzaklaşıyor. Ödeme öncesi şekillenen kart, kampanya, platform gibi kararlar ve yapay zekanın üstlendiği rol; online alışverişin 2.0 çağını başlatıyor.