Samet Kelebek
Uzay
21 Haziran 2026 14:40

Pembe Gezegen’in Gizemi Rengi Değil, Tuz Bulutları

Astronomideki keşifler, bazen beklenmedik renklerle başlıyor. 2013 yılında keşfedilen Pembe Gezegen GJ 504 b’nin asıl gizemi ise rengi değil, tuz bulutları.

Pembe Gezegen’in Gizemi Rengi Değil, Tuz Bulutları

Görsel: NASA / Goddard Space Flight Center

2013 yılında gökyüzünde beliren sıra dışı bir nokta, araştırmacıların dikkatini çekmişti. Sebebi ise ‘Pembe’ rengiydi. Teleskopla bakıldığında alışılmış kahverengi, turuncu veya mavimsi tonlara kıyasla pembeye çalan rengiyle Dünya’dan yaklaşık 57 ışık yılı uzaklıktaki GJ 504 b’nin diğer gezegenlere kıyasla daha fazla göze çarpması ona kısa sürede ‘Pembe Gezegen’ lakabını kazandırdı.


Aradan geçen 13 yıl, astronomlar için merak uyandırıyordu ve bol çalışma gerektirdi. Çünkü GJ 504 b, ne bir gezegen olarak sınıflandırılabiliyor ne de bir cüce olarak tanımlanabiliyordu. Geçen süre boyunca yer teleskoplarından Pembe Gezegen incelenmeye çalışırken, bir türlü detay elde edilememişti.


2026’ya gelindiğinde James Webb Uzay Teleskobu sayesinde GJ 504 b için The Astronomical Journal’daki çalışmaya göre yeni bir tanı koyulmuş olabilir, gezegenin atmosferinde tuz bulutları.


Güneş Sistemi’nde gezegen tanımlamak aslında kolaydır. Jüpiter, Satürn veya Dünya gibi nesneler yıldızlarının çevresinde döner ve kendi enerjilerini üretmezler. Yıldızlar ise çekirdeklerinde nükleer füzyon gerçekleştirerek ışık ve enerji yayarlar. Tam da bu iki noktada ‘gri’ bir bölge var: Kahverengi Cüceler.


Kahverengi cüceler, yıldızların doğduğu süreçle oluşan ancak yıldız olacak kadar kütlesi bulunmayan gökcisimleridir ve bazen ‘başarısız yıldızlar’ olarak tanımlanırlar. GJ 504 b yani Pembe Gezegen de bu sınır içinde.


Northwestern Üniversitesi liderliğindeki gökbilimciler, 13 yıllık bu gizemi James Webb Uzay Teleskobu ile gözlemledi ve gökcismin yaklaşık 25 Jüpiter kütlesine sahip olduğunu belirtti.


Bu kütle, onu tam da gri alana sokuyor. Eğer yıldızının etrafındaki gaz ve toz diskinden meydana geldiyse, bir gezegen olarak kabul edilmeli, eğer bağımsız bir gaz bulutunun çökmesiyle ortaya çıktıysa aslında küçük bir yıldız akrabası sayılmalı.


GJ 504 b’nin doğrudan bilinen en soğuk gezegen kütleli cisimlerden biri olması onun ışığını sönükleştiriyor ve gökbilimcilerin Dünya’dan ışığını incelemesi mümkün olmuyor.


Northwestern Üniversitesi’nden çalışmayı yöneten Aneesh Baburaj, "Pembe Gezegen, yer tabanlı aletler kullanılarak keşfedilen en soğuk uydu gezegendir," diyor. "Dünyanın dört bir yanındaki birçok ekip, ışığını incelemek için takip gözlemleri yaptı, ancak yer tabanlı aletler için çok sönüktü. Bu da onu JWST için mükemmel bir hedef haline getirdi. Sonunda spektrumunu elde ettiğimizde, hemen ilgi çekici görünüyordu. Ancak verileri daha derinlemesine incelemeye başladığımızda, daha önce analiz ettiğimiz hiçbir şeye benzemediğini fark ettik."


