Çağla Üren
Siber Güvenlik
2 Kasım 2026 18:12

Siber Güvenlikçiler, Ekim 2026'yı 'Kara Ekim' Olarak Seçti

Ekim 2026, kritik altyapılara yönelik saldırıların, milyonlarca cihazı etkileyebilecek yazılım açıklarının ve dijital hizmetleri felce uğratma potansiyeli taşıyan tehditlerin gündeme geldiği bir ay oldu. İşte yaşananlar.

Siber Güvenlikçiler, Ekim 2026'yı 'Kara Ekim' Olarak Seçti

İllüstrasyon: Just_Super (Yapay zeka ile düzenlenmiştir)

Haberlerimizi Google'da Takip Edin

Tıklayın, gelişmelerden anında haberdar olmak için tercih edilen kaynaklarınıza ekleyin.

Google

Bilgisayar korsanları, siber saldırıları otomatikleştirmek için yapay zekayı giderek daha fazla kullanırken, güvenlik ekipleri de karmaşık vakalar karşısında çaresiz kalabiliyor. Bu esnada araştırmacılar yine yapay zeka sistemlerini kullanarak milyonlarca web sitesinin çalışmasında rol oynayan yazılımlarda tehlikeli güvenlik açıkları keşfediyor.


Özellikle Ekim 2026, kritik altyapılara yönelik saldırıların, milyonlarca cihazı etkileyebilecek yazılım açıklarının ve dijital hizmetleri felce uğratma potansiyeli taşıyan tehditlerin gündeme geldiği bir ay oldu. Hatta siber güvenlik çevreleri bu ayı "Kara Ekim" (Black October) diye anmaya başladı.


1 Ekim: Amazon'un yapay zeka güvenlik aracında kritik açık

Ayın daha ilk gününde Amazon Web Services (AWS), yapay zeka asistanlarının kaynak kodlarını güvenlik açıkları açısından incelemesini sağlayan "security-agent-mcp-server" yazılımında önemli bir güvenlik açığı bulunduğunu duyurdu.


CVE-2026-97662 olarak kaydedilen açık, olası saldırganların belirli koşullarda yazılımın normal çalışma alanı dışındaki dosyaları oluşturmasına, değiştirmesine veya silmesine olanak tanıyordu.


Sorun, yapay zeka sistemlerinin harici araçlarla iletişim kurmasını sağlayan Model Context Protocol (MCP) altyapısında kullanılan bir aracın parametreleri yeterince sınırlandırmamasından kaynaklanıyordu.


AWS, güvenlik açığının 0.2.0 sürümünde giderildiğini açıkladı. Öte yandan bu olay, yazılımlardaki güvenlik açıklarını tespit etmek için geliştirilen bir yapay zeka aracının kendisinin de güvenlik riski oluşturması açısından vahim bir örnek olarak tartışma yarattı.


5 Ekim: Google dahil birçok kuruluşun yapay zeka ajanlarında güvenlik açıkları

Ekim ayının henüz ilk haftası bitmemişti ki Google dahil çeşitli kuruluşların kullandığı yapay zeka ajanlarında da güvenlik zafiyetleri tespit edildi. Araştırmacı Syed Anas Mohiuddin de bunu ortaya çıkardığı çalışmasında yapay zeka ajanlarının birbirleriyle ve harici sistemlerle iletişim kurmasını sağlayan MCP altyapısındaki risklere odaklanıyordu.


Araştırmaya göre saldırganlar, yapay zeka ajanlarının işlediği verilere zararlı talimatlar yerleştirerek bunların diğer ajanlara aktarılmasını sağlayabiliyordu. "Prompt injection" (komut enjeksiyonu) olarak bilinen yöntemin bu biçimi, bir yapay zek sisteminin güvenilir bilgi ile saldırgan tarafından hazırlanmış talimatları ayırt edememesinden yararlanıyor.


