Çağla Üren
İklim
30 Mayıs 2026 14:06

NASA Verileri Dev Sıcak Dalgayı Ortaya Çıkardı: Dünya Çapında Hava Durumunu Değiştirebilir mi?

Halihazırda Avrupa kıtası ve Hindistan erken gelen sıcak hava dalgasıyla mücadele ederken, NASA ve Avrupalı ortakların uydu verileri yılın ilerleyen dönemlerine dair yeni ipuçları sundu

NASA Verileri Dev Sıcak Dalgayı Ortaya Çıkardı: Dünya Çapında Hava Durumunu Değiştirebilir mi?

İllüstrasyon: CurlyBeard/gettyimages

Verilere göre Pasifik Okyanusu’nda yeni bir El Niño oluşumu başlayabilir. NASA, Güney Amerika açıklarında yüzlerce kilometre genişliğinde sıcak su kütlelerinin oluştuğunu ve bunun yılın ilerleyen dönemlerinde El Niño’nun ortaya çıkabileceğine işaret ettiğini açıkladı


Araştırmacılar, deniz seviyesindeki yükselmenin suyun ısınmasından kaynaklandığını belirtiyor. Çünkü su ısındıkça genleşiyor ve okyanus yüzeyi yükseliyor. Bu değişim, El Niño’nun en önemli erken sinyallerinden biri olarak kabul ediliyor. 


El Niño nedir? 

El Niño, "El Niño-Southern Oscillation (ENSO)" adı verilen doğal iklim döngüsünün bir parçası. Pasifik Okyanusu’nda düzenli olarak ortaya çıkan bu döngü, yağış ve sıcaklık üzerinde büyük etkiye sahip. 


El Niño, Pasifik’in doğu kesiminde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalden daha yüksek olduğu ve doğudan batıya esen alize rüzgarlarının zayıfladığı dönemlerde oluşuyor. Böylece Batı Pasifik’te biriken sıcak su doğuya doğru hareket ederek normalde daha soğuk olan suların yerini alıyor. 


Bu süreçte bazı bölgelerde daha sıcak ve daha kurak koşullar görülüyor. Tarihteki birçok büyük kuraklık da El Nino yıllarında yaşandı. 


Bunun tam tersi ise La Nina. Bunun etkili olduğu yıl deniz yüzeyi sıcaklıkları ortalamanın birkaç derece altına düşüyor. 


İki uç durumun dışında, ENSO döngüsünde “nötr” yıllar da var ve bu yıllar toplamın yaklaşık yarısını oluşturuyor. 


Sentinel-6 uydusu sıcak su dalgalarını izledi 

2020'de fırlatılan ve Avrupa Uzay Ajansı liderliğinde yürütülen Kopernik Programı kapsamında görev yapan Sentinel-6 Michael Freilich, dünya okyanuslarının su yüksekliğini her 10 günde bir milimetre hassasiyetinde ölçüyor. 


Uydu özellikle “Kelvin dalgaları” adı verilen sıcak su hareketlerini takip ediyor. Bu dalgalar genellikle Pasifik’in batısındaki rüzgar düzeninin kısa süreli değişmesiyle ortaya çıkıyor. 


Normalde doğudan batıya esen ekvatoral rüzgarlar zayıfladığında ya da tersine döndüğünde, Batı Pasifik’te sıcak su birikiyor ve deniz seviyesi yükseliyor. Daha sonra bu sıcak su dalgası haftalar boyunca doğuya ilerleyerek Güney Amerika kıyılarına ulaşıyor. 


Kolombiya, Ekvador ve Peru açıklarında sıcak su birikiminin artmasıyla birlikte El Niño gelişmeye başlıyor. 


Peru açıklarında deniz seviyesi 15 santimetre yükseldi 

Bu yılki sürecin 1997 ve 2015’teki büyük El Niño olaylarına göre biraz daha geç başladığı, ancak hızla güçlendiği tespit edildi. 


Sentinel-6 verilerine göre ilk küçük Kelvin dalgası ocak sonunda Mikronezya çevresinde oluştu ve şubat ortasında zayıfladı. Mart başında ise yeni bir sıcak su dalgası ortaya çıktı ve doğuya doğru ilerlemeye başladı. 


Mayıs ortasına gelindiğinde Peru çevresindeki deniz seviyesinin uzun dönem ortalamalarının yaklaşık 15 santimetre üzerine çıktığı tespit edildi. 


El Niño neden önemli? 

El Niño sırasında Pasifik’in orta ve doğu kesimlerindeki deniz yüzeyi sıcaklıkları yükseliyor. Bu durum jet akımlarını değiştirerek dünya genelindeki fırtına yollarını etkiliyor. 


Sonuç olarak bazı bölgelerde aşırı yağış ve seller görülürken, bazı bölgelerde ise sıcaklık artışı ve kuraklık yaşanabiliyor. 


Daha zayıf El Niño olaylarında etkiler genellikle tropikal Pasifik çevresinde sınırlı kalıyor. Ancak 2015-2016’daki güçlü El Niño döneminde Africa’da kuraklık, ABD'de ise büyük seller yaşanmıştı. 


'Neredeyse her El Niño yılı çok sıcak geçiyor' 

Bilim insanlarına göre El Niño olayları genellikle kasım ve ocak ayları arasında zirveye ulaşıyor. Bu nedenle mevcut gelişmelerin küresel etkilerinin netleşmesi için birkaç ay daha gerekiyor. 


NASA'dan Severine Fournier, “Her El Niño farklıdır. Ancak neredeyse hepsi daha sıcak bir yıla ve dünyanın bazı bölgelerinde büyük yağış değişikliklerine yol açar” dedi. 


Bugün Avrupa, ABD ve Avustralya modelleri güçlü bir El Nino ihtimaline işaret ediyor. Ancak bilim insanları bu tahminlerin kesin olmadığını vurguluyor. 


Zira Pasifik Okyanusu, geleceğe dair sinyaller verse de bu sinyaller çoğu zaman gerçekleşmeyebiliyor. Örneğin 2017 yılında yapılan tahminler güçlü bir El Nino öngörmüş, ancak sonuçta zayıf ve kısa süreli bir olay yaşanmıştı. 


Yine de El Nino’nun bu yıl oluşma ihtimali, karşıtı olan La Nina’ya göre daha yüksek görünüyor. Ancak kesin değerlendirme yapmak için en azından sonbaharın sonu ya da kış başına kadar beklemek gerekiyor. 

Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.

Çağla Üren

DAHA FAZLASI

The Day After Tomorrow’dan Waterworld’e: Bilim kurgu filmleri iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratabilir

Filmin içindeki tartışma sahneleriyle birleştiğinde, karmaşık konuları ele alarak daha geniş bir izleyici kitlesine ulaşabilirler

Marta Musso

Dev Doğa Olayı Geri Dönüyor, Ekonomiyi ve Sofraları Vuracak

Türkiye'yi de bekleyen aşırı yağışlar, tarımsal kriz ve milyarlarca dolarlık ekonomik kayıp kapıda. El Nino felaket mi, bereket mi?

Samet Kelebek

Deniz seviyesi yüksekliği yanlış mı hesaplandı?

Dünya genelinde küresel ısınma nedeniyle yükselen deniz seviyelerinin tahminlerden daha yüksek olduğu ortaya çıktı

Tülin Açıkbaş