E. Can Özer
Çevre
4 Ekim 2026 16:17

Rüzgar Türbinlerinin Kuşlara Etkisi Nasıl Ölçülüyor?

Hollanda’da bir deniz türbinine yerleştirilen termal kameralar, kuş çarpışmalarını görüntülemeyi başardı. Türkiye’de rüzgar elektriği büyürken asıl veri ihtiyacı da belirginleşiyor: Santral kurulmadan önce hesaplanan risk, işletmeye geçtikten sonra sahada ne ölçüde gerçekleşiyor?

Rüzgar Türbinlerinin Kuşlara Etkisi Nasıl Ölçülüyor?

Fotoğraf: gerdtromm / gettyimages

Haberlerimizi Google'da Takip Edin

Tıklayın, gelişmelerden anında haberdar olmak için tercih edilen kaynaklarınıza ekleyin.

Google

Hollanda kıyılarındaki Hollandse Kust Zuid rüzgar santralinde bir türbin, dokuz ay boyunca 16 termal kamerayla izlendi. Kameralar gece, sis ve yağmurda da çalıştı. Yazılım 22 olası çarpışma işaretledi; görüntüleri inceleyen araştırmacılar bunların ikisini doğruladı, birini yüksek olasılıklı buldu. Wageningen Üniversitesi’nin ağustosta yayımladığı çalışmanın sonuçları 28 Eylül’de duyuruldu.


Bu sonuç, bir türbinin yılda kaç kuş öldürdüğünü hesaplamaya yetmiyor. Araştırma tek bir türbinde yapıldı. Kazanım, denizde bugüne kadar doğrulanması güç olan bir olayı görüntüleyebilmek: Çarpışan bir kuşun izini deniz yüzeyinde aramak çoğu zaman mümkün değil. Araştırmacılar, güvenilir ölüm oranları için farklı santrallerde ve daha uzun süreli izleme gerektiğini belirtiyor.


Türkiye’de bu ölçüm sorusu giderek daha fazla santrali ilgilendiriyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına göre Ağustos 2026 sonunda 418 rüzgar santrali ve 15 bin 434 megavat kurulu güç vardı. Rüzgar, toplam elektrik kurulu gücünün yüzde 12,2’sini oluşturuyordu; 2025’te üretilen elektriğin yüzde 10,9’u rüzgardan geldi. Kurulu güç, santrallerin üretim kapasitesini; üretim payı ise şebekeye fiilen verdikleri elektriği gösteriyor. 2024 sonuna ait sektör sayımında işletmede 4 bin 569 türbin bulunuyordu. Türbin sayısı ile diğer rakamlar farklı tarihlere ait.


Yeni bir santral değerlendirilirken kuşların hangi mevsimde, hangi yönde ve hangi yükseklikte uçtuğu gözlemleniyor. Üreme ve beslenme alanları, göç güzergahları, türbinlerin yeri ve elektrik iletim hatları birlikte inceleniyor. Bu bilgiler olası riski hesaplamaya yarıyor. Türbinler çalışmaya başladıktan sonra ise tahminin arazi verisiyle sınanması gerekiyor.


Tekirdağ’daki Balabanlı Rüzgar Enerji Santrali’nin kapasite artışı dosyası, farkı çarpıcı biçimde gösteriyor. Temmuz 2025 tarihli çevresel ve sosyal değerlendirme özetindeki 2024 risk hesabı, her sonbahar 21–22 leylek ve 13–14 ak pelikan çarpışması öngörüyor. Bu rakamlar sahada sayılmış ölü kuşlar değil, model tahminleri. Dosya, göç güzergahları üzerindeki konumu nedeniyle çarpışmayı projenin başlıca biyolojik çeşitlilik risklerinden biri sayıyor ve kuşlar yaklaştığında türbinlerin durdurulmasına yönelik bir uygulama geliştirilmesini öngörüyor. Açık özetten, tahminlerin sonraki saha sayımlarıyla nasıl karşılaştırıldığı anlaşılamıyor.


Gerçek saha bulgularını okurken de aynı dikkat gerekiyor. Karadeniz Teknik Üniversitesinde 2022’de tamamlanan Şile santrali araştırmasında, 16 türbinin bulunduğu alanda yaklaşık 21 ay boyunca kuş gözlemi yapıldı. İşletme dönemindeki arazi taramalarında dört ölü kuş bulundu. Araştırmacı, ikisindeki izleri türbin kanadına çarpma ile ilişkilendirdi; birinin camın önünde bulunması, bir diğerinin ölüm nedeninin belirlenememesi nedeniyle dört bulgunun tamamını türbin çarpışması olarak değerlendirmedi. Bu çalışma da Türkiye’deki bütün santraller için yıllık ölüm oranı vermiyor. Kuşun nerede bulunduğunu ve ölüm nedeninin nasıl incelendiğini kayda geçirmesi bakımından değer taşıyor.


