Mutfak Süngeriniz Bakteri Yuvası mı? Görüntü ve Kokudan Anlaşılmıyor
Almanya Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü'nün yayımladığı yeni araştırma, bu bakterilerin süngerlerde hızla çoğalabildiğini ve buradan mutfaktaki diğer yüzeylere kolayca yayılabildiğini ortaya koydu.
İllüstrasyon: Elizabeth Fernandez/gettyimages (Yapay zeka ile düzenlenmiştir)
Mutfakta kullanılan klasik bulaşık süngerleri ve tel süngerler, çok sayıda mikroorganizmayı barındırabilir. Bunlar arasında gıda kaynaklı hastalıklara yol açabilen Salmonella, Escherichia coli (E. coli) ve Staphylococcus aureus gibi bakteriler de var.
Almanya Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü'nün (BfR) yayımladığı yeni araştırma, bu bakterilerin süngerlerde hızla çoğalabildiğini ve buradan mutfaktaki diğer yüzeylere kolayca yayılabildiğini ortaya koydu.
Üstelik araştırmacılar, bakterilerle yoğun şekilde kirlenmiş süngerlerin dış görünüşlerinde dikkat çekici bir değişiklik olmadığını belirledi.
Süngerlerde kötü koku, kirli görünüm ya da yağlı bir his oluşmaması, tüketicilerin yalnızca görünüş ve kokuya bakarak süngerin temiz olup olmadığını anlamasını zorlaştırıyor. Bu nedenle uzmanlar, evde enfeksiyon riskini azaltmak için mutfak süngerlerinin düzenli olarak değiştirilmesi gerektiğini vurguluyor.
BfR Başkanı Andreas Hensel, gıda kaynaklı enfeksiyonların önemli bir bölümünün evlerde meydana geldiğine dikkat çekerek, "Bu enfeksiyonlar her zaman sadece bir veya iki günlük rahatsızlıkla sınırlı kalmıyor. Özellikle yaşlılar, altta yatan hastalığı bulunan kişiler ve küçük çocuklar için ciddi sonuçlar doğurabiliyor" dedi. Araştırma, hakemli bilimsel dergi Journal of Food Protection'da yayımlandı.
Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre, dünya genelinde her yıl yaklaşık 600 milyon kişi gıda kaynaklı hastalıklara yakalanıyor. Büyük salgınlar daha çok restoran ve toplu yemek hizmetleriyle ilişkilendirilse de uzmanlar, ev mutfaklarının da önemli bir bulaşma kaynağı olduğunu belirtiyor. Özellikle çiğ tavuk gibi bakteri taşıyabilen gıdaların hazırlanması sırasında hijyen kurallarına uyulmaması, mikroorganizmaların mutfak yüzeylerine yayılmasına neden olabiliyor.
Bakteriler birkaç gün içinde hızla çoğaldı
Çalışmada araştırmacılar, piyasada satılan mutfak süngerlerine farklı yoğunluklarda E. coli ve Salmonella içeren çözeltiler uyguladı. Bazı süngerlere ise gıda zehirlenmesine yol açabilen toksinler üretebilen Staphylococcus aureus bakterisi bulaştırıldı.
Sonuçlar, başlangıçta bakteri sayısı düşük olsa bile tüm patojenlerin birkaç gün içinde önemli ölçüde çoğaldığını gösterdi. Dahası, bakteriler süngerler birkaç gün boyunca kuruduktan sonra bile yaşamlarını sürdürebildi.
Araştırmacılar ayrıca, süngere hafifçe bastırmanın bile bakterilerin tezgâh, lavabo veya diğer mutfak yüzeylerine geçmesi için yeterli olduğunu belirledi.
Bu bakteriler daha sonra gıdalara bulaşabiliyor ve özellikle yeterince pişirilmeden tüketilen yiyecekler aracılığıyla gıda kaynaklı hastalıklara neden olabiliyor. Bazı durumlarda enfeksiyon oluşturmak için çok düşük miktarda bakteri bile yeterli olabiliyor.
Kötü koku olmaması güvenli olduğu anlamına gelmiyor
Araştırmaya göre birçok kişi mutfak süngerini ne zaman değiştireceğine kokusuna veya görünümüne bakarak karar veriyor. Ancak bilim insanları, yüksek bakteri yüküne rağmen test edilen süngerlerde belirgin bir koku veya görünüm değişikliği gözlemediklerini belirtiyor. Bu nedenle koku ve görünüm, süngerin hijyenik olup olmadığını gösteren güvenilir ölçütler olarak kabul edilmiyor.
Süngerin ne sıklıkla değiştirilmesi gerektiği kullanım şekline bağlı olsa da uzmanlar, çiğ etle temas eden yüzeylerin temizliğinde kullanılan süngerlerin iş bittikten sonra atılmasını öneriyor. Alternatif olarak, süngerin içindeki bakteri miktarı 70 santigrat derecenin üzerindeki suda en az iki dakika bekletilerek azaltılabilir.
Bağışıklık sistemi zayıf kişiler, yaşlılar veya küçük çocukların bulunduğu evlerde süngerlerin daha sık değiştirilmesi tavsiye ediliyor.
Araştırmacılar ayrıca bulaşık fırçaları ve mikrofiber bezlerin daha düşük bakteri yükü taşıdığını, daha hızlı kuruduğunu ve bulaşık makinesi veya çamaşır makinesinde en az 60 santigrat derecede yıkanarak etkili şekilde temizlenebildiğini belirtiyor.
Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.