Hatta, Google'ın veritabanlarıyla bağlantılı MCP aracında tespit edilen açıklardan birinin önem derecesi 10 üzerinden 8 olarak değerlendirildi. Şirket, erişim kontrollerini sıkılaştırarak sorunu giderdi. Bulgular, yapay zeka ajanlarının birbirleriyle iletişim kurduğu sistemlerde tek bir güvenlik zafiyetinin geniş bir altyapıyı etkileyebileceğini gözler önüne serdi.


7 Ekim: Japonya'da SoftBank'ın bulut altyapısına fidye yazılımı saldırısı

Bunun hemen ardından, Japonya'dan da endişe verici haberler geldi. Japon teknoloji devi SoftBank'ın bulut hizmetleri iştiraki IDC Frontier, fidye yazılımı saldırısına uğramıştı. Saldırı, şirketin ülkenin doğusundaki bulut altyapısının kapatılmasına ve çok sayıda internet hizmetinin aksamasına yol açtı.


Yerel yönetimler ve özel şirketlerin internet siteleri erişim sorunları yaşarken, Japon demiryolu şirketi JR East ve Viewcard da saldırının ardından yaklaşık 6,09 milyon hesaba ilişkin bilgilerin risk altında olabileceğini açıkladı.


Tek bir bulut hizmeti sağlayıcısına yönelik saldırının birbirinden bağımsız çok sayıda kuruluşu etkilemesi bağlamında bu saldırı çokça tartışıldı.


8-18 Ekim: Ukrayna, Rusya'da Yandex veri merkezlerini vurdu, Türkiye'deki taksiciler bile etkilendi

Ukrayna'nın Rusya'daki veri merkezlerine yönelik insansız hava aracı saldırıları da ekim ayının en dikkat çekici kritik altyapı olaylarından biri oldu. Rus teknoloji şirketleri Yandex ve VKontakte ile ülkenin en büyük bankası Sberbank'a ait veri merkezleri saldırılardan etkilendi.


Saldırıların ardından bankacılık, e-ticaret, bulut bilişim, navigasyon, araç çağırma ve yapay zekâ hizmetlerinde kesintiler yaşandığı bildirildi. Medya kuruluşları, otobüsler ve demiryollarında yaşanan aksaklıkların yanı sıra, bazı mahkemelerin dijital sistemlere erişememesi nedeniyle duruşmalarını ertelemek zorunda kaldığı aktarılırken, krizden Türkiye'deki taksiciler de etkilendi.


İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı İsmet Dalcı, 12 Ekim'de yaptığı açıklamada Yandex Go kullanan taksicilerin 2-3 gün boyunca kazançlarını tahsil edemediklerini söyledi. Türkiye'nin yanı sıra, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'da da taksi hizmetleri aksadı.


12-14 Ekim: Fransa'da yüzlerce süpermarketin soğutma sistemleri hacklendi

Veri merkezleriyle ilgili karmaşa sürerken, bu kez Fransa'daki büyük perakende zincirlerine ait süpermarketlerin soğutma sistemleri siber saldırıların hedefi oldu. Hackerlar, uzaktan erişim sağladıkları soğutma sistemlerinin sıcaklıklarını yaklaşık 50 dereceye yükseltince binlerce ürün bozuldu ve çöpe atıldı.


Etkilenen mağaza sayısının 700'lere ulaştığı ileri sürülüyor. Söz konusu saldırılar, siber güvenliğin yalnızca veri hırsızlığıyla sınırlı olmadığını, fiziksel ekipmanların da manipüle edilerek, doğrudan ekonomik zarara ve gıda güvenliği sorunlarına yol açabileceğini gözler önüne serdi.


21 Ekim: PHP güvenlik açıkları dünya çapında alarma yol açtı

İnternet sitelerinin önemli bir bölümünde kullanılan PHP programlama dilinde tespit edilen kritik güvenlik açıkları ise ekim ayının en geniş etki potansiyeline sahip krizlerinden birine dönüştü.


