Dünyanın En Eski Sakızı Yeni Tedavi Yöntemleri İçin İlham Verebilir
Neandertallerin antibakteriyel ilaç olarak kullandığı malzeme günümüzün en büyük sağlık sorunlarından biri olan antibiyotik direncine karşı da yeni bir kapı araladı.
İlüstrasyon: UniversalImagesGroup/gettyimages
Yeni bir araştırma, modern insanın akrabaları Neandertallerin günümüz tıbbından tam 200 bin yıl önce yara tedavisi için yapışkan bir madde kullanmış olabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, Neandertallerin ‘huş ağacı katranı’ adı verilen, huş ağacı kabuğundan elde edilen viskoz bir maddeyi mızrak uçlarını saplara sabitlemek için kullandıklarını zaten biliyordu. Ancak bu madde Avrupa genelinde sadece bir yapıştırıcı olarak değil, su yalıtım malzemesi ve hatta dünyanın en eski ‘sakızı’ olarak da karşımıza çıkıyor.
Köln Üniversitesi, Oxford Üniversitesi, Liège Üniversitesi ve Kanada'daki Cape Breton Üniversitesi'nden araştırmacılar, Neandertallerin de kullandığı yöntemleri kullanarak huş ağacı katranı ürettiler ve antibakteriyel özelliklerini analiz ettiler. Araştırmacılar, bu tarih öncesi ‘ilaç-yapıştırıcıyı’ yeniden elde etmek için Geç Pleistosen dönemine ait huş ağacı kabuklarını topladı ve üç farklı yöntem denedi:
Yerli yöntemi: Nova Scotia'daki Mi'kmaq yerlilerinin nesillerdir geleneksel eczacılıkta kullandığı, kabukların bir kap içinde ısıtılması yöntemi.
Kuru damıtma: Kabukların oksijensiz bir ortamda, yer altında açılan kapalı bir çukurda yakılması.
Taş yüzeyde yoğunlaştırma: Kabukların sert bir taşın yanında yakılarak, taşın yüzeyinde biriken katranın kazınması.
Sonuçlar, Neandertallerin huş ağacı katranını yaraları tedavi etmek için de kullanmış olabileceğini gösteriyor. Kimya profesörü Matthias Bierenstiel, yapılan testlerin katranın özellikle yara enfeksiyonlarıyla ilişkilendirilen Staphylococcus aureus bakterisine karşı etkili olduğunu kanıtladığını söylüyor.
Geçmişten geleceğe şifa
Bu keşif sadece tarihsel bir merak gidermekle kalmadı, günümüzün en büyük sağlık sorunlarından biri olan antibiyotik direncine karşı da yeni bir kapı araladı. Özellikle hastane enfeksiyonlarına yol açan ve mevcut tüm antibiyotik sınıflarına direnç geliştirebilen S. aureus bakterisine karşı bu antik bilginin incelenmesi, yeni tedavi yöntemleri için ilham verebilir.
Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.
Çağla Üren
DAHA FAZLASI
Ekzoskeletonlarla İnsan 2.0
Tülin Açıkbaş
Türkiye Saç Ekim Endüstrisini Nasıl ‘Hack’ledi?
Levent Daşkıran
Hantavirüs Salgınına Dair Tüm Bilinenler
Çağla Üren
Yorgunluğun sınırlarında, bedenin bittiği ve verilerin başladığı yerde. Antropolog Michael Crawley ile dayanıklılık sporları üzerine bir söyleşi
Federico Vergari