Bir İneğin Otlanma Sınırı
Hayvancılık için gelenekselle teknolojinin birleşme noktası. Otlanan hayvanlar için sanal otlanma sınırları
Fotoğraf: Martin Marek / Unsplash, (yapay zeka ile düzenlenmiştir)
Köy yolunda yürüyorum, bir patika üzerinde. Etraf çimenlerle kaplı. Patikanın sağ tarafına baktığımda bir adet inek ve tıpatıp aynısı buzağısı otlanıyorlar. İkisinin de rengi sarı ve burunlarının üstünden kafalarına kadar beyaz bir çizgi gidiyor. Normalde otlandıkları yer hayvanların sahibinin değil ancak inek ve buzağısı için orası yürürken bir nevi ‘atıştırmalık’ yeri.
Köyün eskilerine sorduğumda zamanında yani çoğunluğun köyde yaşadığı zamanlarda böylesine serbest otlanma namümkün. Herkes kendi hayvanına sahip çıkar ve yalnızca kendi tarlalarında veya geniş, çit olmayan, ekilmeyen yerlerde otlatabilirdi diyorlar.
Aklıma ‘Bu işin bir teknolojisi olabilir mi?’ sorusu geldiğinde araştırmaya başladım ve 19 yaşındaki Mert Özkul’un bu konudaki Otlax girişimi ile karşılaştım. Otlax, tam olarak otlayan hayvanlara yönelik bir girişim. Hayvancılık sektörünü dijitalleştirmek amacıyla geliştirilen 4G ve LoRaWAN destekli akıllı bir hayvan takip sistemi. Genç bir girişimcinin fikri olan bu teknoloji, sanal çit özelliği sayesinde fiziksel engellere gerek duymadan sürüleri belirli alanlarda tutarken, entegre sensörler aracılığıyla hayvanların ateş, nabız ve hareketlilik gibi kritik sağlık verilerini anlık olarak izliyor. Yapay zeka destekli algoritmalar, olası hastalıkları erkenden teşhis ederek veteriner masraflarını düşürmeyi ve hayvan kayıplarını önlemeyi hedefliyor. Güneş enerjisiyle çalışan bu cihazlar, mobil uygulama üzerinden konum takibi ve mera yönetimi imkanı sunarak işletme verimliliğini artırıyor.
Özkul, yüksek teknolojili cihazların halihazırda dünyada kullanıldığını ancak ithal edildikleri için maliyetlerinin çok yüksek olduğunu belirtirken, Otlax için şöyle diyor: “Yarı fiyatına Türkiye'de üretip hayvancılarla buluşturmak mümkün. Diğer şirketlerin pahalı cihazlar, premium teknolojiler ile girdiği bu pazara biz spesifik çözümler ve düşük maliyetli cihazlar ile girmeye çalışacağız.”
Teknik açıdan cihaz, güneş paneli desteğiyle enerji sorununu ortadan kaldırıyor. Özkul, güç yönetimi konusunda büyük aşama kaydettiklerini belirterek, "Eartag (akıllı küpe) cihazımız küçük bir güneş paneline sahip olmasına rağmen sürekli çalışabiliyor" diyor. Cihaz; GPS, nabız ve sıcaklık sensörleri sayesinde konum ve sağlık verilerini kesintisiz olarak bulut sistemine aktarabiliyor.
Otlax’ın sanal çit teknolojisi, henüz Özkul’un dediğine göre derin Ar-Ge çalışması gerektirse de fiziksel çit maliyetlerini ve çoban ihtiyacını azaltmayı hedefliyor. Hayvanların mobil uygulama aracılığıyla sanki robot süpürgeler için sınır belirlenirmiş gibi sınır belirlenmesiyle yalnızca belli alanlarda otlanabilmesini sağlıyor. Belirlenen sınırın dışına çıkan hayvanlar sesli ve titreşimli uyarılarla yönlendirilirken, sağlık takip sistemi yapay zeka desteğiyle hastalıkları tespit edebiliyor. Özkul, şu anda ‘eartag’ üzerinden hayvanın genel sağlık durumunu izleme ve konumunu takip etmeye odaklandıklarını söylerken, bu alanlarda kapalı ve açık besi alanlarında yoğun denemelerin devam ettiğini belirtiyor.
Gelişen teknolojilerle hayvanların güvenliği ve sağlığının yalnızca bir tık uzakta olması, ‘geleneksel’ olarak düşünülen hayvancılık için bir yenilik. “Hayvancılığın geleceğine olan ilginiz için teşekkürler…” diyor 19 yaşındaki Mert Özkul.
Kendi kurduğu sitelerde finans ve teknoloji içerikleriyle başladığı sektöre WIRED Türkiye editörü olarak devam ediyor. Her şeyi deneyen, vazgeçmeyen girişimci ruh. 4 yıl deneyimli editör. Teknoloji ve bir o kadar da finans meraklısı.