Mahmut Karslıoğlu
İş Dünyası
23 Eylül 2026 16:22

AI Fırsat Enflasyonu Kurumları Kör Ediyor

Yönetim kurulları yapay zeka listeleriyle kendilerini kandırırken, asıl tehlikeyi göz ardı ediyoruz.

AI Fırsat Enflasyonu Kurumları Kör Ediyor

İllüstrasyon: sesame/gettyimages (WIRED ekibi tarafından düzenlenmiştir)

Son iki yıldır İstanbul’dan Londra’ya, Zürih’ten Dubai’ye kadar modern iş dünyasının yönetim kurulu odalarında yankılanan, adeta kutsal bir ayin ritueline dönüşmüş tek bir cümle var: “Derhal bir yapay zeka stratejisi hazırlamamız gerekiyor.”


İlk bakışta bu talep son derece vizyoner, kaçınılmaz ve çağı yakalamış bir yönetim anlayışının tezahürü gibi algılanabilir. Hatta bugün bu cümleyi kurmayan, yıllık faaliyet raporlarına şıfrelenmiş AI vaatleri serpiştirmeyen bir CEO’nun koltuğunun sallandığını düşünmek bile mümkün. Ancak teknoloji ve strateji kesişiminde kurumlara destek olan ITGT Consultancy kurucusu Cantekin Ertekin ile gerçekleştirdiğimiz bu derinlemesine söyleşide, Ertekin tam tersi bir tezle ezberleri bozuyor: “AI stratejiniz varsa, stratejiniz yoktur.”


Ertekin’e göre, bir şirketin öz kurumsal stratejisinden bağımsız, izole bir ‘AI stratejisine’ ihtiyaç duyması bir başarı değil; tam aksine şirketin nerede oynayacağını ve orada nasıl kazanacağını henüz çözemediğinin en somut kanıtı.
"Yapay zekayı şirketinizde nereye koyacağınızı tartışıyorsanız, belki de önce şirketinizin nereye gittiğini tartışmanız gerekiyordur."
Cantekin Ertekin

AI fırsat enflasyonu ve illüzyon matrisleri

Günümüzde kurumsal yapay zeka yolculukları neredeyse fabrikasyon bir müfrezeyle başlıyor. Departmanlardan yüzlerce fikir toplanıyor, devasa atölyeler düzenleniyor ve sonunda ‘Etki vs. Uygulanabilirlik’ matrislerine serpiştirilmiş onlarca kullanım senaryosu (use case) elde ediliyor. Müşteri hizmetleri chatbot’ları, yapay zeka destekli satış tahminleme algoritmaları, İK analitiği, otomatik sözleşme incelemeleri, üretken içerik motorları ve tedarik zinciri optimizasyonları…


Ertekin, ortaya çıkan bu son derece şık ve profesyonel görünen sunumların aslında devasa bir stratejik körleşmeyi gizlediğini vurguluyor: "Hepsi son derece mantıklı projeler. Zaten asıl büyük tehlike de burada başlıyor. Yapay zeka çağında kötü fikir üretmek son derece zorlaştı; asıl kolaylaşan şey, devasa miktarda 'makul' fikir üretebilmek. Ben bu duruma 'AI fırsat enflasyonu' diyorum. Eğer bir şirket aynı anda elli tane mantıklı yapay zeka projesi çıkarabiliyorsa, artık sorulması gereken soru 'Hangilerini yapabiliriz?' olamaz. Asıl hayati soru 'Hangileri bizim pazarda kazanma biçimimizi rakiplerden radikal şekilde daha güçlü kılar?' sorusudur. Çünkü strateji yapabileceklerinizin bir listesi değil; vazgeçtiklerinizin toplamıdır."


Ertekin’in bu tespiti, teknoloji sosyolojisi ve kurumsal iktisat açısından kritik bir kırılmayı işaret ediyor. Yapay zeka araçları birer meta haline geldikçe, sadece ‘uygulanabilir’ oldukları için projelendirilen fikirler şirketlerin odak noktasını emen büyük birer operasyonel karadeliğe dönüşüyor.


Rakiplerinizin satın alabileceği teknoloji avantaj değildir

Strateji literatürünün mihenk taşlarından Roger Martin’in Where-to-Play ve How-to-Win yaklaşımına atıfta bulunan Ertekin, pazarda nerede yarışacağınız ile orada nasıl kazanacağınız seçimlerinin birbirinden asla ayrılamayacağını hatırlatıyor. Bir pazarın cazip veya bir teknolojinin büyüleyici olması tek başına hiçbir anlam ifade etmiyor; aslolan sizi rakiplerinizden sürdürülebilir şekilde ayıracak özgün bir sisteme sahip olmanız.


