Çağla Üren
Bilim
23 Mayıs 2026 22:00

Yeni araştırma: Hareket etmek beyni ‘yıkıyor’

Yeni bir çalışma, karın kaslarının kasılmasıyla oluşan basıncın beynin hareket etmesine yol açtığını gösterdi.

Yeni araştırma: Hareket etmek beyni ‘yıkıyor’

İllustrasyon: Cemile Bingol/gettyimages

Egzersizin beyin sağlığı için faydalı olduğu uzun zamandır biliniyor. Yeni bir araştırma, bunun arkasındaki mekanizmalardan birini ortaya çıkardı: Hareket etmek, beyindeki sıvıları adeta bir ‘hidrolik pompa’ gibi harekete geçirerek zararlı atıkların temizlenmesini sağlıyor olabilir.

Pensilvanya Eyalet Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen ve Nature Neuroscience'ta yayınlanan çalışmada, karın kaslarının kasılmasıyla oluşan basıncın omurilik üzerinden beyne kadar ulaştığı saptandı. Böylece beyin fiziksel olarak hareket ediyor.

Araştırmacılara göre bu küçük hareketler, beyin omurilik sıvısının (CSF) dolaşımını artırarak gün boyunca biriken atık maddelerin temizlenmesine katkı sağlayabilir.


Karın kaslarından beyne uzanan hidrolik sistem

Çalışmanın yazarlarından nörobilimci Patrick Drew, araştırmanın beden ile beyin arasındaki ilişkinin düşünüldüğünden çok daha güçlü olduğunu gösterdiğini belirtti.

Drew’a göre, yürürken veya herhangi bir fiziksel hareket sırasında karın kasları kasılıyor. Bu kasılma, karın bölgesindeki kanı omuriliğe doğru itiyor ve hidrolik bir sistem gibi çalışarak beyne basınç uyguluyor. Bunun sonucunda beyin kafatasının içinde çok hafif şekilde yer değiştiriyor.


Araştırmacılar bu mekanizmayı incelemek için fareler üzerinde deneyler yaptı. Fareler koşu bandında yürürken, her adım öncesinde gerçekleşen karın kasılmasıyla beynin anlık olarak hareket ettiği gözlemlendi. Araştırmacılar daha sonra anestezi altındaki farelerin karın bölgesine hafif basınç uyguladı ve beynin aynı şekilde hareket ettiği görüldü. Basınç ortadan kalktığında ise beynin hızla eski konumuna döndüğü tespit edildi.


Bilim insanlarına göre bu durum, karın içi basıncın beynin kafatası içindeki konumunu kısa sürede değiştirebildiğini gösteriyor. Araştırma ekibi, insanların da yürüyüş yaparken, yoga hareketleri sırasında veya basit şekilde karın kaslarını kullandığında benzer bir etki yaşayabileceğini düşünüyor.


‘Kirli süngeri sıkmak gibi’

Çalışmada ayrıca mikro bilgisayarlı tomografi taramaları kullanılarak karın boşluğu, omurilik ve beyin arasındaki damar ağı incelendi. Bilgisayar simülasyonlarıyla da sıvı akışının nasıl gerçekleştiği modellendi. Araştırmanın modelleme kısmını yöneten biyomedikal mühendisi Francesco Costanzo, beynin yapısını bir süngere benzetti.


Costanzo, “Kirli bir süngeri nasıl temizlersiniz? Musluğun altında tutup sıkarsınız” diyerek, beynin de benzer şekilde küçük mekanik hareketlerle temizleniyor olabileceğini söyledi.


Beyin omurilik sıvısı neden önemli?

Beyin omurilik sıvısı, beynin etrafını saran ve onu koruyan özel bir sıvı. Önceki araştırmalar, bu sıvının beyinde biriken toksik atıkların temizlenmesinde kritik rol oynadığını göstermişti. Bu atıkların birikmesinin ise Alzheimer ve diğer nörodejeneratif hastalıklarla bağlantılı olabileceği düşünülüyor.

Araştırmacılar, beynin hareketinin son derece küçük olduğunu ancak bunun yine de önemli biyolojik sonuçlar yaratabileceğini söylüyor.

Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.

Çağla Üren

DAHA FAZLASI

9 Soruda El Nino Alarmı: Okyanuslarda depolanan ısı atmosfere aktarılacak

Türkiye ve dünyayı ne bekliyor? Uzmanlar, El Niño'nun yalnızca Pasifik Okyanusu'nu ilgilendiren bir deniz olayı olmadığını, dünyanın dört bir yanındaki sıcaklıkları, yağış düzenlerini, tarımı, enerji sistemlerini, su kaynaklarını ve ekonomileri etkileyen en güçlü doğal iklim döngülerinden biri olduğunu vurguluyor.
Çağla Üren

Dünya Tarihinin Bilinen En Büyük Akrebi Müze Çekmecesinden Çıktı

Yeni araştırmaya göre, daha önce dev bir kabuklu olarak sınıflandırılan 415 milyon yıllık fosiller aslında bir metre uzunluğa ulaşabilen devasa bir akrebe ait
Çağla Üren

Maymun çiçeği, hantavirüs, Ebola ve diğerleri: Bir sonraki pandemi nereden çıkacak?

Verilere göre, hızlanan iklim değişikliği ve habitat kaybı nedeniyle gelecek 10 yıl içinde Covid-19 benzeri bir pandemi olasılığı yüzde 22 ila 28. Peki hangi salgınların ve hangi patojenlerin yeni bir pandemi yapma riski var?
Çağla Üren

Yeni Araştırma Küçük Değişikliklerin Bile Büyük Sağlık Yararları Sağlayabileceğini Gösteriyor

Uyku süresini çok az artırmak, birkaç dakika daha egzersiz yapmak ve her gün küçük miktarda daha fazla sebze tüketmek bile kalp krizi, felç ve kalp yetmezliği riskini anlamlı ölçüde azaltabiliyor
Çağla Üren