007: First Light İncelemesi - Sakın Hitman Kopyası Sanmayın
IO Interactive, Hitman’den gelen gizlilik deneyimini sinematik aksiyonla oldukça başarılı bir şekilde birleştirmiş. Ortaya uzun zamandır beklenen güçlü bir Bond oyunu çıkmış.
Görseller: 007: First Light / IO Interactive
GoldenEye oynamak için okulu kıran ya da pazar akşamı televizyonda James Bond filmi bekleyen kuşaktansanız, bu oyun sizi eski günlere götürebilir. Gerçi hiç Bond filmi seyretmemiş olsanız da bir şey değişmeyecek. Yine de çok seveceğinize eminim. Kendi adıma tatmin edici bir Bond oyunu görmeyeli tam 14 yıl olmuş. Zamanında iyi değerlendirmeler almış bir oyundan sonra şimdi işin dümeninde Hitman ile özdeşleşmiş IO Interactive var. Durum böyle olunca oyuna başlayana kadar acaba Bond’u, soğuk, sessiz, mesafeli bir suikastçı olarak karakterize etmişler midir diye çekinceye kapılmadığımı söylesem yalan olur. Neyse ki karşımızda bambaşka bir ajan var. Oyundaki Bond konuşkan, ukala, tehlikeli ve sahneyi doldurmayı bilen biri. Yani gerçek bir Bond gibi hissettiriyor. İlk 24 saatte 1,5 milyona ulaşan satış rakamları da bunun kanıtı.
-
1/6 Hitman izlerinden Bond kimliğine
IO Interactive yıllardır Hitman serisiyle tanınıyor ve popüler. Bu yüzden 007: First Light içinde Hitman etkisi aramasak garip olurdu. Fakat bu oyun, kesinlikle Bond kostümü giydirilmiş bir Hitman kopyası değil. Hedefe ulaşmak için Hitman’de sabırla yapılan planların yerini Bond’da daha yüksek tempo, daha sinematik aksiyon ve daha gösterişli sahneler alıyor.
Geniş haritalarda hala farklı yollar deneyebiliyorsunuz. Bir davete konuk gibi girip ortama karışmak da mümkün, havalandırmadan süzülerek ilerlemek de. Eski IO oyunlarındaki fırsat kollama mantığı burada da var, fakat akış daha hızlı ve daha hareketli olmuş.
-
2/6 Kendi yolunu arayan genç bir ajan
Oyun, James Bond’un henüz 00 statüsüne ulaşmadığı yirmi altı yaşındaki dönemini anlatıyor. Hikaye İzlanda’da ters giden bir eğitim göreviyle açılıyor. Royal Navy geçmişi olan Bond, bu görevde gösterdiği üstün başarıyla kendini MI6’nın yeniden kurulan 00 programında buluyor.
Bu kez kusursuz, her şeyi bilen, hatasız Bond yok. Onun yerine dikbaşlı, risk alan, zaman zaman azar işiten genç bir James var. Patrick Gibson karaktere çok iyi oturmuş. İngiliz mizahı, özgüven ve karizma dengesi de başarılı bir şekilde kurulmuş.
Hikaye boyunca Londra’dan Vietnam’a, Slovakya’daki lüks otellerden Moritanya’daki gemi mezarlıklarına kadar farklı bölgeleri geziyoruz. Lana Del Rey’in söylediği açılış şarkısı da klasik Bond havasını muhteşem şekilde yakalıyor.
Oyunun başlarında Bond’un eğitim aldığı bölümler, hem karakterlerle bağı güçlendirme hem de mekaniklere hakim olabilmek için çok iyi bir şekilde kullanılmış.
-
3/6 Silah kadar yumruklar da sahada
Oyunun yapısı üç temel bölümden oluşuyor: araştırma, gizlilik ve aksiyon. En dikkat çekici sistemlerden biri “Öldürme Yetkisi”. James her gördüğü düşmana ateş açamıyor. Silah kullanımı için düşmanın size silah doğrultması ya da MI6’dan izin gelmesi gerekiyor.
