Türkiye’de Paranın Yeni Altyapısı
Türkiye’de finans sektörü hızla gelişiyor ve dinamikler yeniden şekilleniyor. Bir yanda likidite sorunları ve çözümler gündemdeyken diğer yanda da yapay zeka destekli ürünler sunuluyor.
Görsel: J Studios / gettyimages
Türkiye’de finans teknolojilerindeki dönüşümün en görünür olduğu alanlardan biri ödeme sistemleri. Özellikle son yıllarda dönüşümün ödeme tarafında yaşanması Türkiye’de fintek sektörünün hızlı gelişiminde rol oynuyor. Banka uygulamalarından fintek cüzdanlarına, QR kodlardan temassız kartlara kadar ödeme deneyimi giderek daha şeffaf ve görünmez hale geliyor, tabii ki bu esnada altyapı da genişliyor.
Bankalararası Kart Merkezi’nin 2026 Ağustos ayı verilerine göre ay boyunca Türkiye’de yaklaşık 3 trilyon TL tutarında 2 milyar kartlı ödeme gerçekleşti. Toplam kart sayısı 478 milyona ulaşırken internetten kartlı ödeme tutarı yıllık yüzde 41 artarak 923,9 milyar TL’ye çıktı. Mağaza içinde yapılan ödemelerin ise yüzde 81’i temassız gerçekleşti.
Bu veriler, ödemelerin fiziksel nakitten ve geleneksel ödeme noktalarından dijital kanallara doğru kaydığını gösteriyor. Muhtemelen artık eskisi kadar nakit taşımıyorsunuz. Cüzdanınızda yalnızca ihtiyaç anında kullanmak için bir miktar para bulunuyor; ödemelerin büyük bölümünü kartla, hatta doğrudan bir uygulamadaki QR kodla yapıyorsunuz.
Nitekim Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, ağustos ayında FAST işlem limitini 100 bin TL’den 300 bin TL’ye yükseltti. Aynı limit ‘Ödeme İste’ ve FAST-TR Karekod iş yeri ödemeleri için de 300 bin TL olarak belirlendi.
Bu teknolojide dikkat çeken nokta aslında verinin işlenmesi. Türkiye İş Bankası’nın İşNet ve AgraFintech iş birliğiyle geliştirdiği Finansal Sağlık Raporu, KOBİ müşterilerinin e-Defter verilerinin analiz edilmesiyle şirketin finansal rasyolarını hesaplamasına ve benzer ölçekteki şirketlerle karşılaştırabilmesini sağlıyor.
Her geçen gün büyüyen fintek ekosistemini takip etmek de yapay zeka yeniliklerini takip etmek kadar zorlaşabiliyor. FinTech İstanbul tarafından güncellenen FinTech EcoMap, Türkiye’deki ekosistemi binden fazla şirketi kapsayan interaktif bir harita üzerinden yapay zeka desteğiyle gösteriyor.
Finans teknolojilerinin yalnızca ödeme sistemlerinden oluşmadığını gösteren bu harita bankacılık, sigorta, regülasyon, blockchain, yapay zeka ve siber güvenlik gibi farklı katmanlardaki yeniliklerin de finans sektöründeki etkilerinin bir özeti gibi.
Bu dönüşüm yalnızca Türkiye'ye özgü değil. Eylül ayında yayımlanan Rillion 2026 AI in Finance Report, ABD’de 250 CFO ve finans liderinin katıldığı araştırmada finans ekiplerinin üçte ikisinin yapay zekayı günlük işlerine entegre ettiğini gösteriyor. Ancak CFO’ların yalnızca yüzde 39’u yapay zekanın bağımsız hareket etmesi konusunda rahat. Katılımcıların yüzde 81’i de finansal karar süreçlerinde yapay zekaya orta veya yüksek düzeyde güven duyduğunu belirtiyor ancak insan denetiminin önemine de dikkat çekiliyor.
CFO’ların yüzde 87’si ise yapay zekanın fatura yakalama ve veri çıkarma sistemlerinde sorunların olduğunu belirtirken yüzde 45’i insan incelemesine ihtiyaç duyuyor. Yani finans dünyasında yapay zeka insanı tamamen devreden çıkarmayacak, en azından şimdilik.
Ancak finans teknolojilerinin geleceği yalnızca yeni ürünlerin geliştirilmesiyle ilgili değil. Sistemin ne kadar güvenli ve denetlenebilir olduğu da aynı derecede önemli. Türkiye’deki yatırımcılar için en kritik konulardan biri ise yatırım fonları. SPK, 17 Eylül’de belirli portföy yönetim şirketlerinin TEFAS’ta işlem gören fonlarının alım-satım işlemlerini durdurmuş ve tasfiye süreçlerini başlatmıştı. Ardından tasfiye süresi üç aydan altı aya çıkarıldı ve SPK’nın duyurusuna göre fon varlıklarının piyasa koşulları ve portföy yapıları dikkate alınarak daha uygun koşullarda satılabilmesi amaçlanıyor.
SPK ayrıca yatırım fonlarına yönelik geniş düzenleme sürecinin 2025 sonunda başladığını ve özellikle bazı fonların düşük fiili dolaşıma sahip hisselerde olağandışı fiyat hareketleri oluşturabilmesi, teminatsız borçlanmalar gibi risklerin azaltılmasının hedeflendiğini açıkladı.
Türkiye’nin finans teknolojilerindeki dönüşümü artık yalnızca bankaların uygulamalarını yenilemesi anlamına gelmiyor. Para hareketlerinden şirket verilerine, yapay zekadan regülasyona kadar finansın neredeyse her katmanı yenileniyor ve teknolojiye ayak uyduruyor. Önümüzdeki dönemde asıl finansın dijitalleşip dijitalleşmeyeceği yerine bu yeni finansal altyapının geleceği olacak.
Kendi kurduğu sitelerde finans ve teknoloji içerikleriyle başladığı sektöre WIRED Türkiye editörü olarak devam ediyor. Her şeyi deneyen, vazgeçmeyen girişimci ruh. 4 yıl deneyimli editör. Teknoloji ve bir o kadar da finans meraklısı.