Çağla Üren
İklim
8 Haziran 2026 10:22

9 Soruda El Nino Alarmı: Okyanuslarda depolanan ısı atmosfere aktarılacak

Türkiye ve dünyayı ne bekliyor? Uzmanlar, El Niño'nun yalnızca Pasifik Okyanusu'nu ilgilendiren bir deniz olayı olmadığını, dünyanın dört bir yanındaki sıcaklıkları, yağış düzenlerini, tarımı, enerji sistemlerini, su kaynaklarını ve ekonomileri etkileyen en güçlü doğal iklim döngülerinden biri olduğunu vurguluyor.

9 Soruda El Nino Alarmı: Okyanuslarda depolanan ısı atmosfere aktarılacak

İllüstrasyon: VICTOR HABBICK VISIONS/SCIENCE PHOTO LIBRARY/gettyimages

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), Pasifik Okyanusu'nda gelişmekte olan El Niño olayının önümüzdeki aylarda ortaya çıkma olasılığının yüzde 80'e ulaştığını açıkladı. Kurumun son değerlendirmesine göre Haziran-Ağustos 2026 döneminde El Niño koşullarının oluşması beklenirken, bunun yıl sonuna kadar sürme ihtimali yüzde 90'ın üzerinde.


Uzmanlar, El Niño'nun yalnızca Pasifik Okyanusu'nu ilgilendiren bir deniz olayı olmadığını, dünyanın dört bir yanındaki sıcaklıkları, yağış düzenlerini, tarımı, enerji sistemlerini, su kaynaklarını ve ekonomileri etkileyen en güçlü doğal iklim döngülerinden biri olduğunu vurguluyor.


Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, yayımladığı video mesajda yaklaşan El Niño için "Dünya bunu acil bir iklim uyarısı olarak değerlendirmeli" dedi. Guterres, El Niño'nun zaten ısınmakta olan gezegende aşırı hava olaylarını daha da şiddetlendireceğini belirterek fosil yakıtlardan çıkışın hızlandırılması, yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması ve erken uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılması çağrısında bulundu.


1. El Niño nedir?

NASA'nın tanımına göre, El Niño, bilim insanlarının ENSO (El Niño-Güney Salınımı) adını verdiği doğal iklim döngüsünün bir parçası.


NSO, tropikal Pasifik Okyanusu ile atmosfer arasındaki etkileşim sonucu ortaya çıkan ve dünyanın en güçlü doğal iklim sistemlerinden biri olarak kabul edilen bir salınım. Bu döngü sırasında Pasifik'teki deniz yüzeyi sıcaklıkları, rüzgârlar ve yağış düzenleri birkaç yılda bir değişiyor. Doğu Pasifik'te suların normalden daha sıcak olduğu dönemler El Niño, daha soğuk olduğu dönemler ise La Niña olarak adlandırılıyor.


El Niño sırasında ekvatorun doğu Pasifik kesimlerinde normalden daha sıcak sular birikiyor. Bu sıcak sular atmosferi ısıtarak nemli havanın yükselmesine ve yağışların artmasına neden oluyor. Özellikle Peru ve Ekvador kıyılarında yoğun yağışlar görülürken, etkiler yalnızca bölgeyle sınırlı kalmıyor ve dünyanın farklı yerlerindeki hava koşullarını da değiştiriyor. Örneğin ABD'nin güneydoğusunda El Niño yıllarında ortalamadan daha fazla yağış düşebiliyor.


La Niña ise bunun tam tersi. Doğu Pasifik'te normalden daha soğuk suların birikmesiyle ortaya çıkıyor. Daha soğuk okyanus yüzeyi atmosfere daha az nem ve enerji sağladığı için bulut ve fırtına oluşumu azalıyor. Bunun sonucunda doğu Pasifik, Peru, Ekvador ve ABD'nin güneydoğusunda daha kurak koşullar görülebiliyor. El Niño ve La Niña, Pasifik'te yaklaşık üç ila yedi yılda bir meydana gelen doğal bir döngünün iki zıt ucu olarak tanımlanıyor ve çoğu zaman güçlü bir El Niño'nun ardından La Niña gelişebiliyor.


2. Pasifik'te alarm: El Niño'nun geleceğini nereden biliyoruz?

WMO'nun değerlendirmesine göre bu yıl El Niño'nun geliştiğine dair işaretler hem okyanus yüzeyinde hem de derin sularda giderek güçleniyor. Nisan sonu ile mayıs ortası arasında ekvatoral Pasifik'in orta ve doğu kesimlerindeki deniz yüzeyi sıcaklıkları El Niño eşiğine yaklaşırken, okyanusun alt katmanlarında sıcaklıkların mevsim normallerinin 6 derece üzerine çıktığı tespit edildi. Uzmanlara göre bu olağanüstü sıcak su rezervi yüzeye doğru yükselerek El Niño'nun güçlenmesine zemin hazırlıyor.

