Tülin Açıkbaş
Yapay Zeka
12 Ekim 2026 15:45

Avrupa’nın Alışveriş Algoritması Yeniden Yazılıyor

4 bin 500 tüketicinin davranışı, e-ticaretin bir kanal olmaktan çıkıp sürekli çalışan bir karar sistemine dönüştüğünü gösteriyor. Türkiye ise bu sistemin en hızlı ülkesi haline geliyor.

Avrupa’nın Alışveriş Algoritması Yeniden Yazılıyor

Görsel: Oscar Wong/GettyImages

Bir tüketici bir ürünü sepete ekleyip sekmeyi kapattığında ne oluyor? Klasik ölçüm bunu ‘dönüşmeyen ziyaret’ diye kaydediyor. Oysa tüketicinin karar süreci devam ediyor. Fiyatları karşılaştırıyor, kullanıcı yorumlarını okuyor, başka markalara göz atıyor, maaş gününü bekliyor ya da uygulamadaki indirim kuponlarına bakıyor. Hatta birkaç gün sonra ürünü internetten değil, fiziksel bir mağazadan satın alabiliyor. Kısacası, sistemde tamamlayan süreç farklı kanallarda devam ediyor olabilir. Yani satın alma süreci kaybolmuyor sadece 360 derecelik bir deneyime dönüşüyor.

 

RTB House, dokuz Avrupa ülkesinde gerçekleştirdiği araştırmada, alışverişin artık doğrusal bir ‘huni’ gibi işlemediğini gösteriyor. Avrupalıların yüzde 81.5’i satın almadan önce birden fazla markayı, yüzde 75.1’i birden fazla siteyi değerlendiriyor. Yalnızca yüzde 26.7’si ilk site ziyaretinde ürünü satın alıyor. Geri kalan çoğunluk, dijital ekonominin en yanlış anlaşılan davranışını sergiliyor: Çıkıyor ama vazgeçmiyor.

Sepeti terk etmek bir son değil

İlk ziyarette satın almayanların davranışı, kararsızlıktan çok doğrulama ihtiyacına işaret ediyor. Tüketicilerin yüzde 28.5’i başka sitelerde fiyat karşılaştırmak, yüzde 19.6’sı yorum okumak, yüzde 17.1’i ise indirim kodu aramak için ayrılıyor. Bu üç neden birlikte ilk ziyaret sonrası çıkışların yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor. Başka bir deyişle, ‘terk’ olarak etiketlenen olay çoğu zaman ürünün reddi değil, kararın hesaplanması.

Bu hesaplama bazen saatler, hatta haftalar sürüyor. Avrupalıların yüzde 36’sı ihtiyaç dışı bir ürünü, istemeye başladıktan sonraki birkaç saat içinde alıyor. Fakat yüzde 31’i dört günden uzun bekliyor, yüzde 18.3’ü bir haftayı aşıyor. Sabit bir 48 saatlik kampanya penceresi, insan davranışını platform ayarına uydurmaya çalışıyor. Daha doğru yaklaşım ise bunun tersi; sistemin, her kullanıcının karar süresini sinyallerden öğrenmesi gerekiyor.

Türkiye’de mağaza telefonun içinde

RTB House Türkiye Ülke Müdürü Can Tuncer, Türkiye’deki alışverişlerin yüzde 80.4’ünün online tamamlandığını belirtiyor. Tuncer, “Tüketicilerin yüzde 69.6’sı market alışverişini internetten yapıyor. Dokuz ülkelik ortalama ise yüzde 41.5. Yalnızca yüzde 5.6’sı perakendeci uygulaması kullanmıyor. Bu üç veri okunduğunda, telefonun mağazaya eklenen bir ekran değil, mağazanın kendisi haline geldiği görülüyor” diyor.

