Marta Musso
Medya ve Eğlence
19 Mayıs 2026 17:14

The Day After Tomorrow’dan Waterworld’e: Bilim kurgu filmleri iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratabilir

Filmin içindeki tartışma sahneleriyle birleştiğinde, karmaşık konuları ele alarak daha geniş bir izleyici kitlesine ulaşabilirler

The Day After Tomorrow’dan Waterworld’e: Bilim kurgu filmleri iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratabilir

Fotoğraf: Johannes Plenio/Unsplash

Özel efektleriyle bilim kurgu filmleri bizi sadece sinema ekranlarında şaşırtmakla kalmaz. Aslında başka bir etkiye de sahip olabilirler: iklim değişikliği gibi bilimsel konulara ilgimizi çekmek. Bu durum, Avusturya'nın Graz Üniversitesi liderliğindeki bir araştırma ekibi tarafından, hakemli dergi Journal of Science Communication (Jcom) 'da yakın zamanda yayınlanan bir çalışmada ortaya kondu. Çalışmaya göre, eğlenceye ek olarak, astrofizikten küresel ısınmaya kadar uzanan karmaşık konulara genel halkın ve bilim camiasının dikkatini çekebilen bilim kurgu filmlerinden kesinlikle yararlanmalıyız.


Araştırma

Sinema dilinin gücünden tam olarak yararlanarak, yeni araştırmanın araştırmacıları, halk ve bilim insanları arasındaki etkileşimi ve diyaloğu teşvik etmek için filmleri bir araç olarak kullandılar ve bilimin nasıl temsil edildiğini düşünmek üzere, tanınmış filmlerden alınan kliplerin izlenmesi ile uzmanlarla yapılan tartışma anlarını birleştiren “Bilim ve Sinema” formatını önerdiler. Bundan yola çıkarak yazarlar, iki halka açık etkinlik düzenlediler: biri Graz Üniversitesi'ndeki üniversite öğrencilerine yönelik, diğeri ise Salzburg'daki bir sanat festivalinin parçası olarak genel halka açık bir etkinlikti. Etkinliklerin ana teması iklim değişikliğiydi. Ortak yazar Fritz Treiber, “Buz ve su, ateş ve diğer unsurlar hakkında konuşan ve sonunda göç konusuna gelen bir anlatı oluşturduk, böylece bu farklı yönleri tartışabildik,” diye belirtti.


Bilim kurgu filmleri

Etkinlikler sırasında, buzullaşma senaryolarından (The Day After Tomorrow, Snowpiercer), deniz seviyesinin yükselmesine (Ice Age, AI, Waterworld), aşırı olaylara (Twister, Geostorm), kuraklığa (Mad Max, Soylent Green) ve nihayetinde göç konusuna (The March) geçildi. Ardından yapılan tartışma oturumları, klipleri analiz eden, bilimsel gerçeklik ile kurguyu ayıran ve hataları, yanlışlıkları ve olası yanlış bilimsel fikirleri açıklayan Treiber ve ortak yazar Ulrich Foelsche tarafından yönetildi. Olayların etkinliği daha sonra etkinlik öncesi ve sonrası anketler aracılığıyla değerlendirildi.


Geniş bir kitleye ulaşmak

Ortaya çıkan en ilginç yönlerden biri, bu formatın bilimsel konulara zaten ilgi duyan kitlelerle sınırlı kalmayıp, etkinliklerin sonunda oldukça eleştirel bir tavır sergileyen, kendi alışkanlıklarını ve nelerin mümkün olduğunu düşünmeye başlayan kitleler üzerinde de işe yarayabilmesiydi. Çalışmanın yazarlarından Hildrun Walter, “Üniversite etkinliğinde, üniversiteyle çok bağlantılı, bu ortama ve dersleri aracılığıyla önerilen konulara güçlü bir şekilde bağlı gençler vardı,” dedi. Öte yandan, ikinci etkinliğe sanat festivalinden gelen ve dolayısıyla iklim değişikliği konusunda halihazırda motive olmayan daha çeşitli bir kitle de katıldı. Walter, “Buna rağmen, tüm katılımcılar etkinlikten keyif aldı: ilgilendiler ve bilgilendirildiklerini hissettiler,” diye ekledi. “Bu, bilim iletişimi için çok önemli, çünkü genellikle sadece halihazırda bu akademik alana ait olan kişilere ulaşma sorunuyla karşılaşıyoruz.” Duygusal bileşen de önemli bir rol oynadı. “Başlangıçta insanlar Ice Age ve benzeri sahnelere güldüler,” diye hatırladı Walter, bu da daha dramatik anlara yol açtı. “İnsanlar film kliplerini gerçek dünyadaki olaylarla ilişkilendiriyor ve kendilerine şu soruyu soruyorlardı: Bu film senaryoları gerçek olabilir mi? Gerçeklik ve kurgu arasındaki sınır nerede?” Çalışmanın, özellikle küçük örneklemle ilgili birkaç sınırlaması olsa da, yazarlar, formatlarının kolayca tekrarlanabilir olduğunu ve bu nedenle geniş bir kitleye bilimsel bilgi aktarmak için etkili bir araç olabileceğini belirtiyorlar.


'Bu haber ilk olarak WIRED Italia tarafından yayınlanmış olup Mahmut Karslıoğlu tarafından İtalyancadan çevrilmiştir.'

DAHA FAZLASI

Zaman Geçirmek İsteyenlere: İzlenebilecek Filmler

Günün yorgunluğunu atmak, vakit geçirmek, biraz da olsa kafa dinlendirmek isteyenler için: İzlenebilecek filmler

Samet Kelebek

Cambaza Bak

Lunaparklardan korku evlerine, sirklerden VR deneyimlerine uzanan kolektif eğlence biçimimiz, izole bir kolektiviteye dönüşmeye yakın

E. Can Özer

Annelik, Beden ve Canavar: Karadeniz’de Bir Yaratık Anlatısı

Alphan Eşeli’nin Hazar Ergüçlü'nün başrolünde oynadığı yeni filmi MUTTER: Bir Annenin Günlüğü, dünya prömiyerini Tribeca’da yapmaya hazırlanıyor. Film, Türk sinemasında annelik, beden, dışlanmışlık, Karadeniz coğrafyası ve yaratık imgesi üzerinden yeni bir tür kırılmasının işaretlerini taşıyor.

E. Can Özer

Harmoni Arayışı

Teknolojinin baş döndürücü hızı zaman algısını yerle bir ederken, ‘an’da olmanın keyfini özleyenler analog yaşam ile yeniden bağlantı kurmaya çalışıyor

Samet Kelebek