Yapay Zeka Günah Keçisi mi?
Yapay zeka genellikle hata yapmaz; yönlendirilen istemlere önyargısız ve tarafsız olarak en saf mantıksal sonucu sunar. Gelecek, yapay zekanın yönetimiyle kusursuzlaşacak mı yoksa yapay zekanın yanlış yönlendirilmesiyle kontrolsüz bir güç mü oluşacak?
İllüstrasyon: Moor Studio: gettyimages
Her geçen gün yapay zekanın farklı bir kullanımı ortaya çıkıyor. Asıl yaratılma amacı ‘dünyayı daha iyi bir yer yapma ve kolaylaştırma’ olan bu algoritma, aynı zamanda insan kullanımından dolayı beklenmedik sonuçlar veriyor. Suçluluğu kabul etmeyen insanlar, günah keçisi olarak yapay zekayı mı öne atıyor?
Belki de 2016 yılı yapay zekanın yanlış yönlendirilmesiyle neler yapabileceğinin bir ön gösterimiydi. Microsoft’un Tay vakasında 24 saatte bir chatbot Nazi sempatizanına bile dönüşmüştü ki bu, dijital bilincin ne kadar kolay manipüle edilebileceğinin ilk büyük kanıtıydı.
İnsanlardan topladığı verileri analiz ederek kendini geliştiren yapay zeka algoritmaları, Amazon’un 2014’te son on yıllık işe alım verilerini incelemiş ve işe alımda kadın adayları eleyerek erkek adayları ‘ideal’ olarak kabul etmişti.
Google’daki hata ise tarihin tozlu raflarından bir insanlık ayıbını gün yüzüne çıkardı. Google Fotoğraflar uygulamasında siyahiler ‘goril’ olarak etiketlenmişti. Bu Google’ın ırkçı olarak eleştirilmesine yol açmış ve yapay zeka algoritmalarının aslında insan tarihine göre şekillendiğinin bir gerçeği olmuştu.
Ön-ergen yapay zeka
Yapay zekanın insan kullanımına bağlı olarak verdiği ekonomik zararlar büyük skandallar arasında yer alıyor. Çin’de gerçekleşen 25,2 milyon dolarlık deepfake dolandırıcılığı artık gerçeği taklit etmenin ötesinde gerçeğin bizzat tasarlanabileceğini ve yapay zeka teknolojisinin bir suç aleti olarak kullanılabileceğini gösterdi.
2025’te yaşanan olay ise diğerlerine kıyasla yapay zekanın sağlık önerilerinde kontrole gidilmesinin gerekliliğini gösterdi. OpenAI, ChatGPT’nin intihara ve tehlikeli sanrılara sürüklendiği iddiasıyla yedi davayla karşı karşıya kaldı. California mahkemelerinde açılan davalarda, intihara sürüklemenin yanında kasten ihmalkarlık ve istem dışı adam öldürme gibi suçlamalar da yer aldı.
Ağustos 2025’te yaşanan olayda ise 16 yaşındaki Adam Raine’nin ailesi de OpenAI ve şirketin CEO’su Sam Altman’a yönelik dava açtı. Dava iddiası ise Adam’ın ChatGPT’yle konuştuğunda intihar yöntemleri konusunda tavsiyeler alması ve intihar notu için GPT’ye bir taslak yazdırması oldu.
2026’nın ilk günlerinde yaşanan Grok vakası, mahremiyetin bir ‘araç’ muamelesi görmesini tetikledi. ‘Bikini Giydir’ komutuyla oluşturulan müstehcen ve rızasız içerik kaosu, yapay zeka algoritmalarının aslında kendi zekasıyla değil insan taklidi ile yönlendirildiğinin bir diğer gerçek kanıtı oldu. Oluşturulan içerikler, geleceğe ‘rızasız’ kişisel veri çöplüğü yarattı. Halihazırda Grok’ta izinsiz müstehcen görselleri oluşturulan kişilerin istemsizce dijital ayak izi artık İnternet dünyasında yer alıyor.
Bu noktada 'Hukuk ve Yapay Zeka' alanında çalışmalar gerçekleştiren Avukat Burhan Uyan, yapay zekanın henüz 'ön-ergenlik' aşamasında olduğunu belirtirken, gençlerin yapabildikleri gibi sonuçları bakımından geleceği etkileyebilecek hatalara yapay zekanın eğilimli olduğunu söylüyor.
İnsan ile iletişimi tam güvenilir biçimde kurabilecek bir yapay zeka modeli henüz geliştirilemediğinden, bu risklerin devam edebileceğini de ekliyor ve hukuk tarafında şimdilik yapay zekanın dolaylı olarak yaptıkları için bir düzenlemenin mevcut olmadığını belirtiyor.
Kullanıcıların dijital ayak izlerinden çıkarılan verilerin ise 'kişisel mülkiyet' içinde düşünülmesi gerektiğini ekleyen Uyan, verilerin değişmesiyle kişiye ulaşılmasını imkansız hale getiriyorsa yani artık o sentetik veriden kişiye ulaşılamıyorsa, bu durumda verinin o algoritmaya ait olacağını da söylüyor.
Ayrıca bu konuya dair Burhan Uyan, ‘"AVRUPA KONSEYİ YAPAY ZEKÂ VE İNSAN HAKLARI, DEMOKRASİ VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ HAKKINDA ÇERÇEVE SÖZLEŞME’, incelenmesi ve üzerinde ciddiyetle durulması gereken çok önemli bir sözleşmedir" diyor.
