Çin'de Araştırıldı: Yalnızca Kız Çocukları Olan Ebeveynler Daha Mutlu
Çin'de yapılan yeni bir araştırma, geleneksel beklentilerle ebeveynlerin gerçekte bildirdiği mutluluk düzeylerinin örtüşmeyebileceğini ortaya koydu.
Fotoğraf: Gravity Images/gettyimages (Yapay zeka ile düzenlenmiştir)
Dünyanın birçok bölgesinde erkek çocuk sahibi olmak hâlâ bir 'nimet' olarak görülüyor. Cinsiyete dayalı kürtajların özellikle bazı toplumlarda görülmeye devam etmesi de bu eşitsizliğin en çarpıcı sonuçlarından biri.
Çin ve Hindistan gibi ülkelerde köklü kültürel inanışlar, erkek çocuklara daha fazla değer verilmesinde önemli rol oynuyor. Bunun nedenleri arasında erkek çocukların yaşlandıklarında ebeveynlerine bakması ve aile soyadını devam ettirmesi beklentisi var.
Ancak Çin'de yapılan yeni bir araştırma, geleneksel beklentilerle ebeveynlerin gerçekte bildirdiği mutluluk düzeylerinin örtüşmeyebileceğini ortaya koydu. Acta Psychologica adlı akademik dergide yayımlanan çalışmada, bir ailenin sahip olduğu çocuk sayısı ve çocukların cinsiyetiyle ebeveynlerin mutluluğu arasındaki ilişki incelendi.
Araştırmacılar, 2012-2021 yılları arasında gerçekleştirilen Çin Genel Sosyal Araştırması'nın (CGSS) verilerini analiz etti. Sonuçlara göre yalnızca kız çocukları olan ebeveynler, yalnızca erkek çocukları olanlara kıyasla daha yüksek mutluluk düzeyleri bildirdi.
Bu ilişki özellikle orta yaşlı ebeveynlerde belirgindi. En dikkat çekici fark ise kırsal bölgelerde yaşayan ve iki kız çocuğu olan ebeveynlerde görüldü.
Yaklaşık 50 bin kişinin verileri incelendi
Mutluluk, insanların hem yaşamları hakkındaki genel değerlendirmelerini hem de günlük hayatlarında nasıl hissettiklerini yansıtan önemli yaşam kalitesi göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor.
Öznel iyi oluş ve yaşam memnuniyetinin daha iyi sağlık ve daha uzun yaşam süresiyle ilişkili olması, mutluluğu bilimsel araştırmaların da önemli konularından biri haline getirdi. Çin'de bazı yerel yönetimler mutluluk ve öznel iyi oluş göstergelerini resmi performans değerlendirmelerine dahi dahil ediyor.
Geçmiş araştırmalar, sosyal ilişkiler ve aile yapısının hem mutluluk hem de fiziksel sağlık üzerinde önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Ancak çocukların sayısı ve cinsiyet dağılımının ebeveynlerin mutluluğuyla nasıl ilişkili olduğunu inceleyen araştırmalar görece sınırlı.
Yeni çalışmada araştırmacılar, CGSS'nin 2012 ile 2021 arasındaki altı araştırma projesini bir araya getirdi. Toplam 49 bin 752 kişinin verileri analiz edilirken bunların 45 bin 108'ini çocuk sahibi kişiler oluşturuyordu. Örneklem hem kentlerde hem de kırsal bölgelerde yaşayan ebeveynleri kapsıyordu.
Katılımcılara genel olarak hayatlarından ne kadar mutlu oldukları soruldu ve yanıtlarını "çok mutsuz"dan "çok mutlu"ya uzanan beş puanlık bir ölçekte belirtmeleri istendi. Araştırmacılar daha sonra aileleri çocuk sayısına ve çocukların cinsiyetine göre gruplandırdı.
'Kız çocuk avantajı'
Sonuçlara göre, çocuk sahibi olmak genel olarak biraz daha yüksek mutluluk düzeyiyle ilişkiliydi. Ancak daha fazla çocuğa sahip olmak yalnızca 60 yaş ve üzerindeki ebeveynlerde daha yüksek mutlulukla bağlantılı çıktı. Çocuk sayısındaki artışla bağlantılı mutluluk farkının kentlerde yaşayan ebeveynlerde daha belirgin olduğu da görüldü.
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise çocukların cinsiyetiyle ilgiliydi. Yalnızca kız çocukları olan ebeveynler, yalnızca erkek çocukları olan ebeveynlerden daha yüksek mutluluk düzeyleri bildirdi.
Araştırmacıların "kız çocuk avantajı" olarak nitelendirdiği bu fark, özellikle iki çocuklu ailelerde belirgindi. İki kız çocuğuna sahip ebeveynler, iki erkek çocuğu bulunanlara kıyasla daha yüksek mutluluk düzeyine sahipti.
Buna karşılık bir kız ve bir erkek çocuğa sahip olmanın, iki erkek çocuk sahibi olmaya kıyasla mutlulukta istatistiksel olarak anlamlı bir artışla bağlantısı bulunamadı.
En büyük fark orta yaşlı ve kırsal kesimdeki ebeveynlerde
'Kız çocuk avantajı' en belirgin biçimde 45-59 yaş grubundaki ebeveynlerde ve özellikle kırsal bölgelerde ortaya çıktı.
Araştırmacılara göre bunun olası açıklamalarından biri, Çin'deki aile ve göç dinamikleri olabilir. Genç erkeklerin çalışmak için kentlere taşınması daha yaygınken, kız çocukları ebeveynleriyle düzenli iletişim ve duygusal bağlarını daha güçlü biçimde sürdürebiliyor. Orta yaş aynı zamanda yaşlanan ebeveynlere bakım verme ihtiyacının ve kuşaklar arasındaki duygusal ilişkilerin daha fazla önem kazandığı bir dönem.
Bu nedenle araştırmacılar, kız çocuklarının ebeveynleriyle sürdürdüğü yakın ilişkinin orta yaş döneminde anne ve babaların öznel iyi oluşuna katkıda bulunabileceğini değerlendiriyor.
Araştırmada nedensellik kurulmadı
Bulgular, erkek çocukların ebeveynlere kız çocuklarından daha fazla mutluluk getirdiğine yönelik geleneksel varsayımla çelişiyor. Ancak araştırmanın önemli bir sınırlaması da var. Çalışma yalnızca çocukların cinsiyeti ile ebeveynlerin bildirdiği mutluluk arasındaki ilişkiyi gösteriyor. Yani herhangi bir neden-sonuç ilişkisi kurmuyor.
Ayrıca, ailelerin ekonomik koşulları, sosyal destek ağları, yaşadıkları bölge ve aile içindeki ilişkiler gibi başka faktörler de gözlenen farklarda rol oynayabilir.
Araştırmacılar bu nedenle sonuçların şimdilik kesin politika önerilerine dönüştürülmemesi gerektiğini ve ilişkinin altında yatan mekanizmaların daha ayrıntılı çalışmalarla incelenmesi gerekt
Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.