7/24 Destek: Yapay Zeka, Alkol Bağımlılığı Tedavisinde Umut Olabilir
Gece 02.00’de kriz anında ChatGPT’ye sığınan bir bağımlının hikayesi, Z kuşağının Sober Curious trendi ve 1,4 trilyon dolarlık alkolsüz içecek pazarı... Yapay zeka, Anonim Alkolikler’in efsanevi sponsorluk sisteminin yerini alabilir mi?
Foto-illüstrasyon: Alena Frolova/gettyimages (Yapay zeka ile düzenlenmiştir)
Saat gece 2 suları, sokaklar karanlık ve sessiz. Ancak Jason*’ın mutfak lambaları yanıyor, gözleri ise tezgahta duran bir şişe şarap ile dakikalardır bakışıyor. Jason* bir alkol bağımlısı ve tedavi sürecini sabote etme ihtimaliyle karşı karşıya. Son birkaç yıldır Anonim Alkolikler buluşmalarına katılsa da kendini iyi hissetmiyor, biriyle konuşmalı. Bu durumlarda sponsorunu araması gerekiyor, ancak gecenin bu saatinde telefon rehberine girip destek istemekten çekiniyor. Buna rağmen biriyle konuşmaya ve bağımlılığına yenilmemek için ikna edilmeye ihtiyacı var. İşte tam bu anda bir 21. yüzyıl mucizesi araya giriyor: O kararsızlık anında ChatGPT sekmesini açıyor ve bot’a, “Sanırım bugün içki içeceğim.” yazıyor. Hiçbir gecikme, kafa karışıklığı ya da yargılama olmadan yanıtı hemen alıyor: “Selam Jason, hemen o şişeyi boşalt ve çöpe at.” Ardından gerekçeler, motivasyon cümleleri ve nihayetinde ikna seansı bunu takip ediyor. Jason*, o gece bir AI yazılımı sayesinde sağlığını korumaya devam ediyor ancak geride önemli bir soruyla bizi baş başa bırakıyor: Uykusuz bir algoritma, bağımlılık mücadelesinde etkin bir rol oynayabilir mi?
Alkol bağımlılığının ciddiyetini bugünlerde göz ardı etmek kolay. Nihayetinde Z kuşağı, alkole mesafeli yaklaşımıyla son birkaç yıldır gündemde. Dry January ve Sober October gibi dijital dünya kökenli trendlerle birbirlerini bir ay boyunca alkolsüz yaşam challenge’larına teşvik ediyorlar. Bir başka eğilim olan sober curious yaklaşımıyla ise alkolü tamamen yasaklamak yerine tüketim alışkanlıklarını sorguluyor, yaşam boyu sürebilecek daha mesafeli bir ilişki kuruyorlar. Bu değişim, içecek pazarını da kökten dönüştürüyor.
Precedence Research’ün analizine göre alkolsüz içecekler pazarı, değişen tüketim alışkanlıklarının da etkisiyle yüzde 7,34’lük bir büyüme gösterdi ve dünya çapında 1,4 trilyon dolarlık bir değere ulaştı. Dünyanın en önemli alkollü içecek üreticilerinin alkolsüz alternatiflere, fermente içeceklere ve yetişkin damak tadına hitap eden yeni ürün kategorilerine yatırım yapması da bu dönüşümün gündelik hayattaki yansımaları arasında. Zira yeni nesil tüketiciler, alkolün yan etkileriyle yüzleşmek yerine hem lezzetli hem de daha sağlıklı olduğu iddiasını taşıyan içeceklere yöneliyor. Haliyle alkolün hayatımızdan çıkmaya başladığına ve bağımlılıkların da bu kültürel dönüşümle birlikte ortadan kalktığına dair bir illüzyon oluşabiliyor. Ancak dünya değişse de bağımlılık hala burada. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yılda 2,6 milyon ölüme sebep olan alkol, yaklaşık 111 milyon kişinin yaşadığı alkol kullanım bozukluğunun da başlıca sorumlusu. Algoritmalar tam bu noktada devreye girebilir: AA, namıdiğer Anonim Alkolikler, tedavi süreci boyunca yapay zekayla ciddi bir ortaklık kurma potansiyeli taşıyor.
