Medya Devleri Hayatta Kalmak İçin Ruhunu Gözetim Teknolojilerine Satıyor
Google'ın yapay zeka özetleriyle trafiği eriyen Gannett, çareyi gözetim devi Palantir'de arıyor. 800'den fazla gazeteci isyanda: Okurunu gözetleyen bir medya ne kadar özgür kalabilir?
İllüstrasyon: exdez/gettyimages
Medya endüstrisi, tarihinin en karanlık varoluşsal krizlerinden birinin tam ortasında. İnternetin ilk günlerindeki ‘tıklama ve reklam’ tabanlı ekonomik model, arama motorlarının yapay zeka özetleri (AI summaries) kullanmaya başlamasıyla tamamen çöktü. Okuyucular artık haber sitelerine tıklamak yerine Google’ın sunduğu hazır özetleri okuyor.
Sonuç? ABD’nin en büyük gazete zinciri USA Today’in (Gannett) ikinci çeyrek verilerinde, aylık ortalama tekil ziyaretçi sayısı 180 milyondan 158 milyona geriledi. Şirketin toplam geliri ise geçen yıla oranla %8,3 düşerek 536,3 milyon dolara indi. Bu sadece finansal bir erime değil; geleneksel yayıncılığın dijital ölüm kalım savaşıdır.
İşte tam bu noktada, Gannett yönetimi beklenmedik ve bir o kadar da ürkütücü bir hamle yaptı: Veri analitiği ve yapay zeka gözetim devi Palantir ile el sıkıştı.
Kurtarıcı mı, yoksa truva atı mı?
Gannett CEO'su Mike Reed ve yönetim kuruluna göre bu ortaklık, çöken trafiğe karşı bir can simidi. Şirket, Palantir’in yapay zeka destekli yazılımlarını okuyucu verileri üzerinde ‘ortak bir zeka katmanı’ oluşturmak için kullanacak. Hedef net: Birinci taraf kullanıcı verilerini analiz ederek okurların ne zaman abonelik alacağını tahmin etmek, kişiselleştirilmiş reklamlar göstermek ve geçmişte manuel olarak yapılan e-ticaret (affiliate) bağlantılarını tamamen otomatikleştirmek. Yönetim, kendi bünyelerinde aylar sürecek bu yazılımsal dönüşümü Palantir sayesinde haftalar içinde tamamlayabileceklerini savunuyor. Sözcü Lark-Marie Antón, tüm kullanıcı verilerinin yine Gannett mülkiyetinde kalacağını ve editoryal bağımsızlığın korunacağını garanti ediyor.
Sektörde bu yöntemi uygulayan tek şirket Gannett değil; Politico ve Business Insider’ın sahibi olan Axel Springer grubu da okuyucu verilerini ve gelir akışlarını entegre etmek için Palantir yazılımlarını kullanıyor. Fox News da haber odası araçları için benzer bir yolda. Destekçilere göre, yapay zekanın getirdiği bu operasyonel verimlilik, düşen gelirleri telafi etmenin ve yeni bir iş modeli yaratmanın tek mantıklı yolu.
Haber odasında etik deprem
Ancak Gannett koridorlarında ve NewsGuild-CWA sendikasına bağlı 31 yerel haber odasında hava oldukça soğuk. Haber odasından yükselen çığlık net: "Biz gözetim devletinin bir parçası değiliz." 800'den fazla gazeteci, Palantir ile yapılan bu anlaşmanın derhal feshini talep eden bir bildiri yayınladı.
Gazetecilerin bu sert muhalefetinin arkasında Palantir’in karanlık sicili yatıyor. Şirket, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) dairesiyle yaptığı 30 milyon dolarlık no-bid (ihalesiz) sınır dışı takip sözleşmesi ve yaygın devlet gözetim teknolojileriyle tanınıyor. Gazeteciler, aktif olarak göçmenlik baskınlarını ve hak ihlallerini haberleştirirken, bu operasyonları yöneten yazılım firmasıyla ortaklık yapmanın ‘apaçık bir çıkar çatışması’ olduğunu savunuyor. Üstelik Palantir’in kurucu ortağı Peter Thiel, geçmişte "özgürlük ve demokrasinin birbiriyle uyumlu olmadığını" söyleyen tartışmalı bir figür. Gazeteciler, Thiel'in geçmişte Gawker medyasını iflas ettirmek için Hulk Hogan davasını gizlice fonladığını da unutmuş değil.