Yapay zeka modellerinden de yararlanan araştırmacılar, "PHP2Shell" diye adlandırılan iki kritik güvenlik açığı tespit etti. Açıkların giderilmesi için PHP Vakfı'na durum iletildi ve vakıf, güvenliği sağlayacak yükseltmeyi hazırlayarak planladı. Ancak yükseltmenin duyurulmasından önce bu açıklar internete sızınca dünya çapında bir panik başladı ve vakıf da güncellemeleri bir gün erken yayımlamak zorunda kaldı.


Bir internet sitesine girdiğinizde gördüğünüz sayfanın arkasında pek çok işlem gerçekleşir. PHP bu işlemlerde çokça kullanılan bir yazılım. Örneğin girilen şifrenin doğrulanması, sitelere girilen içeriklerin kaydedilip okurlara sunulması, verilen siparişlerin ödeme sayfalarına yönlendirilmesi gibi en temel faaliyetlerin çoğunda PHP kullanılır.


Araştırmacıların tespit ettiği açıklar ise hackerların herhangi bir şifre girmeden, web sitelerini uzaktan manipüle edebilmesine olanak tanıyordu. Örneğin bu açıklar sayesinde hackerların kullanıcıları sahte ödeme veya giriş sayfalarına yönlendirmesi mümkün olabilirdi.


Açıkların internete sızması, kamu kurumlarının internet sitelerini de tehlikeye attığı için pek çok ülkede bu web hizmetlerinin internet bağlantısı kesildi. Kamu hizmetlerinden liman işletmelerine kadar pek çok sektörde büyük çaplı aksaklıklar yaşandı. Bu arada siber güvenlik firması Cloudflare söz konusu açıklara yönelik milyonlarca istismar girişimi tespit ederken, Amazon Web Services de birçok saldırı girişimi olduğunu doğruladı.


Olayın dikkat çekici yönlerinden biri, yapay zeka araçlarının güvenlik açıklarının keşfinde kullanılmasıydı. Bu araçların yakın gelecekte hackerlar tarafından da benzer niyetlerle kullanılabileceği endişesi büyüyor.


29-30 Ekim: Android telefonları kullanılamaz hale getirebilen 'Ölüm SMS'i' açığı

Ay sonuna yaklaşırken, Android işletim sisteminde milyonlarca akıllı telefonu etkileyebilecek kritik bir güvenlik açığının tespit edilmesi de büyük yankı uyandırdı. “SMS of Death” (Ölüm SMS'i) olarak adlandırılan açık, saldırganların özel olarak hazırlanmış bir SMS göndererek hedef aldıkları telefonları uzaktan devre dışı bırakmasına olanak tanıyor.


Güvenlik araştırmacısı Mark Blaszczyk tarafından keşfedilen ve CVE-2026-58882 koduyla takip edilen güvenlik açığının, Android 12'den itibaren kullanılan telefon yazılımındaki bir hatadan kaynaklandığı belirtiliyor.


Blaszczyk'in bulgularına göre saldırı, devam eden telefon görüşmelerini anında sonlandırabiliyor. Bu durum, acil yardım servislerine yapılan çağrıların da kesilebilmesi nedeniyle özellikle ciddi bir güvenlik riski oluşturuyor. Araştırmacı, saldırının Google Pixel 9 ve çeşitli Samsung Galaxy A serisi telefonlarda başarıyla gerçekleştirildiğini bildirdi.


Bu tür saldırıların temelinde, mobil operatörlerin cihazlara otomatik yapılandırma talimatları göndermesini sağlayan eski bir teknoloji olan WAP Push yer alıyor. Normal SMS mesajlarından farklı olarak WAP Push mesajları, kullanıcıların herhangi bir işlem yapmasına gerek kalmadan telefon tarafından işlenebiliyor.


Saldırı sırasında devam eden bütün telefon görüşmeleri, acil yardım çağrıları da dahil olmak üzere aniden kesilebiliyor ve telefonlar yeniden başlatma döngüsüne giriyor.


