Yapay zeka Roma masa oyununun kurallarını yeniden yazdı
Yapay zeka yazılımı Ludii, Roma dönemi oyunlarının kurallarını bilimsel olarak yeniden yazıyor
Fotoğraf: Leiden Üniversitesi
Son yıllarda arkeolojide yapay zeka kullanımı hızla artarken, araştırmacılar yalnızca eserleri analiz etmekle kalmıyor, antik insanların nasıl oyun oynadığını dijital ortamda yeniden canlandırıyor. Hollanda'nın Heerlen kentindeki bir Roma yerleşkesinde (Antik Coriovallum) bulunan ve üzerinde gizemli çizgiler olan taşın ne olduğu yapay zeka yardımıyla bulundu.
Araştırmacılar, taşın üzerindeki aşınma izlerini incelemek için ‘kullanım-aşınma analizi’ yöntemini kullanarak bu nesnenin antik bir oyun tahtası olduğu sonucuna vardı. Kullanım-aşınması analizi, bir yüzeyin başka bir nesneyle temas etmesi sonucu oluşan hasarı belirliyor.
Ludii adlı dijital oyun sistemi aracılığıyla gerçekleştirilen simülasyonlar, taş üzerindeki fiziksel izlerin geleneksel engelleme oyunları ile örtüştüğünü gösteriyor. Dijital Ludeme Projesi kapsamında geliştirilen Ludii, özellikle antik ve geleneksel oyunların kurallarını yeniden inşa etmek gibi arkeolojik araştırmalar için tasarlanan bir yazılım. Bu yazılım, iki yapay zeka ajanının birbirine karşı oyun oynadığı ve oyun oynama hakkında nicel veriler üretebilen yapay zeka destekli oyun simülasyonuna olanak tanıyor.
Oyunun keşfedilmesinde başlangıç pozisyonlarından hamlelere kadar pek çok değişken değerlendirilip, 130 farklı oyun konfigürasyonu oluşturuldu. Analizler sonucunda, taş üzerindeki aşınmalara en yakın sonuçları veren dokuz konfigürasyon ortaya çıktı. Dokuz figürasyonun tamamının ‘engelleme oyunu’na işaret ettiği gösterildi. Bu masa oyunlarında temel amaç, rakip oyuncunun taşlarını hareket ettirmesini tamamen kısıtlamak veya onu ‘hapsetmek’…
Taşın fiziksel özelliklerini de inceleyen araştırmacılar; Kuzeydoğu Fransa'daki Norroy ocaklarından getirilen, beyaz renkli ve nispeten yumuşak bir Jura kireçtaşından yapıldığını açıkladı. Bu malzeme, Roma döneminde mermer yerine kullanılan popüler bir dekoratif taş türü olarak biliniyor. 212 × 145 × 71 mm boyutlarında ve 3.38 kg ağırlığındaki taş eliptik bir şekle sahip. Üst yüzeyinde, bugün bilinen herhangi bir oyunun ızgara yapısına benzemeyen özellikle var.
Coriovallum, MÖ 1. yüzyılda İmparator Augustus döneminde kurulmuş ve Batı Roma İmparatorluğu’nun çöküşüne kadar (MS 476) yerleşim yeri olarak kullanılmış bir kasabaydı. Roma yolları üzerinde stratejik bir konumda yer alan kasaba, hem askeri hem de ticari açıdan önemli bir merkezdi. Kazılarda ortaya çıkan kalıntılar, kentin Roma mimarisi ve yaşam tarzını yansıtan sokak düzenleri, evler ve kamu binalarını içeriyor. Bu nedenle, üzerinde oyun izleri bulunan taş, yalnızca bir eğlence nesnesi olarak değil, aynı zamanda Roma kasabalarının gündelik yaşamına dair değerli bir kanıt olarak değerlendiriliyor.
Türkiye’de de bulundu
Engelleme oyunları; yere çizilen çizgiler ve doğadan toplanan taşlar, çubuklar veya tohumlar gibi basit malzemelerle her yerde oynanabiliyordu. Bu oyunların kaynaklarda belirtilenden çok daha derin bir geçmişe sahip olduğunu biliniyor. Türkiye'de Aydın Aphrodisias Antik Kenti ve Didim Apollon Tapınağı grafitilerinde de görülen bu oyunların yüzyıllar boyunca varlığını sürdürmüş olabileceği tahmin ediliyor. Bazı taş yüzeyler üzerinde oyun tahtasına benzeyen çizgiler ve kareli düzenler keşfedildi. Araştırmacılar bu tür çizimlerin çoğunun, bölgede yaşayan askerler, tüccarlar veya ziyaretçiler tarafından boş zamanlarında oynanan oyunlar için taş yüzeylere kazındığını varsayıyor.
Geçtiğimiz yıl Karabük’teki Hadrianopolis antik kentinde yapılan kazılar sonucunda ise Roma askerleri tarafından kullanıldığı düşünülen beşinci yüzyıla ait kemik oyun taşları keşfedildi. Arkeologlar, mercimek şeklindeki bu nesnelerin askeri stratejiye dayalı popüler Roma oyunlarının parçaları olduğunu öne sürüyor. Roma askerlerinin oynadığı strateji oyunları, onların askeri yaşamı, savaş hamleleri ve garnizonlarındaki günlük işleyiş hakkında önemli ipuçları da veriyor.
Çalışma, Roma döneminde oynanan ancak yazılı kayıtlarda yer almayan yerel oyunların keşfedilmesinde teknolojik simülasyonların ne kadar kritik bir rol oynayabileceğini kanıtlıyor. Bu keşif, sadece kayıp bir oyunun kurallarını gün yüzüne çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda Roma döneminde insanların boş zamanlarını nasıl değerlendirdiğine dair bilgi veriyor. Taş üzerindeki izlerin ve oyun düzenlerinin analizi, antik toplumların strateji, eğlence ve sosyal etkileşim anlayışını anlamamızı sağlıyor.
25 yıldır sağlık, wellness, güzellik ve lifestyle üzerine yazılar yazıyor. Kariyerine televizyon muhabirliği ile başladı. Gazete muhabirliği, editörlüğü ve köşe yazarlığının ardından kendi mecrasında dijital yayıncılık yaptı. Bitmeyen merakı, her gün bir şeyler öğrenme hevesi ve yazma tutkusuyla şimdilerde WIRED Türkiye Yazı İşleri Müdürü olarak keşfetmeye devam ediyor.
Tülin Açıkbaş
DAHA FAZLASI
Eve Uçarak Gitmek
Mahmut Karslıoğlu
Ekzoskeletonlarla İnsan 2.0
Tülin Açıkbaş
Gelenek mi Yapay Zeka mı?
Tolga Ra
Yapay Zekanın Değişemeyen Sapmaları
Saniye Gülser Corat