Bilim İnsanları Uyanıklık ile REM Uykusu Arasındaki Gizemli Bağlantıyı Çözdü
Epilepsi hastalarının beyin haritasını çıkaran bilim insanları, uyanıkken ve rüya görürken talamustan yayılan ortak bir frekans keşfetti. Bilincin sırrı bu dalgalarda saklı olabilir.
İllüstrasyon: Drp8/shutterstock
Bilincin beyindeki fiziksel temellerini anlamaya çalışan bilim insanları, epilepsi hastaları üzerinde yürütülen bir tedavi çalışması sırasında beklenmedik bir keşfe imza attı. Hakemli bilimsel dergi Nature Human Behaviour'da yayımlanan araştırmada, uyanıklık sırasında görülen beyin dalgalarının REM uykusu esnasında ortaya çıkan dalgalarla son derece benzer olduğu tespit edildi.
REM uykusunun canlı ve bilinçli rüya deneyimleriyle ilişkili olduğu göz önüne alındığında bu bulgular, bilinçli deneyimin beyindeki biyolojik temellerine dair önemli ipuçları sunabilir. İnsanlar bilinçli olduklarını deneyimsel açıdan fark edebilir, ancak bilincin tam olarak hangi fiziksel süreçlerden doğduğu, halen bilim dünyasının en büyük gizemlerinden biri. Almanya'daki Münih Ludwig Maximilian Üniversitesi'nden bilişsel sinirbilimci Tobias Staudigl ve nörolog Elisabeth Kaufmann'ın çalışması, bu gizemin çözümüne yönelik yeni bir pencere açmış olabilir.
Epilepsi tedavisi sırasında ortaya çıkan keşif
Araştırmacılar, derin beyin stimülasyonu (uyarımı) tedavisi uygulanacak epilepsi hastalarının ‘talamus’ bölgesine yerleştirilen elektrotlar sayesinde beyin aktivitesini doğrudan kaydetme fırsatı buldu. Talamus, duyusal bilgileri beyin korteksine aktaran ve dikkat ile algı süreçlerinde önemli rol oynayan bir yapı. Bazı bilim insanları uzun süredir talamusun uyanıklık ve uyku gibi farklı bilinç durumları arasındaki geçişlerde kritik rol oynadığını düşünüyor.
Araştırma sırasında ekip, talamusta daha önce tanımlanmamış bir aktivite türü gözlemledi. Hastalar uyanıkken ya da REM uykusundayken talamus, saniyede 19 ila 45 döngü arasında değişen hızlı salınımlar üretiyordu. Bu salınımlar hem daha yüksek frekanslıydı hem de non-REM (NREM) uykusunda görülen klasik ‘uyku iğciklerinden’ çok daha sık ortaya çıkıyordu.
REM uykusu neden daha bilinçli olabilir?
REM uykusu, hızlı göz hareketleri ve canlı rüyalarla karakterize ediliyor. Bu nedenle bilim insanları tarafından genellikle NREM uykusuna göre daha ‘bilinçli’ bir durum olarak değerlendiriliyor.
NREM uykusunda baskın olan beyin aktivitesi ise 11 ila 17 Hertz aralığındaki ‘uyku iğcikleri’. Bu dalgalar, REM ve uyanıklık sırasında görülen 19-45 Hertz aralığındaki hızlı salınımlardan belirgin biçimde daha düşük frekansta. Araştırmacılar, NREM sırasında hızlı salınımların büyük ölçüde ortadan kaybolmasının, bu evrede bilincin azalmasıyla ilişkili olabileceğini düşünüyor.
Araştırmacılar makalede, ‘Merkezi talamusta bilinçli durumları birbirinden ayıran özgün bir salınım imzasının keşfedilmesi, talamusun insan bilincindeki rolünü daha ayrıntılı incelemek ve bilinç bozukluklarının tedavisini geliştirmek için yeni fırsatlar sunuyor’ diyor.
Hızlı göz hareketleriyle doğrudan bağlantı
Uyku iğciklerinin, talamus ile hipokampus ve korteks arasındaki iletişim sayesinde anıların pekiştirilmesinde görev aldığı biliniyor. Ancak bu aktivite, diğer sinir hücrelerinin çalışmasını baskılayan inhibitör nöronlar tarafından üretiliyor.
REM uykusu ve uyanıklık sırasında görülen hızlı salınımların ise tamamen farklı bir mekanizmayla ortaya çıktığı düşünülüyor. Bu mekanizma, canlı rüyaların oluşmasını sağlayan aktif ve bilinçli bilgi işleme süreçlerini destekliyor olabilir. Nitekim araştırmacılar, uyanıklık sırasında görülen beyin dalgalarının REM uykusu sırasında ortaya çıkan dalgalarla son derece benzer olduğunu tespit etti.
Araştırmacılar ayrıca bu hızlı talamik salınımların, REM uykusunu tanımlayan hızlı göz hareketleriyle çok sıkı biçimde bağlantılı olduğunu keşfetti. Özellikle göz hareketlerinin yoğun olduğu ‘fazik REM’ dönemlerinde bu salınımlar belirgin şekilde artıyordu. Buna karşılık göz hareketlerinin görülmediği ‘tonik REM’ evrelerinde aktivite daha düşüktü.
Rüya görmek, uyanık yaşamın simülasyonu mu?
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, REM uykusu ile uyanıklık sırasında gözlenen beyin dalgalarının büyük ölçüde örtüşmesi. Her iki durumda da NREM uykusuna kıyasla daha fazla salınım ve daha fazla beyin dalgası patlaması gözlendi.
Bu durum, REM uykusunun beynin uyanıkken yaşadığı deneyimleri simüle ettiği yönündeki görüşü güçlendiriyor. Daha önce kemirgenler üzerinde yapılan çalışmalar da uyku sırasında gerçekleşen göz hareketlerinin, hayvanın uyanıkken başını çevireceği yönlerle ilişkili olduğunu göstermişti.
Araştırmacılara göre REM uykusunda ortaya çıkan bu salınımlar, beynin gerçek dünyadaki davranışları ve deneyimleri içsel olarak yeniden canlandırmasına yardımcı olabilir.
Bilincin ortak imzası mı?
Staudigl ve Kaufmann, özellikle fazik REM uykusunun canlı ve bilinçli rüya deneyimleriyle ilişkili olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle yalnızca fazik REM ve uyanıklık sırasında görülen hızlı talamik salınımlar, her iki durumun da bilinçli deneyime erişim açısından benzer mekanizmalara sahip olduğunu düşündürüyor.
Araştırma, bilincin beyindeki belirli elektriksel örüntülerle bağlantılı olabileceğine dair şimdiye kadarki en güçlü doğrudan kanıtlardan birini sunuyor. Ancak bilim insanları, bu salınımların bilincin nedeni mi yoksa yalnızca bir göstergesi mi olduğunu anlamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.