Arda Aşık
İklim
25 Haziran 2026 20:23

Meteorolojide 60 Saate Kadar Erken Uyarı Veren Sistem

İklim krizinin sebep olduğu ani hava olayları, başta tarım olmak üzere hayatın her alanı için tatsız sürprizlere yol açabiliyor. Günümüz teknolojisi ve gelişen zeka ile veri analitiği ise insanlığın elini güçlendiriyor. Bunun en önemli örneklerinden birisi de Prof. Dr. Hasan Tatlı’nın 60 saate kadar meteorolojik erken uyarı veren EWSI sistemi.

Meteorolojide 60 Saate Kadar Erken Uyarı Veren Sistem

İllüstrasyon: Ali Kahfi/gettyimages

Daha önce iklim teknolojileri dendiğinde aklımıza ilk gelenler, güneş panelleri ya da rüzgar türbinlerinden ibaretti. Ancak bu alan, günümüzde çok daha gelişmiş ve komplike durumda. Prof. Dr. Hasan Tatlı da bunların, resmin sadece küçük parçaları olduğunu ifade ediyor: “Bugün iklim teknolojileri, meteorolojik etkileri önceden tahmin etmemizi sağlayan sistemleri de kapsıyor. Yani işin içine yapay zeka, büyük veri analitiği, gelişmiş sensör ağları, uydu teknolojileri ve karmaşık modelleme teknikleri giriyor.” Bu alanın günümüzde daha da önem kazanmasının sebebi ise çok açık: İklim krizi. Hasan Hocanın da dediği gibi ani seller, fırtınalar, sıcak hava dalgaları ve kuraklıklar artık birer norm haline geldi. Geleneksel yöntemler bu hızlı değişime ayak uydurmakta zorlanıyor. Bu nedenle afetleri oluşmadan önce tespit edip, can ve mal kaybını en aza indirecek akıllı ve öngörücü teknolojilere her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.

 

“Su Altında Kalacak Yerleri Bulabiliyoruz”

 Öyle ya, hepimiz 20’nci yüzyılın sonlarına doğru Ulrich Beck’in ortaya koyduğu Risk Toplumuna mensubuz. Bu kavram, modernleşmenin getirdiği teknolojik, çevresel ve sosyo-ekonomik tehlikelerin yarattığı belirsizlikle toplumu şekillendirmesini temsil ediyor. Çevresel riskler ise elbette iklim krizi, küresel ısınma gibi durumları ifade ediyor. Birçok insan “Sel olacak mı, köyümü su basacak mı, tarlam zarar görecek mi?” diye tetikte bekliyor. Tatlı’nın EWSI sistemi tam da buraya parmak basıyor: “Dijital ikizler ve dinamik sistem modelleriyle şehirlerin ya da bölgelerin dijital bir kopyasını oluşturup üzerinde senaryolar canlandırabiliyoruz. ‘Yaşanacak bu şiddette bir yağmurda hangi mahalleler su altında kalır?’ sorusunu, 3 ila 60 saat kadar önce, felaket olmadan cevaplayabiliyoruz.” Tabii bu süre, belli parametrelere bağlı. Örneğin sıcak hava dalgası veya kuraklık gibi yavaş gelişen olaylarda, atmosferdeki sinyaller daha uzun süreli ve belirgin olduğu için 60 saate yakın bir uyarı süresi yakalamak mümkün olabiliyor. Ancak ani gelişen gök gürültülü bir fırtınanın uyarısı 3 ila 12 saat olabiliyor ki bu bile geleneksel yöntemlere kıyasla oldukça iyi bir süre.

