Z Kuşağının Kariyer Denklemi
Eskiden kariyer basamaklarını hızla tırmanmanın yolu sorumluluk almaktan ve terfi etmekten geçiyordu. Z kuşağı bu denklemi yeniden yazıyor.
Fotoillüstrasyon: WE ARE,DIgItalVIsIon/gettyimages
DeloItte’un 44 ülkede 22 binden fazla kişiyle gerçekleştirdiği ‘2026 Gen Z ve Milenyal Araştırması’, genç çalışanların kariyer beklentilerinde önemli değişimleri ortaya koyuyor. Yeni eğilim; kariyerde hızlı yükselme değil, beceri geliştirmek ve yaşam kalitesini daha ön planda tutmak yönünde.
Araştırmaya göre, Z kuşağının yüzde 25’i, milenyum kuşağının ise sadece yüzde 21’i hızlı terfilerin eşlik ettiği kariyer yolculuğunu tercih ediyor. Araştırmaya katılan her beş kişiden biri kendilerine daha uygun ve uzun vadeli bir kariyer yolu oluşturmak için yatay pozisyon değişikliklerine, hatta kısa vadeli geri adımlara açık olduğunu söylüyor. Bu, uzun zamandır iş dünyasında bireyleri kariyer ve finansal başarı için durmaksızın çalışmaya, üretmeye ve hayatlarından fedakarlık etmeye zorlayan yaygın kültürün popülerliğini yitirdiği anlamına geliyor.
Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de liderliğe bakışta ortaya çıkıyor. Gen Z ve milenyum kuşağının yalnızca yüzde 6’sı liderlik pozisyonuna ulaşmayı birincil kariyer hedefi olarak görüyor. Katılımcıların yüzde 76’sı gelecekte üst düzey liderlik rolleri üstlenmek istediğini belirtse de zamanlama ve koşullar konusunda daha seçici davranma eğiliminde.
Bunun temel nedeni yaygın olarak yöneticilikle ilişkilendirilen kavramlar. Stres, tükenmişlik hissi, aşırı sorumluluk yükü ve iş-yaşam dengesinin bozulmasına dair kaygılar, gençlerin liderliğe duyduğu isteksizliğin en sık belirtilen nedenleri arasında yer alıyor. Aşırı sorumluluk yükü ve iş-yaşam dengesinin kaybolması, orta düzey yöneticiliği ödül olmaktan çıkarıp tuzak haline getiriyor.
Ama gençlerin bir büyük derdi daha var ki, o da finansal gerçekler. Yaşam maliyeti, her iki kuşak için de araştırmada üst üste beşinci kez bir numaralı endişe kaynağı olarak öne çıkmış. Z kuşağının yüzde 55’i, Y kuşağının yüzde 52’si ekonomik baskılar, özellikle de barınma krizi yüzünden iş ve aile kurmak, ev almak gibi kararları ertelediklerini söylüyor.
Bu tablo, genç çalışanların kariyer tercihlerini yalnızca kişisel beklentilerin değil, aynı zamanda ekonomik koşulların da şekillendirdiğini gösteriyor. Bir yandan daha sürdürülebilir ve dengeli bir çalışma hayatı arayışı güçlenirken, diğer yandan artan yaşam maliyetleri ve finansal belirsizlikler gençlerin kariyer planlarını doğrudan etkiliyor. Deloitte Global İnsan Kaynakları Direktörü Elizabeth Faber’in ifade ettiği gibi: “Gençler liderlik rollerine ve hayatlarına dair önemli dönüm noktalarına ne zaman ve hangi koşullar altında yöneleceklerine bilinçli şekilde karar veriyorlar.”