Ancak hız, sadakat anlamına gelmiyor. Türkiye’de site ziyaretçilerinin yüzde 44.2’si aktif olarak fiyat ve özellik karşılaştırıyor. Aynı tüketici, reklamın sadece hatırlatmasını da istemiyor. Yüzde 51.8’i online reklamlarda daha önce görmediği ürünlerle karşılaşmak istiyor. Dokuz ülkelik ortalama ise yüzde 37.6. Türkiye’nin dijital olgunluğu, tek tıkla satın almaktan çok daha ilginç bir şeye dayanıyor; yüksek niyet ile yüksek keşif iştahının aynı anda bulunmasına.


Arama kutusundan yapay zeka ajanına

Tuncer’e göre, ürün keşfinin hala iki güçlü başlangıç noktası var; arama motorları yüzde 41.1, aile ve arkadaş tavsiyeleri yüzde 40.8. Fakat daha yeni bir kapı hızla aralanıyor. Katılımcıların yüzde 20.8’i yeni marka veya ürünleri ChatGPT, Gemini ve benzeri yapay zeka sorguları üzerinden keşfettiğini söylüyor. Bu oran, yüzde 21.1’deki pazar yerleri ve karşılaştırma sitelerinin yalnızca 0.3 puan gerisinde.

Bu küçük fark, büyük bir arayüz değişiminin habercisi olabilir. Alışveriş ajanı ise kullanıcıya bağlantılar sunuyor. İhtiyacı yorumlayabiliyor, seçenekleri daraltabiliyor, fiyat ve teslimat koşullarını karşılaştırabiliyor, hatta satın alma kararının bir kısmını devralabiliyor. Böyle bir dünyada markaların görünürlüğü yalnızca insan gözü için tasarlanan reklamlarla değil, makinelerin okuyabildiği ürün verisi, güncel stok, güvenilir yorumlar ve açık fiyat sinyalleriyle belirleniyor.


Ne kadar değil, ne zaman?

 Katılımcılara yakın tarihli bir satın alma öncesinde gördükleri reklam sorulduğunda (Türkiye ve Birleşik Krallık’ta) reklamı hatırlayanların çoğu 2-3 kez gördüklerini bildirdi. Bu, ‘daha fazla gösterim eşittir daha fazla etki’ varsayımını tersine çeviriyor. Sorun reklamın varlığı değil. Bağlamdan kopuk, tekrarlı ve yanlış zamanda gelmesi.

“Avrupalıların yüzde 77.1’i online reklamlara dikkat ettiğini belirtiyor” diyen Tuncer, ekliyor: “Beklentiler ise ikiye ayrılıyor; yüzde 37.6’sı yeni ürün keşfetmek, yüzde 28.7’si daha önce baktığı ürünleri yeniden görmek istiyor.”

 

İade verisi de bu çizgide. Online reklamdan sonra aldıkları ürünleri değerlendiren tüketicilerin yüzde 21.4’ü bunları diğer alışverişlerine göre daha az iade ettiğini, yalnızca yüzde 4.8’i daha sık iade ettiğini söylüyor. Türkiye’de ‘daha az iade’ diyenlerin oranı yüzde 38.4.

 

Araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 60.6’sı hem araştırmayı hem satın almayı online yapıyor. Yüzde 22.4’lük başka bir grup ise online araştırıp mağazada satın alıyor. Böylece tüketicilerin yüzde 83’ü satın alma öncesinde online araştırma yaparken, satın almaların yüzde 88.5’i en az bir dijital temas içeriyor. Tümüyle çevrimdışı kalan alışveriş yolculuklarının oranı ise yüzde 11.5.

Tuncer’e göre bu, pazarlama teknolojisinin çözemediği en pahalı kör noktalardan biri. Son tıklama modelleri, ekranda başlayıp kasada biten yolculuğu iki ayrı olay gibi görüyor. Oysa tüketici için tek bir karar var. Perakendeci uygulamaları, sadakat kimlikleri, izinli birinci taraf verisi ve mağaza satışlarının güvenli biçimde eşleştirilmesi, sadece daha iyi raporlama sağlamıyor. Algoritmanın gerçekte neyin işe yaradığını öğrenmesine olanak veriyor.

