Çağla Üren
Bilim
4 Haziran 2026 19:13

Dünya Tarihinin Bilinen En Büyük Akrebi Müze Çekmecesinden Çıktı

Yeni araştırmaya göre, daha önce dev bir kabuklu olarak sınıflandırılan 415 milyon yıllık fosiller aslında bir metre uzunluğa ulaşabilen devasa bir akrebe ait

Dünya Tarihinin Bilinen En Büyük Akrebi Müze Çekmecesinden Çıktı

İllüstrasyon:Praearcturus gigas'ın canlandırması ©Franz Anthony

Bilim insanları, yaklaşık 150 yıldır müze koleksiyonlarında bulunan fosillerin yeniden incelenmesi sonucunda, dünyanın şimdiye kadar yaşamış en büyük akrebini keşfettiklerini açıkladı. Palaeontology dergisinde yayımlanan yeni araştırmaya göre, daha önce dev bir kabuklu olarak sınıflandırılan 415 milyon yıllık fosiller aslında bir metre uzunluğa ulaşabilen devasa bir akrebe ait.


İlk kez 1871 yılında tanımlanmıştı

Yeni adıyla "Praearcturus gigas" olarak tanımlanan canlı, ilk kez 1871 yılında bilim dünyasına tanıtılmıştı. O dönemde araştırmacılar, fosillerin bir odun biti benzeri dev bir kabukluya ait olduğunu düşünüyordu. Ancak fosillerin parçalı halde korunmuş olması nedeniyle canlının gerçek kimliğini belirlemek mümkün olmamıştı.


Son yıllarda bulunan daha iyi korunmuş örnekler ve gelişmiş görüntüleme teknolojileri sayesinde bilim insanları fosilleri yeniden inceleme fırsatı buldu. Üniversitenin basın bildirisine göre, araştırma ekibi, X-ışını tomografisi gibi modern yöntemler kullanarak fosilleri detaylı biçimde analiz etti ve anatomilerini hem yaşayan hem de soyu tükenmiş çeşitli eklembacaklılarla karşılaştırdı.


Dev kıskaçları gerçek kimliğini ortaya çıkardı

İncelemeler sonucunda fosillerde yalnızca akreplerde görülen bazı özellikler tespit edildi. Bunlar arasında sabit ve hareketli parmaklardan oluşan dev kıskaçlar dikkat çekti. Hareketli parmak kısmının uzunluğu 76 milimetreyi aşıyordu.


Araştırmacılar ayrıca canlıda, günümüz akreplerinin tehlike anında vücut parçalarını birbirine sürterek çıkardığı uyarı seslerini üretmeye yarayan özel bir sürtünme yüzeyi bulunduğunu belirledi. Göğüs yapısının da daha önce tanımlanmış Silüriyen dönemi akrebi "Eramoscorpius brucensis" ile benzerlik gösterdiği ortaya çıktı.


Akrepler arasında eşi benzeri yok

Bununla birlikte "Praearcturus gigas", bilinen diğer tüm akreplerden farklı özellikler de taşıyordu. Özellikle karın segmentlerinin yanlarında bulunan kanat benzeri çıkıntılar bilim insanlarının dikkatini çekti. Araştırmacılar, yaklaşık bir metre uzunluğundaki bu canlının dev kıskaçlarıyla yaşadığı dönemin en korkutucu avcı örümceğimsilerinden biri olduğunu düşünüyor.


Bu boyutuyla "Praearcturus", şimdiye kadar tanımlanan en büyük akrep unvanını elde etmiş oldu. Canlının yaşam biçimi ise araştırmanın en gizemli yönlerinden biri olmaya devam ediyor. Ekip bu konuda kesin bir yanıt bulamadı. Araştırmacılar dev akrebin yarı sucul bir yaşam sürmüş olabileceğini de düşünüyor.


Müze çekmecesinde 150 yıl boyunca saklı kaldı

Araştırmanın en dikkat çekici yönlerinden biri ise fosillerin uzun süredir bilim insanlarının gözleri önünde bulunması.


Söz konusu örnekler 150 yıldan uzun süredir müze koleksiyonlarında yer alıyordu. Ancak ancak son yıllarda elde edilen yeni fosiller ve gelişmiş analiz yöntemleri sayesinde gerçek kimlikleri ortaya çıkarılabildi.


Dev eklembacaklıların tarihini geriye çekti

"Praearcturus gigas" yalnızca dünyanın en büyük akrebi unvanını almakla kalmadı, aynı zamanda dev eklembacaklıların ortaya çıkış tarihini de önemli ölçüde geriye çekti. Araştırmacılar, bu türün daha önce dev eklembacaklıların en ünlü örneklerinden biri olan ve bir otomobil büyüklüğüne ulaşabilen "Arthropleura"dan yaklaşık 50 milyon yıl daha yaşlı olduğunu belirtiyor.


Bu da Dünya'da dev boyutlu eklembacaklıların sanılandan çok daha erken ortaya çıkmış olabileceğini gösteriyor.

Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.

Çağla Üren

DAHA FAZLASI

Hiçbir Şeyden Keyif Alamamak Bir İş Yeri Sorunu Olabilir mi?

Pazar günü kahvesinin eski tadı yoksa sorun her zaman kahvede olmayabilir. Anhedoni üzerine yapılan çalışmalar, stres biyolojisi ve işyeri ruh sağlığı verileriyle birlikte okunduğunda, haz kaybı giderek daha geniş bir soruya bağlanıyor: Çalışma hayatı, insanın ödül sistemini nasıl değiştiriyor?
E. Can Özer

Dünya'dan Jüpiter'in Uydusuna Yaşam Gitmiş Olabilir

Gürcistan'daki Tiflis Özgür Üniversitesi'nden Fizik Profesörü Osmanov, Dünya'dan kopan ve bakteri taşıyan toz parçacıklarının Europa'ya ulaşmış olabileceğini hesapladı.
Çağla Üren

Dünya Kupası maçlarının 4'te 1'i Tehlikeli Sıcaklıklarda Oynanabilir

Yeni bir raporda, Miami, Kansas City, Philadelphia, Dallas ve Houston’ın 2026 Dünya Kupası sırasında maçların oynanacağı yerler arasında özellikle sıcak olabileceği uyarısında bulunuluyor.
Fernanda González

Dünya'daki Karmaşık Yaşamın Sonu Hesaplandı

Yeni bir çalışmaya göre, Dünya'daki karmaşık bitkisel yaşamın sonu daha önce düşünüldüğü kadar yakın olmayabilir.
Çağla Üren