Samet Kelebek
Dijital Dönüşüm
18 Temmuz 2026 10:38

'Dalga Geçme, Dalganı Paylaş'

Bu, Hatay depreminden etkilenen çocukların ve gençlerin denizle bağ kurmasını sağlama hikayesidir.

'Dalga Geçme, Dalganı Paylaş'

Fotoğraf: Hatay Sörf Merkezi

6 Şubat 2023 depreminden sonra Hatay Samandağ, sadece yapısal olarak değil, toplumsal hafıza ve gelecek kaygısı açısından da ağır bir enkaz altında kaldı. Bugün 19 yaşında olan Akıl Köse, 10 yaşından beri lisanslı olarak sürdürdüğü futbol kariyerini deprem sonrası bırakmak zorunda kalarak, neredeyse her şeyden uzaklaştı. Mayıs 2023 ise Köse için bir değişim zamanıydı. Balıkçılık yapan babasının sörfçü ve girişimci Deniz Toprak ile tanışması, Köse için de yepyeni bir kariyerin başlangıcı oldu. Toprak, profesyonel yaşam yerine kariyerine büyük tutkusu olan sörf alanında devam eden bir girişimci. İlk sörf girişimini Sri Lanka’da kuran Toprak, orada edindiği deneyimi memleketi Ordu’ya taşıdı. Dalgasıyla meşhur Karadeniz’in ilk sörf yatırımcısı olan Toprak, 6 Şubat depremlerinden sonra, ‘Nasıl yardımcı olabilirim?’ yaklaşımıyla Hatay’a gitti. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü’nden mezun Toprak’ın aklında sörf değil de daha çok kirli suları içilebilir hale getirebilecek bir çözüm bulmak vardı. Ta ki Samandağ sahilindeki dalgaları görene kadar. Nerede ne yapılabilir diye Hatay’ı bir uçtan diğer uca geçtiği yolculuğu esnasında sörfçü refleksi onu dürttü. Samandağ’daki dalgaların boylarını ölçünce, içinde hiç planda olmayan bir fikri büyümeye başladı. Sonrası çorap söküğü gibi geldi, girişimci Cemal Akar ile beraber Hatay Sörf Merkezi’ni kurmakta çok gecikmedi. 


Cemal Akar, sörfte Hatay’ın Türkiye sınırlarını aşıp uluslararası başarı elde etmesini sağlayan sörf merkezi kurma fikrinin doğduğu ilk günlere, 1.5 yıl öncesine geri dönüyor. “İlk kez dalga sörfü yapıp sudan çıktığımda” diyerek başlıyor: “İçimde müthiş bir mutluluk duygusunun giderek kabardığını hissettim. Kendi kendime dedim ki; bunu herkes tecrübe etmeli. Hayatım boyunca bu kadar eğlenceli bir spor yapmamıştım. Bir taraftan dalgayla, diğer taraftan sörf tahtasıyla uğraşırken işin ne kadar eğitici, geliştirici ve dönüştürücü olduğunu; doğayla o şekilde temas etmenin ne kadar kıymetli olduğunu fark ettim.” Deniz Toprak ise “Yarının daha umutlu olacağına inandığımız bir yerden, yarına dair hayal kurma kapasitesinin güçlendiğini ölçtük. Gençlerin hayal kuramadığı, geleceğe umutla bakamadığı bir yerdeydik. Sörf ile umutların yeniden yeşerdiği bir sürece girdik. Üstelik bunu basit iki araçla yapmak mümkün; sörf tahtası ve dalgalar” sözleriyle anıyor kuruluş sürecini. 


Akar ve Toprak, fikri biraz olgunlaştırdıktan hemen sonra Samandağ’da sörf yapabilecek 16-18 yaş aralığında gençlere ulaşıyor. Bunlardan biri de Toprak’la iletişimde olan balıkçının oğlu Akıl Köse. Sonrası Sri Lanka’dan, Türkiye Şampiyonluğuna ve sörf eğitmenliğine kadar uzanan heyecanlı bir kariyer hikayesi. 