Bu bulgular, atmosferik koşulları ölçen Güney Salınım Endeksi'nin de El Niño'nun geliştiğine işaret eden veriler üretmesiyle desteklendi.


ABD Uzay ve Havacılık Dairesi NASA'nın da kullandığı Sentinel-6 Michael Freilich uydusundan elde edilen veriler, Mart-Mayıs 2026 arasında Pasifik'te doğudan batıya ilerleyen sıcak bir Kelvin dalgasının oluştuğunu ortaya koydu. Bu tür dalgalar, El Niño'nun gelişiminin en önemli erken göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor.


Uydu gözlemlerine göre Peru açıklarındaki deniz seviyesi mayıs ortasında uzun dönem ortalamalarının yaklaşık 15 santimetre üzerine çıktı. Isınan suyun genleşmesi nedeniyle meydana gelen bu yükselme, bölgedeki okyanus sıcaklıklarının belirgin şekilde arttığını gösteriyor.


3. Şiddeti ne olacak?

Bilim insanları El Niño olaylarını zayıf, orta, güçlü ve çok güçlü olmak üzere dört kategoriye ayırıyor. WMO, henüz yaklaşan olayın kesin gücünün belirlenemediğini ancak mevcut tahminlerin en az orta şiddette, hatta güçlü bir El Niño ihtimaline işaret ettiğini belirtiyor.


4. Ne kadar sürecek?

El Niño, genellikle iki ila yedi yılda bir görülüyor ve yaklaşık 9 ila 12 ay sürüyor. El Niño'nun kesin bir başlangıç ve bitiş tarihi yok, ancak bilim insanları takvim belirlemeye yarayan bir örüntü gözlemliyor. Buna göre, bu iklim olayı, genellikle mart-haziran arasında gelişmeye başlıyor, yaz boyunca güçleniyor ve kasım-şubat döneminde zirveye ulaşıyor. Ardından zayıflamaya başlıyor ve çoğu olay ilkbahar veya yaz aylarında sona eriyor.


WMO'nun son değerlendirmesine göre şu anda El Niño'nun haziran-ağustos döneminde ortaya çıkma olasılığı yüzde 80, sonbahar ve kış boyunca sürme olasılığı ise yüzde 90'ın üzerinde.

5. Kuraklık, seller, sıcak hava dalgaları: Sonuçları ne olacak?

El Niño'nun etkileri her olayda farklılık gösterse de bazı genel eğilimler mevcut. Tarihsel olarak El Niño, Güney Amerika'nın bazı bölgelerinde, ABD'nin güney kesimlerinde, Doğu Afrika'da ve Orta Asya'nın bazı bölümlerinde yağışları artırabiliyor. Buna karşılık Orta Amerika, Karayipler, Avustralya, Endonezya ve Güney Asya'nın bazı bölgelerinde kuraklık riskini yükseltiyor.


WMO'nun bölgesel iklim tahminleri de benzer bir tablo ortaya koyuyor. Afrika Boynuzu'nun kuzey kesimlerinde kritik yağış sezonunda normalin altında yağış beklenirken, Güney Asya'da muson yağmurlarının zayıflaması öngörülüyor. Orta Amerika için ise daha sıcak ve daha kurak koşullar tahmin ediliyor.


Kaynak: World Meteorological Organization (https://wmo.int/)

El Niño ayrıca tropikal bölgelerde sıcak hava dalgalarını güçlendirebilir, bazı bölgelerde sel riskini artırabilir ve tarımsal üretimi olumsuz etkileyebilir. Kuraklık nedeniyle gıda üretiminde yaşanabilecek düşüşler küresel gıda fiyatlarını da etkileyebilir.

WMO ayrıca, neredeyse küresel ölçekte hava sıcaklığının normalin üzerinde seyredebileceğini tahmin ediyor.


Kaynak: World Meteorological Organization (https://wmo.int/)

Öte yandan, El Niño'nun bazı olumlu etkileri de olabiliyor. ABD'nin güney eyaletleri ve Peru'da artan yağışlar tarım açısından fayda sağlayabilirken, Kuzey Atlantik'te kasırga oluşumunu baskılayarak Atlantik kasırga sezonunun daha sakin geçmesine katkıda bulunabiliyor. Buna karşın Doğu Pasifik'te tropikal fırtına faaliyetleri artabiliyor.


6. Türkiye'yi etkileyecek mi?

Güçlü bir El Niño'nun Türkiye'yi de etkileyeceği düşünülüyor, ancak bu etki Peru, Endonezya veya Avustralya'daki kadar doğrudan ve öngörülebilir değil. Türkiye, El Niño'nun ana etki bölgesinde yer almıyor ama "uzaktan etkilenen" bölgelerden biri.

Akdeniz bölgesiyle ilgili en güçlü beklenti ise sıcaklıklar üzerinde. Zira WMO, yaklaşan El Niño'nun küresel sıcaklıkları yükselteceğini ve dünyanın büyük bölümünde normallerin üzerinde sıcaklıklar görülebileceğini belirtiyor. Nitekim El Niño'nun en büyük etkilerinden biri, okyanuslarda depolanan ısının atmosfere aktarılması ve küresel ortalama sıcaklıkların yükselmesi.