AA’yı daha yakından tanımak isteyenler için kısa bir özet: Bir borsa spekülatörü olan Bill Wilson ve cerrah Bob Smith’in yolları kesiştiğinde, her ikisi de birer alkol bağımlısıydı. 1920’ler Amerika’sının alkolü bir ahlaki sorun olarak nitelendiren yapısı ve alkol satış yasaklarının ardından Büyük Buhran ile 30’larda hükümet, vergi gelirlerinden faydalanmak adına alkolü serbestleştirmişti. Bu dönem hem Amerikanlar için alkol bağımlılığının ciddi seviyede yükselişi ve “Alkolü nasıl yasaklayabiliriz?” sorusunun yerini “Bağımlıları nasıl iyileştirebiliriz?” sorusuna bırakmasına ışık tutuyordu; hem de global ekonomik kriz ile İtalya ve Fransa gibi ülkelerde son yüzyılın en yüksek alkol kullanım oranlarını göz önüne seriyordu. İşte Wilson ve Smith’in beraber çıktığı Anonim Alkolikler yolculuğu; kamu sağlığını tehdit eden bu dönüşüme karşı on iki basamaklı bir tedavi planı ve kolektif dayanışma hedefiyle oluşturuldu. Bir anlamda kişisel dönüşüm rehberi de olan AA; farkındalık odaklı ilerleyerek bağımlıların bir başka bağımlı olan sponsorlar tarafından birebir destek alması üzerine kurulu, gönüllü bir sistemle bugün de varlığını koruyor. National Institutes of Health verilerine göre AA bünyesinde sponsorla kurulan iletişim, bağımlılar için ayıklık oranını %13’ten %42’ye kadar çıkaran ciddi bir etkiye sahip. Ama nihayetinde insan ilişkileri karışık, bağımlılık ise her an nüksetme riskini taşıyan çetrefilli bir yol: Bu noktada destek ve iletişimi standardize eden bir algoritma, bir umut ışığına nasıl dönüşebilir?
New Mexico Üniversitesi’nden Moniz-Lewis ve çalışma arkadaşları, araştırmalarında bu soruyla yola çıktı: Çeşitli akademik metinler ve anahtar kelimelerin veri tabanlarında, arama motorlarında taranması üzerine ortaya çıkan sonuç; fikri doğruladı. AI, 7/24 erişilebilirliği ve objektifliği ile bağımlılık süreçlerine ciddi bir sponsor desteği vaat ediyordu. LLM modellerinin bağımlılara, özellikle kendilerini zayıf hissettikleri günlerde sunduğu motivasyon konuşmaları ve telkinler; içtenlikle özümseniyor ve kişilerin davranışlarını iyi yönde şekillendiriyordu. Araştırmaya göre AI ile kurulan iletişim, sadece tedavinin ana odaklarına yardımcı olmakla kalmayıp eşzamanlı olarak kişileri, empati gibi farklı olumlu davranışlara da teşvik etme gücüne sahipti. National Institutes of Health, bu modellerin ne tür formatlarda daha iyi çalışacağı sorusuna eğildi; bulgulara göre mobil aplikasyonlar olarak sunulan AI modelleri, kişisel takip, geri bildirim mekanizmalarıyla etkileyici sonuçlar veriyor ve alkole dönüş (ya da kayma) riskini azaltıyordu. Mobil aplikasyonlarda fark yaratan önemli bir nokta, sunulan oyunlaştırma özelliği ile tedavi sürecini bir wellness pratiğine dönüştüren ve duygusal yükünü hafifleten yazılımlar oluşlarıydı.
