Devletin Yeni Memuru Chatbot mu Olacak?
Fransa, tüm kamu hizmetlerinde kullanılacak ortak bir yapay zeka asistanı kurmak için 655 milyon euroluk yatırım açıkladı. Türkiye ise yeni Yapay Zeka Eylem Planı’yla kamuda yapay zeka devriminin zeminini hazırlıyor. Vatandaşın karşısına çıkacak yeni soru şu: Devletle konuşurken karşımızda kim olacak?
Görsel: MASTER/gettyimages (Yapay zeka ile düzenlenmiştir)
Bir vergi borcu sorgusu. Eksik belgeyle geri dönen bir sosyal yardım başvurusu. E-Devlet’te aranan ama adı bir türlü bulunamayan hizmet. Bugünün dijital devlet deneyimi bugün arayüzler, PDF’ler, formlar ve çağrı merkezleri arasında gidip geliyor. Artık bu dijital devlet dairesinin yeni bir personeli var: yapay zeka asistanı chatbot.
Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, 16 Haziran 2026’da hükümetin yapay zeka için 655 milyon euroluk yatırım yapacağını ve tüm devlet hizmetlerinde kullanılacak ortak bir chatbot kuracağını açıkladı. Fransız kamu dijital dönüşüm kurumu DINUM’un geliştirdiği Albert API, kamu kurumlarının üretken yapay zekayı güvenli bir altyapı üzerinden kullanmasına imkan veren devlet destekli bir platform olarak konumlanıyor. Aynı ekosistemde geliştirilen L’Assistant, kamu çalışanlarının belgeleri sorgulamasına, metin üretmesine ve kurum içi kullanım senaryolarını test etmesine yardımcı oluyor. Fakat yapay zeka araçlarından aşina olduğumuz o uyarı burada da yer alıyor. Sistem, yanıtların hata içerebileceğini açıkça belirtiyor ama güvenilir kullanım için kaynak gösterimini ve kapalı altyapıyı öne çıkarıyor.
Türkiye’de ise tablo başka bir kanaldan ilerliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde 2026-2030 yılları arası için açıkladığı Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, kamuda yapay zeka kullanımını, düzenleyici deney alanlarını ve Ulusal Yapay Zeka Kurulu üzerinden kurulacak yönetişim zeminini gündeme taşıdı. Plana göre en az beş öncelikli sektörde yapay zeka çözümleri kontrollü ortamlarda test edilecek.
Bu dönüşümün Türkiye’deki ağırlığı e-Devlet’in ölçeğinde saklı. Resmi istatistiklere göre 69 milyonu aşan e-Devlet Kapısı’nın kullanıcı sayısı milyonlarca vatandaşı kapsıyor. Platformdaki binlerce hizmet alanı ise kamu işlemlerinin ne kadar büyük bölümünün halihazırda dijital arayüzlere taşındığını ve vatandaşlar tarafından benimsendiğini gösteriyor. Dolayısıyla böylesi büyük ölçekli bir platforma yerleştirilecek bir yapay zeka asistanı vergi, sağlık, sosyal güvenlik, belediye, eğitim ve adalet işlemleriyle temas eden dünya standartlarında bir kamu arayüzüne dönüşebilir.
Denetleme ve doğrulama
Bu yüzden chatbot’un hızlı cevap vermesi tek başına yeterli değil. Kamu adına verilen cevabın nasıl denetleneceği, yanlış yönlendirme halinde kimin sorumluluk alacağı ve vatandaşın hatalı bir yanıta nasıl itiraz edeceği en az hız kadar belirleyici olacak. Yardım başvurusu, engellilik raporu, vergi cezası ya da adli süreç gibi yüksek etkili alanlarda yapay zeka kullanımı, verimlilik başlığına sığmayacak kadar ağır sonuçlar doğurabilir.
Fransa örneği bu açıdan önemli bir işaret veriyor. Kamu chatbot’u devlet hizmetlerini sadeleştirme vaadi taşıyor. Aynı anda yeni bir bürokrasi biçimi de yaratıyor: Karar vermeyen ama yönlendiren, imza atmayan ama süreci belirleyen, memur olmayan ama memur gibi konuşan bir sistem.
Türkiye açısından soru aynı hatta açılıyor. Yapay zeka kamu hizmetlerini daha erişilebilir hale getirebilir. Vatandaşın doğru hizmeti bulmasını kolaylaştırabilir. Form doldurma, belge kontrolü, başvuru takibi ve kurumlar arası yönlendirmede ciddi zaman kazandırabilir. Fakat devletin ‘dijital kapısına’ yerleşecek bir yapay zeka, yalnız hızla değil, hata yaptığında nasıl durdurulacağıyla da tasarlanmalı.
Yakın gelecekte vatandaşın karşısına çıkan ilk görevli bir insan olmayabilir. Ekranın köşesinde beliren küçük bir kutu, “Size nasıl yardımcı olabilirim?” diye sorabilir.
Antikitenin kadim dillerinden dijitalin kodlarına uzanan disiplinlerarası bir köprüden geçmekte. WIRED Türkiye ile teknolojiyi sorunsallaştırırken, yedi sanatı yanına alarak öğrenmenin ve paylaşmanın peşinden gidiyor. 98 model, Boğaziçili.