Yapay Zeka Veri Merkezleri Şebekeyle Pazarlığa Oturdu
Google, Nvidia, Anthropic ve büyük enerji şirketlerinin kurduğu yeni ittifak, yoğun saatlerde tüketimini azaltabilen veri merkezlerine şebekede öncelik verilmesini istiyor. Plan elektrik sistemini rahatlatabilir. Fakat kesinti sözü tutulmazsa yeni hatların ve trafoların maliyeti yine hanelere kalabilir.
Görsel: Yuichiro Chino / getttyimages
Elektrik şebekesi sıcak bir yaz öğleden sonrasında sınırına yaklaşırken bir yapay zeka modelinin eğitimi birkaç saat bekleyebilir mi? Google, Nvidia, Anthropic ve ABD’nin önde gelen enerji şirketleri bu soruya evet diyor. Karşılığında veri merkezlerinin şebekeye daha hızlı bağlanmasını istiyorlar.
16 Eylül’de kurulan Yapay Zeka Enerji Yönetimi İttifakı (AI Energy Management Alliance), yapay zeka veri merkezlerini günün her saati aynı miktarda elektrik çeken dev tüketiciler olmaktan çıkarmayı amaçlıyor. Google ve Nvidia’nın yanı sıra Anthropic, National Grid, AES, Constellation, NRG ve RWE gibi şirketlerin bulunduğu ittifakın 20 üyesi var.
Yeni oluşum, 2014’te kurulan ve son yıllarda büyük ölçüde etkisiz kalan Advanced Energy Management Alliance’ın yeniden düzenlenmiş hali. Bu kez gündemi daha dar. Yapay zeka veri merkezlerinin elektrik talebini gerektiğinde azaltabileceğine düzenleyici kurumları ve şebeke işletmecilerini ikna etmek.
Şirketlerin önerdiği anlaşma basit görünüyor. Veri merkezleri, elektrik arzının zorlandığı saatlerde tüketimini düşürmeyi taahhüt edecek. Şebeke işletmecisi de tesisi yıllarca bağlantı sırasında bekletmek veya bütün altyapıyı en yüksek tüketim ihtimaline göre büyütmek yerine daha erken bağlayabilecek.
Fakat bu anlaşmanın değeri, verilen sözün gerçekten tutulduğu gün ortaya çıkacak.
Sunucuların vardiyası değişebilir
Bir elektrik şebekesinin sıcak günlerde klimaların, fabrikaların ve diğer tüketicilerin aynı anda çalıştığı en yoğun talep dönemlerini de karşılayabilmesi gerekir. Yeni bir veri merkezinin bağlantı talebi, bölgede daha büyük trafolar, yeni iletim hatları veya ek üretim kapasitesi kurulmasına yol açabilir.
İttifak, bazı yapay zeka işlerinin bu yoğun saatlerin dışına taşınabileceğini savunuyor. Model eğitimi gibi uzun süren hesaplama işleri ertelenebilir, başka bir veri merkezine aktarılabilir veya kısa süreliğine yavaşlatılabilir. Kullanıcıya anında yanıt vermesi gereken hizmetlerde aynı esneklik bulunmayabilir. Elektrik talebi ayrıca bataryalar veya tesisin yakınındaki üretim kaynakları devreye alınarak şebekeden uzaklaştırılabilir.
Google, ABD’de elektrik şirketleriyle yaptığı anlaşmalar üzerinden gerektiğinde azaltılabilecek toplam 1 gigavatlık talep taahhüdünde bulunduğunu söylüyor. Bu, büyük bir elektrik santralinin gücüne yakın bir ölçek. Ancak taahhüdün farklı bölgelerdeki tesislere ve farklı zaman dilimlerine yayıldığını hesaba katmak gerekiyor.
Teknoloji tarafı da henüz tamamlanmış bir ürün düzeyinde değil. Nvidia ile Emerald AI, mart ayında yaptıkları açıklamada elektrik tüketimini hesaplama işleri, bataryalar ve tesis içindeki üretim kaynakları arasında yönetecek DSX Flex sistemi üzerinde çalıştıklarını duyurmuştu. Şirketler geçen yıl beş ticari veri merkezinde deneme yaptıklarını belirtiyor. Ticari ölçekteki ilk kurulumun ise 2026’nın ilerleyen aylarında Virginia’daki Nvidia araştırma merkezinde yapılması planlanıyor.
Enerji altyapıları ve maliyetler
Veri merkezlerinin elektrik talebi hızla büyüyor. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre bu tesisler 2024’te dünya genelinde 415 teravatsaat elektrik tüketti. Bu miktarın 2030’da 945 teravatsaate ulaşması bekleniyor. Ortalama bir yapay zeka veri merkezinin tüketimi 100 bin hanenin elektrik kullanımına yaklaşabiliyor.