 

“Türkiye İklim Değişikliğinin En Sert Yerinde”

 Bahsettiğimiz zaman aralıkları, iklim değişikliğinin en sert hissedildiği Akdeniz Havzası’nda yer alan ülkemiz için adeta altın değerinde: “60 saat yani 2.5 gün, bir şehrin afet yönetim planını devreye sokması, hastane, enerji hattı gibi kritik altyapıları korumaya alması, itfaiye ve arama-kurtarma ekiplerini stratejik noktalara konuşlandırması için gereken zaman.” Yani EWSI gibi bir sistem, bu afetlerin tarıma, enerjiye, turizme ve en önemlisi can kaybına dönüşmesini engelleyecek kritik bir avantaj sağlamak için oldukça önemli. Hangi sektörlere nasıl katkı sağlayacağı da bizzat Prof. Dr. Hasan Tatlı’nın ağzından aşağıdaki gibi.

 

Tarım: En büyük katkılardan biri burada olacak. Sistem, bir don olayını 48 saat önceden haber verirse, çiftçiler seralarını ısıtabilir veya ürünlerini korumaya alabilir. Bir dolu fırtınası öncesinde ağlarını geren meyve üreticileri milyonluk kayıpların önüne geçebilir. Ya da bir kuraklık sinyali aldığımızda, çiftçileri daha az su tüketen ürünlere yönlendirebilir, sulama planlamasını optimize edebiliriz.


Enerji: Aşırı sıcaklarda soğutma talebi, aşırı soğuklarda ise ısınma talebi aniden yükselir. EWSI, bu talepleri öngörerek enerji dağıtım şirketlerinin (TEİAŞ, elektrik dağıtım firmaları) şebekeyi dengede tutmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, şiddetli fırtınaların enerji nakil hatlarına vereceği zararı önceden tahmin edip, ekipleri önceden konuşlandırabiliriz.


Ulaşım ve Lojistik: Şiddetli kar yağışı veya tipi nedeniyle kapanacak yollar, havalimanlarında yaşanacak yoğun sis veya fırtına kaynaklı uçuş iptalleri... Bunları önceden bilmek, hem can güvenliği hem de ekonomik kayıpların önlenmesi için kritik.


Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD, belediyeler): Sistem, "sıradan" bir yağmur ile "sel felaketine dönüşecek" bir yağmur arasındaki farkı ayırt edebilir. Bu sayede, gereksiz yere panik yaratmadan, sadece riskli bölgelerdeki birimleri teyakkuza geçirebilir. Tahliye kararlarını çok daha isabetli ve zamanında almalarını sağlar.

 

Nasıl Çalışıyor?

Peki EWSI, nasıl oluyor da bir meteoroloji kahini gibi çalışıyor? Hasan Hoca, Erken Uyarı Sistemi Entegre Modeli için atmosferin karmaşık yapısını anlamaya yarayan ‘erken uyarı beyni’ diyor. Sistem, atmosferi dört temel değişkenle tanımlıyor: Hava Hassasiyeti (WS), Toparlanma Kapasitesi (RC), Tehdit Yayılım Potansiyeli (TPP) ve Davranışsal Eğilim Endeksi (BTI). “Bunları bir vücudun bağışıklık sistemi gibi düşünebilirsiniz” diyor ve nasıl çalıştığını hepimizin anlaması için özetliyor: “Uydu ve yer istasyonlarından aldığımız sıcaklık, nem, rüzgar, basınç gibi 11 farklı atmosferik veriyi, tek bir bileşik kuvvet fonksiyonunda birleştiriyoruz. Bu kuvvet, dört değişkenli dinamik sistemimizi harekete geçiriyor. Eğer atmosferdeki stres artarsa, örneğin aşırı sıcaklık, sistemin ‘hassasiyeti’ yükseliyor ve ‘toparlanma kapasitesi’ düşüyor. Bu iki değişkenin etkileşimi ‘tehdit yayılım potansiyelini’ tetikliyor ve nihayetinde ‘davranışsal eğilim endeksi’ bize sistemin bir krize doğru gidip gitmediğini söylüyor.” Tüm bu etkileşimler, bifurcation teorisi denen matematiksel denklemlerle modelleniyor. Sonuçta 0 ile 1 arasında değişen, anlık ve geleceğe yönelik bir risk skoru elde ediliyor.