Online reklamdan sonra alınan ürünleri değerlendiren tüketicilerin yüzde 21.4’ü bunları diğer alışverişlerine göre daha az iade ettiğini, yalnızca yüzde 4.8’i daha sık iade ettiğini söylüyor. Türkiye’de ‘daha az iade’ diyenlerin oranı yüzde 38.4. Tekrarlanan, ilgili temaslar dürtüsel satın almayı kışkırtmak yerine kararı olgunlaştırabiliyor.

Yeni mağaza bir öğrenme sistemi

Avrupa’nın yeni alışveriş altyapısı web sitesi, uygulama ve fiziksel mağazanın toplamından ibaret değil. Her karşılaştırmayı, geri dönüşü, aramayı ve gecikmeyi anlamlandırmaya çalışan bir öğrenme sistemi. Kazanan şirketler tüketiciyi bir segmente kilitleyenler değil, niyetin değişebileceğini kabul edenler olacak.

Türkiye bu geleceğin merkezinde duruyor. Online market alışverişinden uygulama kullanımına, fiyat karşılaştırmadan reklam yoluyla keşfe uzanan davranışlar, Avrupa’nın geri kalanında yaygınlaşabilecek bir modeli bugünden görünür kılıyor. Asıl soru artık tüketicinin dijitale geçip geçmeyeceği değil. Kararı insanın mı, algoritmanın mı, yoksa ikisinin sürekli pazarlık ettiği yeni bir arayüzün mü vereceği.

Araştırma notu: Censuswide, RTB House adına 14 Mayıs–9 Haziran 2026 tarihleri arasında dokuz ülkede bir araştırma gerçekleştirdi. Danimarka, Fransa, Almanya, Hollanda, Norveç, Polonya, İsveç, Türkiye ve Birleşik Krallık’ta yürütülen araştırmaya, her ülkeden 500 kişi olmak üzere toplam 4 bin 500 kişi katıldı.

alışveriş

25 yıldır sağlık, wellness, güzellik ve lifestyle üzerine yazılar yazıyor. Kariyerine televizyon muhabirliği ile başladı. Gazete muhabirliği, editörlüğü ve köşe yazarlığının ardından kendi mecrasında dijital yayıncılık yaptı. Bitmeyen merakı, her gün bir şeyler öğrenme hevesi ve yazma tutkusuyla şimdilerde WIRED Türkiye Yazı İşleri Müdürü olarak keşfetmeye devam ediyor.

Tülin Açıkbaş

DAHA FAZLASI

Uzun Belgeleri Yapay Zekayla Nasıl Kontrol Edebilirsiniz?

Bir raporu özetlemek, iki belgeyi karşılaştırmak veya istediğiniz bir bilgiyi bulmak için farklı araçlar kullanabilirsiniz. Hem de tamamen yapay zeka desteğiyle.
Samet Kelebek

Anthropic Yapay Zekada Denetlenebilir Veri Dönemini Başlatıyor

Claude, şirket verilerini sorgulanabilir canlı panolara ve kod tabanlı animasyonlara dönüştürüyor. Kara kutu illüzyonunu bitiren bu adım, yapay zekada denetim çağını başlatıyor.
Mahmut Karslıoğlu

Yapay Zeka Modellerinde Maliyetler Azalıyor, Yetenekler Artıyor

Yapay zeka şirketleri bu hafta maliyetleri düşüren modelleri ve sohbeti etkileşimli araçlara dönüştüren özellikleri duyuruyor.
Samet Kelebek

Bir Öneri Algoritması Hukuken Ayıplı Ürün Sayılabilir mi?

İngiltere ve Galler’de hazırlanan hukuk reformu önerisi, sosyal medyanın öneri algoritmalarını ve akış tasarımını ürün sorumluluğu kapsamına alıyor. Bir kullanıcı zarar gördüğünde, paylaşımların içeriği kadar platformun nasıl çalıştığı da tazminat davasının konusu olabilir.
E. Can Özer