Yeni enerji altyapısının aynı hızda kurulması kolay değil. Gelişmiş ekonomilerde bir iletim hattının tamamlanması dört ila sekiz yıl sürebiliyor. IEA, şebeke sorunları çözülmezse planlanan veri merkezi projelerinin yaklaşık beşte birinin gecikebileceğini hesaplıyor.
Esnek tüketim bu süreyi kısaltabilir. Bir tesis en yoğun 50 veya 100 saatte talebini gerçekten azaltabiliyorsa şebekenin yıl boyunca kullanılmayacak kapasite için yatırım yapması gerekmeyebilir. Ancak düzenleyicilerin veri merkezinin normal tüketimini, ne kadar elektrik kestiğini, kesintiyi kaç dakika içinde gerçekleştirdiğini ve bu durumu ne kadar sürdürebildiğini bağımsız biçimde ölçmesi gerekir.
Emerald AI CEO’su Varun Sivaram da hızlı bağlantının ancak tüketim azaltma kapasitesi “ölçülebilir ve yaptırıma bağlı” olduğunda verilmesi gerektiğini söylüyor. Aksi halde veri merkezi bağlantı sırasında esnek olduğunu beyan eder, şebeke sıkıştığında ise ticari kaybı göze alamadığı için tüketimini kısmayabilir.
Tesis içindeki üretimin kaynağı da önemli. Şebekeden çekilen elektriği doğal gaz türbinleri veya dizel jeneratörlerle değiştirmek, sayaçtaki talebi düşürürken hava kirliliğini ve karbon salımını artırabilir. Bu yüzden ‘esnek’ veri merkezi, kendiliğinden temiz veya düşük karbonlu veri merkezi anlamına gelmiyor.
ABD’deki tartışma şimdiden elektrik faturalarına uzanmış durumda. Axios’un aktardığı ankette Amerikalıların yüzde 84’ü veri merkezlerinin yerel elektrik fiyatlarına etkisinden kaygı duyduğunu söylüyor. ABD Temsilciler Meclisi’nin gündemindeki iki partili Ratepayer Protection Act ise eyalet düzenleyicilerinin yeni altyapı maliyetini büyük tüketicilere yükleyip yüklememeyi değerlendirmesini öngörüyor. Çevre örgütleri tasarının su tüketimi, kirlilik ve yerel halk üzerindeki etkileri kapsamadığı görüşünde.
Türkiye büyümeyi elektriğiyle birlikte planlamak zorunda
Türkiye de veri merkezi kapasitesini hızla artırmaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz haziran ayında açıklanan Yapay Zeka Vizyonu ve Eylem Planı, veri merkezlerinin kurulu gücünü 2030’a kadar en az 1 gigavata çıkarmayı hedefliyor. Plan kapsamında yaklaşık 3 milyar dolarlık kamu kaynağıyla 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımının harekete geçirilmesi öngörülüyor. Açıklanan hedefler, uluslararası yatırımcılara 30 iş günü içinde bir yol haritası sunulmasını da içeriyor.
Bir gigavatlık kurulu güç, veri merkezlerinin sürekli bu miktarda elektrik tüketeceği anlamına gelmiyor. Yine de bu ölçekteki bağlantı talepleri, tesislerin kurulacağı bölgelerdeki trafo ve iletim yatırımlarını doğrudan etkiliyor. Üstelik Türkiye’nin toplam elektrik talebinin 2035’e kadar en az yüzde 50 artması bekleniyor.
Bu nedenle veri merkezi yatırımlarını elektrik altyapısından ayrı ele almak mümkün değil. Yeni tesisin şebeke yatırımına ne kadar katkı sağlayacağı, yoğun saatlerde tüketimini hangi koşullarda azaltacağı, performansın kim tarafından ölçüleceği ve sözünü tutmayan işletmeye hangi yaptırımın uygulanacağı bağlantı sözleşmesinde yazılı olmalı. Sonuçların kamuya açıklanması da şirketlerin sunduğu esneklik ile şebekenin gerçekte elde ettiği rahatlamayı karşılaştırmayı mümkün kılacaktır.
AEMA’nın (Yapay Zeka Enerji Yönetimi İttifakı) önerisi, yapay zeka altyapısını şebekenin karşısında duran sabit bir yükten verimli yönetilebilir bir tüketiciye çevirebilir. Bunun için şirket sunumlarından fazlası gerekiyor. Sayaç verisi, açık kurallar ve mali sorumluluk olmadan ‘esneklik’, veri merkezleri için hızlandırılmış bağlantının ancak yeni ismi olacaktır.
Antikitenin kadim dillerinden dijitalin kodlarına uzanan disiplinlerarası bir köprüden geçmekte. WIRED Türkiye ile teknolojiyi sorunsallaştırırken, yedi sanatı yanına alarak öğrenmenin ve paylaşmanın peşinden gidiyor. 98 model, Boğaziçili.