Mantı Siparişine Yapay Zeka Token’ı
Yapay zekanın hayatımıza ne kadar girdiğini anlamak için artık şirketlere bakmanıza gerek yok çünkü mantı restoranında siparişe token hediye ediliyor.
Fotoğraf: Oscar Wong / gettyimages
Çin, yapay zeka tarafında güçlenmeye devam ederken Pekin’deki Jinguyuan adlı bir mantı restoranı, müşterilerine yemeklerinin yanında yaklaşık 1,50 dolar değerinde yapay zeka kullanım kredisi dağıtıyor. Müşteriler bu kredileri farklı yapay zeka modelleriyle etkileşim kurmak için kullanabiliyor.
Restoran sahibi Li Bo ayrıca iki şubesindeki müşteri yoğunluğunu takip etmek amacıyla yapay zeka destekli bir internet sitesi de hazırlamış. Başta tuhaf gelebilir ancak Çin’de yapay zekanın günlük hayata ne kadar hızlı yayıldığını düşünürseniz her alana entegre olabileceğini görebilirsiniz.
Aslında Li Bo’nun teknolojiyle tanışması daha eskiye dayanıyor. Rest of World’e göre Beijing University of Posts and Telecommunications’da telekomünikasyon mühendisliği eğitimi alan Li, mezun olduktan sonra sektör değişikliğine giderek gıda işine yöneldi. Yapay zeka dönemi ise onu tekrardan teknolojiye yakınlaştırdı.
Li, restoranı için müşterilerin menüyü incelemesine, yemekler hakkında öneriler almasına ve restorana bildirim verebilmesine yardımcı olan bir yapay zeka sistemi geliştirdi. Restorana gittiğinizde bir kuyruğa giriyorsunuz fakat bu tamamen yapay zeka destekli bir internet sitesi aracılığıyla gerçekleşiyor. Aslında Li, tam olarak yapay zekayı işine entegre ediyor.
Ayrıca müşterilere yapay zeka kredisi dağıtılması da dikkat çekiyor. Dünyada yapay zeka kullanımının yaygınlaşmasıyla ‘token’ kavramı da bilinir hale geliyor. Yapay zeka modelleriyle yapılan her işlem belirli miktarda hesaplama gerektiriyor ve bu genellikle token üzerinden ölçülüyor.
Belki biliyorsunuzdur; Claude, Google Flow, Gemini gibi modellerde bir içerik oluşturmak istediğinizde ücretsiz paketteyseniz bir noktadan sonra üretiminiz durduruluyor. Çünkü size verilen token hakkının sonuna geliyorsunuz ve limitlerin yenilenmesini beklemeniz gerekiyor. Belli ücretler karşılığı farklı planlara abone olabiliyor ve limitlerinizi artırabiliyorsunuz.
Biraz geçmişi düşündüğünüzde ‘kontör’ ve ‘dakika’ kavramını hatırlayabilirsiniz. Ne kadar kontörünüz varsa o kadar arama yapabiliyor, mesaj atabiliyordunuz. Yeni dönemde ise bu yerini yapay zeka token’larına bırakıyor. İnternet tarafında da kaç gigabyte internet kaldığını kontrol ediyorsunuz. Li’nin yaptığı ise ekonomiye farklı bir açıdan bakmayı sağlıyor.
Bir mekana gittiğinizde normalde Wi-Fi’ye bağlanabiliyor ve bundan yararlanabiliyorsunuz. Li ise mantı siparişinin yanında yapay zeka kredisi sunuyor.
Çin’in yapay zeka konusundaki hareketliliği uzun zamandır devam ediyor. ABD merkezli rakiplerle yarışırken bir yandan da yapay zeka maliyetlerinin düşmesi planlanıyor. DeepSeek’in fiyat indirimleri de bunun göstergesi.
2026’nın başlarında OpenClaw etrafında oluşan ilgi, Çin’de yapay zekâ ajanlarının ne kadar hızlı benimsendiğini gösterdi. İnsanlar bu sistemleri telefonlarına kurdurmak için kuyruklara girdi. Hatta bazı yerel yönetimler OpenClaw projelerine yönelik teşvikler açıklamaya başladı.
AI ajanlarının cihazlara ve kişisel verilere geniş erişim sağlayabilmesi, beraberinde güvenlik ve gizlilik tartışmalarını getiriyor. Çin’de yerel yönetimlerin bu teknolojileri teşvik ederken aynı zamanda güvenlik riskleri konusunda uyarılarda bulunması da buna bir işaret.
Türkiye de bu yapay zeka dönüşümünde kendine bir yol çiziyor. 18 Ağustos’ta yayımlanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, yapay zekayı yalnızca teknoloji sektörünün konusu olmaktan çıkarıp kamu ve özel sektörde yaygınlaştırmayı hedefliyor. Plan kapsamında 24 ayda 5 milyon kişiye yapay zeka okuryazarlığı kazandırılması, 1 milyon çalışanın mesleki dönüşümünün değerlendirilmesi ve 2030’a kadar en az 1 gigawatt veri merkezi kapasitesine ulaşılması hedefleniyor.
Çin’de bu dönüşüm bir mantı restoranında karşımıza çıkarken, Türkiye gelişen teknolojiyle altyapıyı ve insan kaynağını hazırlamaya odaklanıyor.
Kendi kurduğu sitelerde finans ve teknoloji içerikleriyle başladığı sektöre WIRED Türkiye editörü olarak devam ediyor. Her şeyi deneyen, vazgeçmeyen girişimci ruh. 4 yıl deneyimli editör. Teknoloji ve bir o kadar da finans meraklısı.