Asbury Park Press muhabiri Mike Davis, araştırmacı gazetecilerin en hassas notlarını, kaynak bilgilerini ve gizli belgelerini koruma konusunda derin endişeler taşıdığını belirtiyor. Davis, yerel gazetelerin yıllarca YZ uğruna yatırımsız bırakılmasından şikayetçi. Okurlarından verilerini teslim etmelerini isteyen bir gazete, arkasında Palantir’in gölge algoritmaları dururken okuyucuya nasıl güven verebilir?
Algoritmanın soğuk yüzü
Bu ortaklık, medyanın geleceğine dair daha geniş ve tehlikeli bir trendi de gözler önüne seriyor: Gazetelerin birer yayıncı olmaktan çıkıp, soğuk birer ‘veri toplama ve işleme’ ticarethanesine dönüşmesi.
Yapay zekayı haber odalarına aceleyle dayatmanın faturası sektör genelinde ağır oldu. The Washington Post, dahili testlerde başarısız olan YZ podcast'lerini yayına soktuğu için eleştirildi. Politico’nun sahibi, gazetecilerini kalitesiz ’AI slop’ ile utandırırken, Chicago'daki yerel gazeteciler kendi nitelikli çalışmalarının yanında bu kalitesiz YZ içeriklerinin basılmasından derin rahatsızlık duydu. LA Times ise Ku Klux Klan (KKK) gibi hassas bir konuda güya ‘farklı bakış açıları’ üretmesi için YZ kullandı.
Gannett’in Palantir hamlesi, insan odaklı kaliteli gazeteciliği, şirketlerin kâr odaklı emirlerine kurban etme riskini taşıyor. Eğer medya, hayatta kalmak için gözetim kapitalizminin en büyük aktörleriyle ortaklık kurarsa, gelecekte koruyacağı bir editoryal bağımsızlığı kalmayabilir. Gannett, Palantir ile belki bilançosunu kurtarabilir; ancak gazeteciliğin en temel sermayesi olan "güveni" tamamen kaybedebilir.
Gazeteciliği gelecekte ne bekliyor?
Dijital haber mecraları artık yalnızca içerik üreten geleneksel yayıncılar gibi değil, giderek daha fazla veri toplama ve analiz etme işi yapan şirketler gibi çalışmaya başladı. Okuyucu etkileşimlerinin her biri, reklamverenlere ve abonelik modellerine satılmak üzere hassas birer birinci taraf veri kaynağına dönüştürülüyor.
Yapay zekanın yaygınlaşmasıyla birlikte medya kuruluşları artık iki farklı kitleye aynı anda hizmet etmek zorunda: İçeriği tüketen insan okurlar ve bu içeriği tarayıp kullanıcılara sunan yapay zeka platformları. Gelecekte gazetelerin, içeriklerini makinelerin en kolay okuyabileceği ve indeksleyebileceği şekilde formatlaması gerekecek. Google’ın yapay zeka tarafından üretilen özetleri, kullanıcıların haber sitelerine tıklama oranlarını düşürmekte.
Bu trafik kaybına karşı yayıncılar, içeriklerini Google gibi arama motorlarının tarama erişimine engellemeyi ya da içeriklerini yapay zeka özetlerinde kullanılması için büyük teknoloji şirketleriyle ücretli lisans anlaşmaları yapma yolunu düşünüyor. Sektör genelinde yapay zekaya geçiş gerekçe gösterilerek haber odalarında ciddi küçülmeler ve işten çıkarmalar yaşanacak. Gazeteciler, kurumsal kar odaklı kararlarla yapay zekanın haber odalarına dayatılmasına karşı çıkarken; okurların ancak insan eliyle üretilmiş nitelikli gazetecilikle kazanılacak kamu güvenini hak ettiğini savunuyor.
30 yıldır teknoloji üzerine yazılar yazmaktadır. Türkiye'nin ilk oyun dergisinin kurucu ekibinde yer almış ve önemli teknoloji dergilerinden birinde muhabirlikten başlayan ve Genel Yayın Yönetmenliğine kadar uzanan uzun bir süreçte teknoloji içerikleri üretmiştir. Ayrıca şu anda yürüttüğü WIRED Türkiye Dijital Direktörlüğünden önce bir başka yayın grubunun Video Projeler ve Teknoloji İçerikleri Yönetmenliğini de üstlenmiştir. Oyun ve geleceğin teknolojileri üzerine özel ilgisi vardır.