Dev Makineler 'Hastaneye' Yatıyor, Peki Sırada Ne Var?
‘Milli sporumuz’ olarak mizahı yapılan iş makinesi izlemek, belki de sektörün ve aletlerin gücüne, kapsamasına olan ilgiden kaynaklı. Ayrıca her ne kadar teknolojik makineler olsa da yapay zeka bu işe biraz uzak kalıyor
Fotoğraf: Built Robotics / Unsplash
İş makineleri aslında her gün, özellikle Türkiye’deki inşaat ve yapı sektörünü düşünürsek, her alanda görebildiğimiz cihazlar. Bu makinelerde taşıtlardan alışkın olduğumuz kilometreden ziyade çalışma saati önemli. Bir operatör aracılığıyla yönlendirilen makineler, boyutu ve gücüne göre de ayrılıyor.
Ağır sanayi gücü olarak tanımlanabilen bu sektör, TSM GLOBAL CEO’su Taner Sönmezer’e göre altyapı projeleri, inşaatlar, kentsel dönüşüm süreçler, madencilik faaliyetleri ve lojistik ağlar gibi birçok alanda aktif rol alıyor.
“Özellikle deprem sonrası, bölgenin tekrardan gelişimi için bu sektörde büyük yatırımlar yaparak tekrardan kalkınması için çaba gösterdik” diyor Sönmezer ve ekliyor: “Türkiye, iş makinesi pazarında ekskavatörler ve büyük paletliler açısından Avrupa’nın en büyük pazarlarından biri.”
Bir yerden geçerken iş makinesi gördüğünüzde dikkatinizi çekiyor değil mi? Durup biraz izliyor ve aslında bu makineleri merak ediyorsunuz. Küresel iş makineleri, altyapı ve değişimi doğrudan yansıtan endüstrilerden biri ve Sönmezer sektörü şu sözlerle özetliyor: “Eğer bir ülkede iş makinesi alınıyorsa o ülkede yatırım, gelişim, değişim vardır.”
Türkiye’nin konum ve iş ağı itibarıyla güçlendiğini belirten Sönmezer, Japon sanayi şirketi SUMITOMO ile olan iş birliğinden de bahsederken aralarındaki 26 yıllık dostluğu söylemeden geçemiyor. SUMITOMO CEO’su Mitsuhashi Isamu, “Türkiye, büyük bir oyuncu olarak bizim için çok değerli ve önemli bir pazar” sözleriyle ülkemizdeki sektöre dikkat çekiyor.
Yapay zekanın her alanda gelişimi ve sektörleri etkilemesi konusunda ise Sönmezer “insan” vurgusu yaparak açıklıyor: “Yapay zeka birçok işi bitirebilir ama iş makinesini satacak bir satıcı, sahada o ilişkiyi yönetecek bir insan her zaman gerekecektir.”
İş makinesi satışlarında doğrudan ‘patronlar’ın masaya oturduğunu belirten Sönmezer, “Çünkü müteahhit veya madencinin bu makine olmadan para kazanma ihtimali yoktur; bu onun ana makinesidir” diyor ve yapay zekanın kuramayacağı bağa dikkat çekiyor: “Bir akşam saat 11’de telefonunuz çalıyor ve önemli bir müşteri yani aslında bizim sektörde dostunuz arıyor. O telefonu nasıl açmayabilirsiniz? İşte bu dostluk bağı, yapay zekanın yakalayamayacağı bir konu ve önümüzdeki en azından 50-100 yıl bu konuda yapay zeka etkisine karşın rahatız.”
Gelecek 10 yılda iş makinelerinde teknolojik dönüşüm konusunda ise otomasyon, düşük emisyon ve elektrifikasyona dikkat çeken Sönmezer, ağır iş makinelerinde bu sürecin küçük tonajlılar, orta tonajlılar ve büyük tonajlılar olarak üçe ayrılacağını belirtirken sırasıyla küçük ve ortalarda hızlı ilerleyeceğini, büyük tonajlarda ise biraz zaman alacağını öngörüyor.
Elektrikli iş makinelerinin seri üretime geçiş süreci hakkında konuşan SUMITOMO Dünya Başkanı Mitsuhashi Isamu, Japon mühendislik ekolünün kalite anlayışını şu sözlerle aktarıyor: "Halihazırda elektrikli makinelerimiz var; bunları Amerika ve Japonya pazarlarındaki fuarlarda test ettik ve şu an Japonya'da çalışan yaklaşık 15 makinemiz mevcut. Ancak seri üretim konusunda Japonlar üretim hatlarında çok hassastır; kalite ve güven bir numaralı konu. Önümüzdeki 5 ila 7 yıl içinde üretim hatlarımızın yüzde 30'unun elektrikli ekskavatörlerden oluşacağını öngörüyoruz."
TSM GLOBAL, teknolojiyi sektöre entegre etme planlarına devam ederken, kendi öz varlıklarıyla finanse ettiği ve toplam bedeli 50 milyon dolar olan iki proje üzerinde çalışıyor. Sönmezer, “Ankara’da 10.000 m² kapalı, 10.000 m² açık alandan oluşan; satış, servis, yedek parça ve eğitim merkezini bitirmek üzereyiz. Temmuz 2026'da geçişini yapacağımız tesisin resmi açılışını Ekim’de gerçekleştireceğiz. Ankara, devletimizin merkezi olmasının yanı sıra müteahhit ve madencilerimizin de ana merkezidir” diyor ve ekliyor: “Ankara yatırımının hemen akabinde İstanbul'da, havalimanının yakınında çok stratejik bir konumda 22.000 m² kapalı alana sahip, Avrupa'nın en büyük tesislerinden birini geliştiriyoruz. Bu merkezi sıradan bir servisten ayıran en büyük özellik, ‘İş Makinesi Hastanesi’ konseptidir. Kullanılmış bir makine buraya girecek; bütün bakımları yapılıp, boyanıp, adeta yeni bir makine olarak çıkacak. Böylece makinenin ekonomik ömrünü 5 ila 10 yıl uzatmış olacağız. Bu, sürdürülebilirlik noktasında çok büyük bir adımdır".
Sönmezer, yönelttiğimiz “Fabrikada otonom teknolojilere yer verilecek mi?” sorusunu ise şöyle yanıtlıyor: “İş makinesi hastane servis istasyonlarında şu an otonomlar biraz zor. Bugün için zor. Çünkü insan kaynağı yaratmamız lazım. Yetkin, kaliteli insan kaynaklarının orada olması gerekiyor. Tabii ki elimizde diğer teknolojik ekipmanlar olacak ama yine insan ağırlıklı çalışan bir bakım tesisi ve hastane düzeni olacak.”
Kendi kurduğu sitelerde finans ve teknoloji içerikleriyle başladığı sektöre WIRED Türkiye editörü olarak devam ediyor. Her şeyi deneyen, vazgeçmeyen girişimci ruh. 4 yıl deneyimli editör. Teknoloji ve bir o kadar da finans meraklısı.