Yapay zeka geleceği nasıl anlayacak?
Şimdiye kadar yapay zekanın yaptığı hatalarda her ne kadar sistemde ‘teknik arıza’ olarak suçlama yapılsa ve vicdan rahatlatılsa da makineler aslında ona öğretilenleri taklit ediyor. Yani bir nevi tarih sayfalarından öğrendiklerini ve insan davranışlarını yineliyor.
Yapay zeka algoritmalarının artık yalnızca bir koddan ziyade hayatı yönlendiren araç olduğunu düşünürsek, yanlış kullanımda yanlış sistemleri geliştirebilir ve yarardan çok zarara sebep olabiliriz.
2040 yılına geldiğimizde, belki de korkunç bir gelecek bizi bekliyor. Bugün bile algoritmalar rızanız olmadan dijital ikiziniz üzerinden bir ayak izi inşa edebiliyorsa, 2040’a kadar kimliğiniz, sesiniz ve hatta anılarınız bile sizin kontrolünüzden çıkabilir.
Henüz hukuk tarafında büyük bir gelişme bulunmasa da önümüzdeki yıllarda hızlıca düzenlemeler yapılacaktır. Hukuk, bir süre sonra kimin ne yaptığına değil, hangi algoritmanın kim tarafından yönetildiğine ve hangi gerçekleri simüle etme yetkisi olduğuna bakacak.
Elon Musk’ın yaptığı açıklamalar ise yapay zekanın geleceği hakkında insanlar için daha zorlu bir süreç oluşturabilir. Davos’ta bu yıl 56’ncısı gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Yıllık Toplantısı’nda konuşan Musk, ücretsiz yapay zeka ve robotik teknolojilerin yaygınlaşmasıyla küreselde şimdiye kadar görülmemiş bir büyüme olacağını belirtti. Ayrıca yapay zeka alanında üretilecek robot sayısının çoğalacağını, bu robotların insan ihtiyaçlarını tamamen karşılayacağını ve insanlardan fazla robot olacağı da söylendi.
Musk, gelecekte insanlığı daha iyi bir dönem ve bolluk beklediğini düşündüğünü söylerken, enerji sıkıntılarının başlayacağını ekledi. Güneşin en büyük enerji kaynağı olduğunu belirten Tesla CEO’su, “Bu nedenle, birkaç yıl içinde SpaceX ile birlikte yapacağımız işlerden biri, güneş enerjisiyle çalışan yapay zeka uyduları fırlatmaktır.” dedi. Bununla birlikte önümüzdeki yılın sonunda insansı robotları yani ‘Optimus’ modellerini de daha karmaşık görevleri yerine getirebilecek şekilde geliştireceklerini ve satışa başlayacağını açıkladı.
En önemli iddia ise Elon Musk’ın yapay zekanın 5 yıl sonra ‘insanlıktan daha akıllı’ olacağını söylemesi oldu. Ayrıca karşılaşabileceğimiz problemlerden biri de robotların insan ihtiyaçlarını karşılamasıyla oluşacak ‘gereksizlik’. Musk’ın güneş enerjisiyle çalışan yapay zeka uydularını fırlatmayı planlaması da enerji sorununu çözmekten çok dünyada oluşturulan her verinin bu uydulara bağımlı olmasını zorlayacak. Bu bağımlılık istenmedik bir veri ihlali oluşturabilir.
Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) kurucusu Halil Aksu'nun hazırladığı 'Dijitopya' kitabında hukuk ve yapay zeka bölümünü oluşturan Burhan Uyan, kitapta anlattığı bir kehanetin hala gerçekleşmeye devam ettiğini söylerken, "Hukuk yapay zekası; tüm ülkelerde, devletlerde, özel ve kamusal kurumlarda, şirketlerde bir 'karar katmanı' olarak gömülü hale gelecek. Karar destek sistemlerinin temel bir katmanı olarak her şeyin içine entegre edilecek' diyor.
Yapay zekanın yararlı taraflı daha ağır basarken, zararlı tarafları genel olarak kullanıcı hatalarından kaynaklanıyor. Bildiğimiz gerçek şu ki yapay zeka, artık hayatımızda önemli yer kaplıyor ve günden güne hızla gelişiyor. Önümüzdeki gelecekte de bilinçli kullanımda büyük faydalar sağlayacak gibi görünüyor. Gelecek de yapay zeka aracılığıyla yeniden ve sessizce inşa ediliyor. Gri alanları aydınlatmak ise insanlığın görevi; çünkü gri alanda kalan algoritma, bir gün bizi karşılaşmak istemeyeceğimiz sonuçlarla baş başa bırakabilir.
Kendi kurduğu sitelerde finans ve teknoloji içerikleriyle başladığı sektöre WIRED Türkiye editörü olarak devam ediyor. Her şeyi deneyen, vazgeçmeyen girişimci ruh. 4 yıl deneyimli editör. Teknoloji ve bir o kadar da finans meraklısı.
Samet Kelebek
DAHA FAZLASI
Gelenek mi Yapay Zeka mı?
Tolga Ra
2050'de İnternet Nasıl Bir Şeye Dönüşecek?
Eyyüp Karagüllü
5G’nin İlk Günü
Samet Kelebek
Ajanlar Ekran Başına
E. Can Özer