James Webb Uzay Teleskobu, 2021 yılında özellikle kızılötesi dalga boylarında evreni incelemek için tasarlandı. GJ 504 b için yalnızca iki saat kullanan gökbilimciler, yer teleskoplarının yıllarca elde edemediği verilere ulaştı.


Veriler atmosferde su buharı, metan, karbondioksit ve amonyak bulunduğunu gösteriyordu. Fakat asıl dikkat çeken olay, bulutsuz atmosfer varsayımları kullanıldığında belirdi. Ortaya çıkan sonuçlar fiziksel açıdan mantıklı değildi ve gökbilimciler bu noktada farklı bir ihtimale yöneldi, atmosferde bulut varlığı.


Yapılan simülasyonlarda üç farklı bulut türü denendi ve en iyi eşleşme tuz bazlı bulutlarda gerçekleşti. Modeller, atmosferde potasyum klorür ve çinko sülfür parçacıklarının yoğunlaşarak bulutlar oluşturduğu gösteriyor, Dünya’da bulutlar su damlacıklarından oluşuyor.


Pembe Gezegen’de ise gökyüzünden yağmur yerine kimyasal tuz parçacıkları geçiyor olabilir. Merak edilen rengin de muhtemelen atmosferik kimyasından kaynaklandığı belirtiliyor.


Gökbilimcilerin verilerle elde ettiği ve gördüğü renk, insan gözüyle doğrudan algılanamıyor. Farklı kızılötesi filtrelerin birleştirilmesiyle oluşturulan sahte renkli görüntülerde ortaya çıkan bir ton. Yine de bu renk tonu, atmosfer hakkında bilgi veriyor.


Metan, su buharı ve karmaşık bulut yapıları belirli dalga boylarını emerken diğerlerini geçiriyor. Sonuçta teleskopların kaydettiği ışık dağılımı pembemsi bir görünüm yaratıyor. Tuz bulutlarının keşfi önemli bir ilerleme olsa da araştırmanın en temel sorusunu henüz çözmüyor.


Aslında yeni keşif, bir sonuca vararak gizemi çözmedi. Yeni verilerle daha karmaşık bir sorunu ortaya çıkardı. 

james webb pembe gezegen

Kendi kurduğu sitelerde finans ve teknoloji içerikleriyle başladığı sektöre WIRED Türkiye editörü olarak devam ediyor. Her şeyi deneyen, vazgeçmeyen girişimci ruh. 4 yıl deneyimli editör. Teknoloji ve bir o kadar da finans meraklısı.

Samet Kelebek

DAHA FAZLASI

Dünya'dan Jüpiter'in Uydusuna Yaşam Gitmiş Olabilir

Gürcistan'daki Tiflis Özgür Üniversitesi'nden Fizik Profesörü Osmanov, Dünya'dan kopan ve bakteri taşıyan toz parçacıklarının Europa'ya ulaşmış olabileceğini hesapladı.
Çağla Üren

Mars'tan Gelen Göktaşındaki Büyük Sürpriz

Bilim insanları Mars'ta daha önce hiç görülmemiş yeni bir kaya türü keşfetti ve ilk kez bir Mars örneğinde "granat" mineraline rastladı.
Çağla Üren

Bilim Kurgu Değil: Uydular Düşünmeye Başladı

Uzay, uzun yıllar boyunca dev bir kamera sistemi gibi çalıştı. Uydular yukarıdan dünyayı izliyor, verileri aşağıya indiriyor, kararları ise insanlar veriyordu. Ama entropi üzerine kurulu uzayda bu düzen de değişmeye mahkum. Artık bazı uydular sadece görüntü çekmekle kalmıyor, neye bakmaları gerektiğine de kendileri karar vermeye başlıyor.
Arda Aşık

Uydu Kaosu Başlarsa Yörüngeyi Tamamen Kaybetmemiz An Meselesi

2018'de aylarla ölçülen çarpışma hata payı artık sadece 2,8 gün. Bilim insanları uyarıyor: Kontrolsüz uyduların yaratacağı çığ etkisi, tüm dijital yaşamımızı bir anda karanlığa gömebilir.
Mustafa Orhun Çetin