30 Ekim: Tarihin en büyük banka soygunu diye nitelenen Binance saldırısı

Ay sonuna bir gün kala ise "tarihin en büyük banka soygunu" diye nitelenen bir hack olayı yaşandı. Ünlü kriptopara borsası Binance'e yapılan saldırıda 6,3 milyar dolar değerinde kripto varlık çalındı. Binance ortaklarıyla işbirliği içinde yaklaşık 3 milyar dolarlık varlığı hemen dondurduklarını açıkladı. Hackerların elinde 3,1 milyar dolar olduğu ve bunların çoğunun Bitcoin ve Ethereum'dan oluştuğu düşünülüyor.


Siber güvenlik şirketi TRM Labs, saldırının arkasında Kuzey Koreli TraderTraitor adlı hacker grubunun olduğunu öne sürdü. Bybit'ten 1,5 milyar doların çalındığı bir önceki en büyük saldırıda da aynı grup sorumlu tutulmuştu. Saldırının tam olarak nasıl gerçekleştiği halen araştırılıyor. Başlangıçta Binance'in bir yazılım mühendisinin bilgisayarının ele geçirilerek saldırının gerçekleştirildiği düşünülüyordu. Ancak şirketin eş CEO'su Richard Teng, 30 Ekim Cuma günü X platformunda yayımladığı video açıklamasında, saldırının çok daha karmaşık olduğunu söyledi.


Teng, soruşturma kapsamında sisteme sızmak için kullanılan başka güvenlik ihlalleri de tespit edildiğini ancak saldırının tüm aşamalarının henüz aydınlatılamadığını belirtti. "Bu karmaşık bir saldırıydı" diyen Teng, saldırganların faaliyetlerine ilişkin kanıtları ortadan kaldırmak amacıyla kendini imha eden bir mekanizma kullandığını açıkladı.


Teng'in açıklamasına göre saldırganlar, Ethereum blokzincirindeki EIP-7702 adlı hesap yetkilendirme özelliğinden yararlanarak Binance'in sıcak cüzdanlarından birinin kontrolünü ele geçirdi. EIP-7702, Ethereum hesaplarının belirli işlemler için başka akıllı sözleşmelere yetki devretmesine olanak tanıyor. Saldırganlar, bu özelliği kullanarak Binance'in normal onay prosedürlerinden geçmeden cüzdan üzerinde kontrol sağlamayı başardı.


Ancak soruşturma henüz tamamlanmadığından saldırganların ilk erişimi tam olarak nasıl sağladığı ve farklı güvenlik ihlallerinin birbirleriyle nasıl ilişkilendiği kesinleşmiş değil.

Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.

Çağla Üren

DAHA FAZLASI

Kripto Mirasınızın Blokzincirde Mahsur Kalmasına İzin Vermeyin

Miras kalan Bitcoin’e ya da başka bir kripto paraya ulaşmak, gömülü bir hazineyi aramaya benzeyebilir. Ama böyle olmak zorunda değil.

Bir Suç 2.0 Anatomisi

Yapay zeka her köşeye sızsa da siber suç dünyasında roller aynı: Suçlular ve mağdurlar. Sayılar değişiyor ama yöntem değişmiyor, sadece hızlanıyor. Çünkü hacker’ların asıl hedefi sunucular değil, insan psikolojisi.

Hiçbir Şeye Tıklamadan Hack’leniyoruz

Şüpheli bir bağlantıya tıklamadan, bir dosya indirmeden ve hatta hiçbir şey yapmadan saldırıya uğrayabilirsiniz. Yeni nesil siber tehditler, kullanıcı etkileşimini ortadan kaldırıyor.

Dijitalleşen Hayatta Sistem Arızası

Dijitalleşme çağında yapay zeka marketlere kadar girdi ve tek bir arıza onlarca hizmeti durdurabiliyor. Hatta gıdayı etkileyerek insan sağlığına bile müdahale edebiliyor.