Çağla Üren
Sağlık
17 Temmuz 2026 19:58

Ortaçağ İslam Hekimlerinin ‘Aşk Hastalığını’ Ayrı Bir Tıbbi Durum Olarak Değerlendirdiği Ortaya Çıktı

Yeni araştırmaya göre İslam hekimleri, ‘ışk’ olarak adlandırdıkları bu durumu, Antik Yunan hekimlerinin yaptığı gibi melankolinin bir türü olarak değil, bağımsız bir hastalık olarak ele alıyordu.

Ortaçağ İslam Hekimlerinin ‘Aşk Hastalığını’ Ayrı Bir Tıbbi Durum Olarak Değerlendirdiği Ortaya Çıktı

İllüstrasyon: Nataniil/gettyimages

Ortaçağ İslam dünyasında hekimlerin, "aşk hastalığını" yalnızca edebi bir tema değil, kendine özgü belirtileri ve nedenleri olan ayrı bir ruhsal hastalık olarak değerlendirdiği ortaya çıktı.


Yeni araştırmaya göre İslam hekimleri, "ışk" olarak adlandırdıkları bu durumu, Antik Yunan hekimlerinin yaptığı gibi melankolinin bir türü olarak değil, bağımsız bir hastalık olarak ele alıyordu.


İngiltere'deki Exeter Üniversitesi'nden İslam çalışmaları profesörü Nahyan Fancy'nin araştırması, Ortaçağ İslam dünyasının önde gelen hekimlerinin eserlerini filozoflar, ilahiyatçılar, edebiyatçılar ve din âlimlerinin metinleriyle birlikte inceleyerek aşk hastalığına ilişkin tıbbi anlayışın yüzyıllar içinde nasıl değiştiğini ortaya koydu.


Aşk hastalığının nedeni konusunda görüşler değişti

Araştırmaya göre 10. yüzyılda yaşayan hekimler, aşk hastalığının daha çok "ahlaken zayıf" ve bilgisiz kişilerde görüldüğünü düşünüyordu. Ancak sonraki yüzyıllarda bu görüş değişti ve evliyalar gibi ahlaki açıdan örnek gösterilen kişilerin de bu rahatsızlığa yakalanabileceği kabul edilmeye başlandı.


Ortaçağ İslam hekimleri ruh sağlığı ile fiziksel sağlık arasında güçlü bir bağ olduğuna inanıyordu. 11. yüzyılda yaşayan ünlü hekim ve filozof İbni Sina, aşk acısı çeken bir kadının ruhsal durumunun zamanla fiziksel zayıflık ve hastalığa yol açtığını yazmıştı.


13. yüzyılda yaşamış hekim İbnü'n-Nefis ise aşk hastalığının temel fizyolojik nedeninin üreme sıvılarının vücutta birikmesi olduğunu öne sürmüştü. Bu nedenle gençlerin, evli olmayanların ve hatta ahlaki açıdan erdemli kişilerin bu rahatsızlığa daha yatkın olduğunu savunmuştu.


Tasavvufun etkisiyle bakış açısı değişti

Araştırmaya göre aşk hastalığına ilişkin tıbbi anlayış, 16. yüzyıla kadar gelişimini sürdürdü. Bu süreçte özellikle tasavvufta aşkın Tanrı'ya ulaşmanın temel yolu olarak görülmesi ve 13. yüzyılda yaşamış Mevlana Celaleddin Rumi gibi mutasavvıfların etkisi, hekimlerin konuya yaklaşımını da değiştirdi.


Bu dönüşümün dikkat çekici örneklerinden biri, Osmanlı sarayında Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde hekimlik yapan İbnü'l-Mübarek oldu.


Hekim bir aileden gelen ve Şiraz'da dönemin önemli düşünürlerinden Celaleddin ed-Devvani'nin öğrencisi olan İbnü'l-Mübarek, İbnü'n-Nefis'in görüşlerini geliştirerek aşk hastalığının kişinin isteği dışında ortaya çıkabileceğini ve ahlaken erdemli insanları daha derinden etkileyebileceğini savunmuştu.


Peygamberler ve evliyaların aşkı farklı görülüyordu

İbnü'l-Mübarek'in yazılarına göre aşk hastalığının genel tedavilerinden biri meşru cinsel ilişkiydi. Ancak peygamberler ve evliyaların yaşadığı aşk bu kapsamda değerlendirilmiyordu.


Bunun nedeni, onların yaşadığı aşkın cinsel arzudan değil, "aşığın iffeti" ya da "sevgilinin kusursuz güzelliği"nden, yani Tanrı sevgisinden kaynaklanmasıydı. Bu nedenle ilahi aşk yaşayan kişinin cinsel isteği tamamen unuttuğu ve farklı bir ruhsal durum içinde bulunduğu düşünülüyordu.

Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.

Çağla Üren

DAHA FAZLASI

Beyninde Bir Sorun Vardı. Neşterle Değil, Sesle Düzeltildi

Bir kadının metamfetamin bağımlılığı o kadar ciddiydi ki, geriye kalan tek seçenek beyin ameliyatı olabilirdi. Ancak tek bir seanslık, noninvaziv, odaklanmış ultrason tedavisi, yıllarca süren tedavilerin başaramadığını başarmış gibi görünüyordu.
Emily Mullin

Bir Araştırma, Uyku Alışkanlıklarında Yapılacak Basit Bir Değişikliğin Akademik Performansınızı Nasıl İyileştirebileceğini Ortaya Koyuyor

1.100'den fazla üniversite öğrencisiyle yapılan bir araştırma, teşvikler yoluyla uyku süresinin artırılmasının notlarının da yükselmesini sağladığını ortaya koydu.
Javier Carbajal

Kafatasını Açmadan, Damarın İçinden Beyne Çip Takılabilir

Çinli bir şirket, 10 dakikada sadece bir damardan ilerleterek beyne çip takılmasını planlıyor. Ancak henüz insanlarda test aşaması başlamadı.
Samet Kelebek

Gerçekten Elektrolitlere İhtiyacınız Var mı?

Elektrolit tozları, daha iyi hidrasyon, enerji ve toparlanma vaat ediyor. Ancak ciddi miktarda sıvı kaybetmediğiniz sürece, su ve besinler muhtemelen ihtiyacınızı karşılayacaktır.
Megan Tomos