 

Durum tespiti değil, süreç takibi

 Aklımıza hemen, böyle bir sistemin benzerinin olup olmadığı geliyor. Ancak hayır, EWSI’ın diğer modellerden ayrıştığı çok önemli noktalar var. Dünyada ve Türkiye'de kullanılan geleneksel erken uyarı sistemleri genellikle eşik değerlere dayanıyor ve “Sıcaklık 40 dereceyi geçerse uyarı ver” demekten öteye geçemiyor: “Bu yöntem işe yarar ama kör noktaları var; atmosferin dinamik yapısını, değişkenler arasındaki karmaşık etkileşimleri ve sistemin yorgunluğunu hesaba katmıyor.” EWSI ise durum tespiti değil, süreç takibi yapıyor: “Sistem, anlık eşiklerle değil, sistemin bütünsel sağlığıyla ilgileniyor. Nasıl ki bir hastalık, vücut sıcaklığımız 38'i geçmeden önce bazı kan değerlerimizde değişiklik yaratıyorsa, EWSI de afet henüz olmadan önce atmosferdeki bu erken uyarı sinyallerini yakalıyor.” Tatlı, özellikle toparlanma kapasitesi kavramının, onu diğer modellerden ayıran en yenilikçi yönü olduğunu belirtiyor: “Bu sayede bir bölgenin art arda gelen stres faktörlerine karşı ne kadar dirençli olduğunu da ölçebiliyoruz.”

 

Hepimizin hayatına dokunacak

 Sonuç olarak EWSI gibi bir sistem hepimiz için çok değerli, üstelik biz bireylerin hayatını doğrudan etkileyecek kadar… Bugün cep telefonlarımıza gelen sağanak yağış uyarılarını düşünün. Bazen hiç yağmur yağmaz, bazen ise uyarıdan dakikalar sonra hayat felç olur. Bu uyarılar, çok daha isabetli ve güvenilir hale gelecek. "Yarın öğleden sonra şu ilçede hayatı felç edecek bir dolu fırtınası riski %80" gibi net bir bilgi alabileceğiz. Arabamızı kapalı bir otoparka çekmek, çocuğumuzu okula göndermemek ya da sadece evde kalmak gibi kararları daha sağlıklı verebileceğiz.

meteoroloji ewsi

AN ANALOG GUY IN A DIGITAL WORLD, expressing himself through writing for as long as he can remember.

Arda Aşık

DAHA FAZLASI

Dünya Kupası maçlarının 4'te 1'i Tehlikeli Sıcaklıklarda Oynanabilir

Yeni bir raporda, Miami, Kansas City, Philadelphia, Dallas ve Houston’ın 2026 Dünya Kupası sırasında maçların oynanacağı yerler arasında özellikle sıcak olabileceği uyarısında bulunuluyor.
Fernanda González

Dünya'daki Karmaşık Yaşamın Sonu Hesaplandı

Yeni bir çalışmaya göre, Dünya'daki karmaşık bitkisel yaşamın sonu daha önce düşünüldüğü kadar yakın olmayabilir.
Çağla Üren

9 Soruda El Nino Alarmı: Okyanuslarda depolanan ısı atmosfere aktarılacak

Türkiye ve dünyayı ne bekliyor? Uzmanlar, El Niño'nun yalnızca Pasifik Okyanusu'nu ilgilendiren bir deniz olayı olmadığını, dünyanın dört bir yanındaki sıcaklıkları, yağış düzenlerini, tarımı, enerji sistemlerini, su kaynaklarını ve ekonomileri etkileyen en güçlü doğal iklim döngülerinden biri olduğunu vurguluyor.
Çağla Üren

NASA Verileri Dev Sıcak Dalgayı Ortaya Çıkardı: Dünya Çapında Hava Durumunu Değiştirebilir mi?

Halihazırda Avrupa kıtası ve Hindistan erken gelen sıcak hava dalgasıyla mücadele ederken, NASA ve Avrupalı ortakların uydu verileri yılın ilerleyen dönemlerine dair yeni ipuçları sundu
Çağla Üren