Türbin altında arama yapmak bile eksiksiz bir sayım sağlamaz. Küçük bir kuş gözden kaçabilir, bir hayvan kalıntıyı aramadan önce götürebilir, arazinin bir bölümü taranamayabilir. Uluslararası Finans Kurumu, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ve KfW’nin işletme sonrası izleme kılavuzu, arama sonuçlarının bu kayıplar hesaba katılarak değerlendirilmesini öneriyor. Kuşların türü ve bölgedeki popülasyonlarının durumu da sonucun yorumlanmasında önemli.


İzleme sonucunun işletmeye yansıması mümkün. Kırklareli’ndeki Kıyıköy santralinin finansman değerlendirmesinde, mevcut türbinlerin çevresindeki taramalarda yarasa ölümleri saptandığı belirtiliyor. Dosyada riskli türbinlerin bazı aylarda daha yüksek rüzgar hızına ulaşılmadan çalıştırılmaması ve kuş riski görüldüğünde türbinlerin durdurulması yer alıyor. Bunlar projenin izleme ve azaltım planları; planın etkisini değerlendirmek için sonraki ölüm kayıtlarına bakılması gerekir.


Hollanda’daki kameralar, denizdeki önemli bir gözlem boşluğunu dolduruyor. Türkiye’deki karasal santraller için kuş gözlemleri, türbin çevresindeki düzenli aramalar ve gerektiğinde kameralar birbirini tamamlayabilir. Bir santralin çevresel hesabı, kaç megavatsaat elektrik ürettiğiyle birlikte hangi türlerin sahadan geçtiğini, kaçının çarpıştığının saptandığını ve bu bulgular üzerine türbinlerin nasıl işletildiğini göstermeli. Proje öncesi tahminlerle işletme sonuçları yan yana yayımlandığında, alınan önlemlerin işe yarayıp yaramadığı da görülebilir.

Antikitenin kadim dillerinden dijitalin kodlarına uzanan disiplinlerarası bir köprüden geçmekte. WIRED Türkiye ile teknolojiyi sorunsallaştırırken, yedi sanatı yanına alarak öğrenmenin ve paylaşmanın peşinden gidiyor. 98 model, Boğaziçili.

E. Can Özer

DAHA FAZLASI

İstanbul’un Sel Faturası Daha Çıkmadı Ancak Sonrakini Beklemeden Çözüme Odaklanılmalı

14 Ekim’de İstanbul’un bazı noktalarına bir günde metrekareye 277 kilogramı aşan yağış düştü. Selin ekonomik faturası henüz ortaya çıkmış değil. Ancak Kopenhag’dan Singapur’a, İngiltere’den Hindistan’a kadar örnekler yapılması gerekeni gösteriyor. Aşırı yağışı engellemek mümkün olmayabilir ama yağmurun afete dönüşmesini engelleyecek teknoloji, mühendislik ve finansman modelleri biliniyor.

Toprağa Dokunmadan Başlayan Hayat

Savaşlarda kentleri yıkan askeri uçaklar, daha sonra gezegeni yeniden inşa etmeye odaklandı. Günümüzde ise havadan biyo-mühimmatlar atarak iklim kriziyle mücadele ediyorlar.

Dirençli Şehirler: 3 Büyük Felakete Karşı

Deprem, sel ve yangın, Türkiye'nin sık karşılaştığı doğal afetler. Artık teknolojinin de desteğiyle yerli mühendislerin geliştirdiği saniyelerle yarışan sensörler, alevi dumandan önce gören cihazlar ve afet anında bakanlıkları tek ekranda buluşturan sistemler ‘kader’in anlamını değiştiriyor.

Türkiye’nin ‘Yeşil’ Listesinde Olmak Yetmiyor

Yürürlüğe giren Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği, 16 sektörde 137 ekonomik faaliyeti kapsıyor. Yeni yönetmelik, şirketlerin sürdürülebilirlik iddialarını teknik ölçütler, çevresel etkiler ve sosyal güvenceler üzerinden değerlendirecek. Finans kuruluşları için zorunlu raporlama ise 2029’a kadar başlamıyor.