Bu kuralın yapay zeka için de geçerli olduğunu belirten Ertekin, finans sektöründen çarpıcı bir örnek veriyor: "Bir banka için dünyanın en gelişmiş üretken yapay zeka altyapısını kurmak veya en büyük dil modellerini entegre etmek tek başına bir rekabet avantajı değildir. Eğer rakipleriniz de aynı modelleri kiralayabiliyor, benzer bulut altyapılarına erişebiliyor ve aynı danışmanlık firmalarıyla çalışabiliyorsa, kullandığınız teknoloji sizin için bir üstünlük değil, sadece oyunda kalma biletsizliğinden kurtulma aracıdır (table stakes). Rakiplerinizin parayı verip satın alabileceği bir teknoloji, sizin avantajınız olamaz. Teknoloji, ancak rakibinizin kolayca kopyalayamayacağı özgün bir kurumsal sistemin organik parçası haline geldiğinde gerçek bir avantaja dönüşür."


Bu durum, teknolojinin kurumsal sermaye tahsisi süreçlerindeki yerini de yeniden tanımlamayı gerektiriyor. Şirketlerin yapay zeka bütçelerini küçültmesi gerekmiyor; aksine çok daha iddialı hamleler yapmaları şart. Ancak Ertekin’e göre bu iddia, harcanan milyon dolarlık teknoloji bütçelerinde değil, stratejik netlikte başlamak zorunda.


Yapay zeka stratejisinin sonu ve rahatsız edici gerçek

Geleceğe dair öngörülerini paylaşan Cantekin Ertekin, birkaç yıl içerisinde ‘AI stratejisi’ kavramının tamamen tarihe karışacağını öngörüyor. Nasıl ki günümüzde şirketler izole bir ‘Finans Stratejisi’ veya ‘İnsan Kaynakları Stratejisi’ başlığı altında şirketin varoluşundan bağımsız bir dünyada yaşamıyorsa, yapay zeka tercihleri de genel kurumsal stratejinin doğal, görünmez ve ayrılmaz bir dokusu haline gelecek.


Ertekin sözlerini, bugün yönetim kurulu masalarında oturan her liderin yüzleşmekten kaçındığı rahatsız edici bir soruyla noktalıyor: "Yapay zeka tek başına sıfırdan yeni bir şirket stratejisi icat etmez. Mevcut stratejinizi güçlendirebilir, daha önce imkansız olan yeni bir kazanma biçimini mümkün kılabilir veya daha önce erişemediğiniz pazarların kapısını açabilir. Ama tüm bunlardan önce, sizin hangi alanda, hangi benzersiz üstünlükle kazanacağınızı netleştirmiş olmanız gerekir. Bugün şirketinizde yapay zekayı tam olarak nereye oturtacağınızı saatlerce tartışıyorsanız, belki de dönüp önce şirketinizin nereye gittiğini tartışmanız gerekiyordur."

30 yıldır teknoloji üzerine yazılar yazmaktadır. Türkiye'nin ilk oyun dergisinin kurucu ekibinde yer almış ve önemli teknoloji dergilerinden birinde muhabirlikten başlayan ve Genel Yayın Yönetmenliğine kadar uzanan uzun bir süreçte teknoloji içerikleri üretmiştir. Ayrıca şu anda yürüttüğü WIRED Türkiye Dijital Direktörlüğünden önce bir başka yayın grubunun Video Projeler ve Teknoloji İçerikleri Yönetmenliğini de üstlenmiştir. Oyun ve geleceğin teknolojileri üzerine özel ilgisi vardır.

Mahmut Karslıoğlu

DAHA FAZLASI

İş Dünyasında Hibrit Yazılım Çağı

Şirketler yazılımlarını uzaktaki veri merkezlerinden kullanırken hızlı karar gerektiren işlemleri verinin üretildiği yerde yapabiliyor. Bulut ve uç bilişim yatırımları büyürken mevcut kurumsal yazılımları bu yeni servislere bağlamak da dönüşümün önemli bir parçası konumunda.
E. Can Özer

Silikon Vadisi’nin En Güçlü Kadınını Ararken

Kadınlar teknoloji dünyasının en kritik koltuklarından bazılarında oturuyor. Ama hala birer kült figüre dönüşmüş değiller. WIRED bunun nedenini araştırıyor.
Lauren Goode

Türkiye’de Paranın Yeni Altyapısı

Türkiye’de finans sektörü hızla gelişiyor ve dinamikler yeniden şekilleniyor. Bir yanda likidite sorunları ve çözümler gündemdeyken diğer yanda da yapay zeka destekli ürünler sunuluyor.
Samet Kelebek

Paramount’un Warner’ı Almasının Şartı: Yılda 30 Film

Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi satın almasının önündeki büyük dava uzlaşmayla çözüldü. Şirket, beş yıl boyunca belirli sayıda film üretecek; CNN ve CBS News için bir editoryal bağımsızlık kurulu oluşturacak.
E. Can Özer