Depreme kadar hep futbol hayali kuran Köse’nin projeyi duyduğunda aklına ilk gelen şey, ‘Samandağ’da sörf gerçekten mümkün mü?’ sorusu. Sebep, bölge halkının denizle ilişkisinin çok zayıf olması. “Hatta hiç yok” diye üsteliyor Köse ve devam ediyor: “Çünkü deniz çok korkulan bir şey, Samandağ’da. O günlerde bu fikir bana masal gibi, gerçek üstü bir şeymiş gibi gelmişti. Şimdiyse denize bakıyorum ve eğer dalga varsa, o gün güzel bir gün yaşayacağım demektir. Boğulma korkusu, deniz ve sörf sevgisine dönüştü. Sadece benim için değil, hepimiz için.” 


Bundan sonrasının Köse için bir kariyer hikayesine dönüşmesi çok zor olmuyor. Toprak’ın yardımlarıyla Hatay’da antrenmanlarına başlayan Köse, biraz tecrübe kazanıp Ordu’daki sörf okuluna gidiyor. Orada kaldığı bir yıl içerisinde Karadeniz Sörf Şampiyonası’nda iki farklı kategoride birincilik elde ediyor. Ardından Sri Lanka ve Kocaeli’ndeki şampiyonalarda derece alıyor. Bugünlerde bir yandan derslerine devam ediyor bir yandan da Hatay’da olduğu zamanlarda meraklısına sörf yapmayı öğretmeye çalışıyor. Kendisinin ve eğitim alan diğer çocukların en büyük motivasyonunun sörf merkezinin duvarında yazan bu sözde gizli olduğuna dikkat çekiyor: Benimle dalga geçme, dalganı benimle paylaş.

Kendi kurduğu sitelerde finans ve teknoloji içerikleriyle başladığı sektöre WIRED Türkiye editörü olarak devam ediyor. Her şeyi deneyen, vazgeçmeyen girişimci ruh. 4 yıl deneyimli editör. Teknoloji ve bir o kadar da finans meraklısı.

Samet Kelebek

DAHA FAZLASI

Kelimelerden Öğrenen Dünya Modeline

Yapay zekanın geleceği, metin tabanlı komutların ötesine geçerek hayatı gerçekten anlayan, onu deneyimleyerek öğrenen Dünya Modelleri’ne doğru ilerliyor.
Saniye Gülser Corat

Dünya Kupası’nın Veri Portreleri

Alexandre Bogachev, 2026 Dünya Kupası’nda oynanan maçları yaklaşık 1.500 ayrı veri noktasından üretilen hareketli sahnelere dönüştürüyor. Paslar, şutlar, kartlar ve gol ihtimalleri, tablo ve grafiklerden çıkıp sahanın üzerinde yükselen tepeler, ilerleyen yüzeyler ve renk dalgalarıyla anlam kazanıyor.
E. Can Özer

Netflix, İzleyicileri Tutmanın Yollarını Arıyor

Film ve dizi izlemek denildiğinde akıllara doğrudan dijital geliyor değil mi? Netflix’in vaadi de buydu: İstediğin zaman, istediğin içeriği izle. Ancak şimdi kartlar yeniden dağıtılıyor, Netflix izleyicileri tutmanın yollarını arıyor.
Samet Kelebek

YKS Gölgesinde Dijital Eğitim Patikaları

YKS milyonlarca öğrenciyi aynı ölçme düzeninde buluştururken, dijital eğitim araçları öğrenmenin giderek kişiselleştiği bir dönemi işaret ediyor. Merkezi sınavların ortak sayfası ile algoritmaların açtığı bireysel patikalar arasındaki mesafe, eğitimin geleceğine dair en somut gerilimlerden birini büyütüyor.
E. Can Özer