Bu kural sizi yakın dövüşe ve sessiz ilerlemeye itiyor. Dövüşler Batman Arkham serisini hatırlatıyor. Savuşturma, sıyrılma, çevredeki nesneleri kullanma gibi seçenekler var. Mermi bitince silahı düşmana fırlatıp ardından üstüne atlamak oldukça tatmin edici. Hepsini düzgün şekilde kullandığınızda ortaya film sahnelerini aratmayan dövüş sahneleri çıkabiliyor, oldukça eğlenceli.
Q-Watch ve Q-Lens görevlerde sıkça kullandığınız araçlar arasında yer alıyor. Bu cihazlarla duvar arkasını görebiliyor, elektronik sistemlere müdahale edebiliyorsunuz. Elbette daha önce hiç bir oyunda görmediğim kandırma mekaniğinden bahsetmeden de geçmemek gerek. Dikkatsiz davranıp yakalandığınız bir anda blöf yaparak kendinizi kurtarmanız mümkün oluyor.
-
4/6 Yapay zeka ve performans
Yapay zekanın her zaman aynı seviyede olduğunu söylemek zor. Gizlilik bölümlerinde düşmanlar bazen çok bariz şeyleri fark etmeyebiliyor. Çatışma başladığında ise daha sert davranıyor, sizi çevreleyip baskı kurmaya çalışıyorlar.
Oyun Glacier motoruyla geliştirilmiş. Görsel kalite oldukça iyi. Işıklandırma, yüz animasyonları ve çevre detayları göze hoş geliyor. Xbox Series S ve X tarafında Kalite ile Performans modları bulunuyor. Performans modunda 60 FPS akıcılığı güzel. Series S’te bu modda çözünürlük zaman zaman düşebiliyor ve görüntü keskinliğini kaybedebiliyor. Yine de aksiyonun temposu için 60 FPS öneririm. Oyunu denediğimiz Series S’de özellikle disco görevindeki npc kalabalığına rağmen performansın korunması başarılı bir iş çıkarıldığını gösteriyor.
Ses tasarımı da güçlü. Patlamalar, silah sesleri, çevre efektleri ve Bond’un iğneleyici sözleri oyunun havasını tamamlıyor.
-
5/6 Hikaye süresi yeterli mi?
007: First Light, Xbox Game Pass ya da PlayStation Plus kütüphanelerinde yer almıyor. Ancak yaklaşık on altı ile yirmi saatlik oyun süresi ile fiyatını kesinlikle hak ediyor. Ayrıca ana senaryo bittikten sonra TacSim adlı meydan okuma modunda da vakit geçirilebiliyor.
Bazı kontrol noktası hataları ve teknik aksaklıklar olsa da bunlar oyunun genel kalitesini aşağı çekecek seviyede değil ve güncellemelerle toparlanabilir.
-
6/6 Sonuç
Casusluk hikayelerini seviyorsanız ya da Bond’a çocukluğunuzdan beri ilgi duyuyorsanız, 007: First Light çok güçlü bir seçenek. IO Interactive, Bond ruhunu çok iyi yansıtmayı ve modern aksiyonla birleştirmeyi çok iyi başarmış. Gizlilik, yakın dövüş, aksiyon ve sinematik anlatım dengesi oldukça başarılı.
Dağıtımcı Firma IO Interactive
Geliştirici Firma IO Interactive
Platformlar Xbox Series X/S, PS5, PC
Tür Aksiyon, Gizlilik
Web Sitesi ioi.dk
30 yıldır teknoloji üzerine yazılar yazmaktadır. Türkiye'nin ilk oyun dergisinin kurucu ekibinde yer almış ve önemli teknoloji dergilerinden birinde muhabirlikten başlayan ve Genel Yayın Yönetmenliğine kadar uzanan uzun bir süreçte teknoloji içerikleri üretmiştir. Ayrıca şu anda yürüttüğü Wired Türkiye Dijital Direktörlüğünden önce bir başka yayın grubunun Video Projeler ve Teknoloji İçerikleri Yönetmenliğini de üstlenmiştir. Oyun ve geleceğin teknolojileri üzerine özel ilgisi vardır.