Öte yandan, El Niño, "mutlaka kuraklık" anlamına da gelmiyor. Akdeniz ikliminde bazı dönemlerde yağış azalırken bazı dönemlerde aşırı yağış olayları da görülebiliyor. Uzmanların tahminlerine göre, ortalama olarak daha sıcak koşullar ve kuraklık riski artabilir, ancak aynı zamanda kısa süreli aşırı yağış ve sel olaylarının görülme ihtimali de ortadan kalkmıyor.


7. Türkiye'de tarım ürünleri tehlikede mi?

Türkiye'de yapılmış akademik çalışmalar, El Niño ile Akdeniz Bölgesi'ndeki bazı tarım ürünlerinin verimi arasında ilişki bulmuştu.


Örneğin, Hatay, Adana ve Mersin'i kapsayan bir çalışmada güçlü El Niño yıllarında zeytin, üzüm ve pamuk verimlerinde düşüşler görüldüğü bildirilmişti. Araştırmacılar özellikle çok güçlü El Niño dönemlerinde tarımsal üretimin olumsuz etkilenebileceğini belirtmişti. Ayrıca kuraklık ve aşırı sıcaklık dalgalanmaları ihtimali söz konusu olduğunda orman yangınları da bir diğer risk.


8. İklim değişikliği El Niño'yu güçlendiriyor mu?

Bilim insanları, iklim değişikliğinin El Niño olaylarının sıklığını veya şiddetini artırdığına dair kesin kanıt bulunmadığını vurguluyor. Ancak küresel ısınmanın El Niño'nun etkilerini daha yıkıcı hale getirebildiği belirtiliyor.


Daha sıcak bir atmosfer ve daha sıcak okyanuslar, aşırı yağışlar ve sıcak hava dalgaları gibi olaylar için daha fazla enerji ve nem sağlıyor. Bu nedenle doğal bir iklim olayı olan El Niño, insan kaynaklı küresel ısınmanın etkileriyle birleştiğinde çok daha ağır sonuçlar doğurabiliyor.


Nitekim 2023-2024 yıllarında yaşanan son El Niño, kayıtlardaki en güçlü beş olaydan biri olmuş ve 2024'te küresel sıcaklık rekorlarının kırılmasına katkıda bulunmuştu. Bilim insanları 2026 El Niño'sunun da halihazırda rekor seviyelere ulaşan küresel sıcaklıkların üzerine ek bir baskı oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.


9. Erken uyarılar neden hayati önem taşıyor?

WMO Genel Sekreteri Celeste Saulo, El Niño'nun bilim insanları tarafından iyi anlaşılan bir iklim olayı olduğunu ve erken hazırlık sayesinde can kayıplarının ve ekonomik zararların azaltılabileceğini söyledi.


Saulo, hükümetlerin, insani yardım kuruluşlarının ve iklime duyarlı sektörlerin önümüzdeki aylarda yayımlanacak mevsimsel tahminleri yakından takip etmesi gerektiğini belirterek, "Erken uyarı sistemleri hayat kurtarmak ve toplumların dayanıklılığını artırmak için kritik öneme sahip" dedi.


Uzmanlara göre önümüzdeki aylarda Pasifik'te gelişecek El Niño'nun gücü ve süresi netleştikçe, dünyanın farklı bölgelerinde karşılaşılabilecek kuraklık, sel ve sıcak hava dalgalarına ilişkin tahminler de daha ayrıntılı hale gelecek.

Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.

Çağla Üren

DAHA FAZLASI

Dünya Kupası maçlarının 4'te 1'i Tehlikeli Sıcaklıklarda Oynanabilir

Yeni bir raporda, Miami, Kansas City, Philadelphia, Dallas ve Houston’ın 2026 Dünya Kupası sırasında maçların oynanacağı yerler arasında özellikle sıcak olabileceği uyarısında bulunuluyor.
Fernanda González

Dünya'daki Karmaşık Yaşamın Sonu Hesaplandı

Yeni bir çalışmaya göre, Dünya'daki karmaşık bitkisel yaşamın sonu daha önce düşünüldüğü kadar yakın olmayabilir.
Çağla Üren

NASA Verileri Dev Sıcak Dalgayı Ortaya Çıkardı: Dünya Çapında Hava Durumunu Değiştirebilir mi?

Halihazırda Avrupa kıtası ve Hindistan erken gelen sıcak hava dalgasıyla mücadele ederken, NASA ve Avrupalı ortakların uydu verileri yılın ilerleyen dönemlerine dair yeni ipuçları sundu
Çağla Üren

The Day After Tomorrow’dan Waterworld’e: Bilim kurgu filmleri iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratabilir

Filmin içindeki tartışma sahneleriyle birleştiğinde, karmaşık konuları ele alarak daha geniş bir izleyici kitlesine ulaşabilirler
Marta Musso