Yine de konu, ne yazık ki burada açıklığa kavuşmuyor. Yani bir alkol bağımlısı, yarın sadece ChatGPT ile konuşarak iyileşme yolculuğuna kendini adayamıyor. Her ne kadar AI; çoğu kişi için beslenmeden ilişki tavsiyelerine ve hatta dert ortaklığına bir 'üst otorite' olarak konumlansa da aslında yapay zeka modellerinin muhakeme yeteneği hala bir soru işareti. Çeşitli riskleri de beraberinde taşıyor: Öncelikle AI’ın, bağımlıları alkolü hemen kesmesi adına manipüle ederek potansiyel bir delirium tremens’a sebep olma ihtimali karşımıza çıkıyor. Diğer yandan bir bağımlının, AI modelini kendisine içki içme izni verecek şekilde ikna etmesi de düşük bir olasılık değil. Moniz-Lewis ve çalışma arkadaşlarının ciddi anlamda kuşku duyduğu nokta ise, verilerin güvenliği ve gizliliği üzerine. Fiziksel versiyonu dahi anonimlik ile şekillenen bu tedavi sürecinde yapay zeka modellerinin bu hassas verileri nasıl işlediği, gerçek bir endişe sebebi ve ciddi bir şeffaflık gerektiriyor. Bu tür etik soru işaretleri dolayısıyla şimdilerde App Store’da karşılaşacağınız 'sobriety-AI' kod adlı uygulamaların birçoğu hala erken erişim duvarları arkasında kalıyor ya da nihayetinde insan danışmanlara yönlendiriyor, yani bir anlamda hayalet uygulamalar olarak varlığını sürdürüyor.
Emory Üniversitesi ve PMC, AI’ın sürece dahil oluşu yerine insanın süreçten uzaklaşması açısına eğiliyor. Sahi, bir mental hastalık olarak tanımlanan alkol bağımlılığında insan desteği süreçten elini ayağını çekebilir mi? Bulgular, sponsorluk sürecinin başarıyla sonuçlanmasının sadece sürekli bir telkinin değil, insana özgü bir etkileşimin eseri olduğunu gösteriyor. Anonim Alkolikler’in başarısının ardında aynı yollardan geçmiş bir mentora duyulan güven merkezde yer alırken bu pozitif sonuçlar sadece mentee’yi değil, sponsoru da etkiliyor. Araştırma, başkalarına edilen yardımın beyindeki ödül mekanizması ve sorumluluk duygusunu yeniden yapılandırdığını ortaya koyuyor. Haliyle sponsorluk sistemi, klasik bir mental destekten farklı olarak etkin bir alışveriş olarak ilerliyor. Zira sponsorlar da bu danışmanlık süreci sayesinde ayıklık yolculuklarında güçlü kalıyorlar. AI ise bu tip içgörüleri özümsemekte soru işaretleri yaratıyor, danışanı tek alıcı olarak konumlandırıyor. Belki de LLM modellerinin koşulsuz özverileri, ilk kez ciddi bir sorun yaratıyor. Çünkü süreç, makineleşemeyecek kadar insana has bir doğada kurgulanmış.
Yine de teknolojinin yarını daima beklenmeyen ile şekillenir. Şimdilik 7/24 müsaitliği ve telkin etme yetisi ile klasik sponsorluk sistemlerine bir destek olarak kullanılabilecek modeller; günün birinde sahiden de 'her an her saniye erişilebilir o sponsora' dönüşebilir. Zira dünyada bağımlılığa karşı savaş, Z’nin alkolle mesafesine eş zamanlı olarak yükseliyor. Recovery AI gibi ChatGPT’ye entegre 'ayıklık botları' her geçen gün yeni kullanıcılar kazanırken farkındalık ve sağlık odaklı AI yazılımlarına artacak yatırımlarla gelecekte binlerce bağımlı için tedavinin daha erişilebilir olma ihtimali de beliriyor. Anlayacağınız gece 2’de sponsorunu aramaya çekinen Jason*, bundan sadece birkaç yıl sonra kriz anını bir algoritmayla atlatabilir. Buna rağmen görünen o ki ertesi sabah tebrik kahvesini içerken yine bir insana, gerçek bir paylaşıma ihtiyaç duyacak.
Koç Üniversitesi ve Kadıköy Anadolu Lisesi mezunu. Medya kariyerine öğrencilik yıllarında, L’Officiel’de başladı. Vogue Türkiye’de moda ve kültür üzerine yazıyor, WIRED Türkiye’de dijital kültürün bu disiplinlerle etkileşiminin izini sürüyor. İstanbul ve Berlin arası yaşadığı bugünlerde çalışmalarına her iki ülkeden çeşitli yayınlarla devam ediyor.