Çağla Üren
Sağlık
13 Nisan 2026 11:30

Kalp Sağlığı İçin Her Gün Aynı Saatte Uyuyun

Basit ama etkili çözüm: Her gece aynı saatte yatağa gitmek kalp krizi ve felç riskini azaltabilir.

Kalp Sağlığı İçin Her Gün Aynı Saatte Uyuyun

İlüstrasyon: The State/gettyimages

Haberlerimizi Google'da Takip Edin

Tıklayın, gelişmelerden anında haberdar olmak için tercih edilen kaynaklarınıza ekleyin.

Google

Finlandiya'daki Oulu Üniversitesi araştırmacıları, 3 bin 231 kişinin uyku alışkanlıklarını bir hafta boyunca giyilebilir cihazlarla takip etti. Bilim insanları; günde sekiz saatten az uyuyanlar arasında ‘düzenli’, ‘kısmen düzenli’ ve ‘düzensiz’ olarak sınıflandırma yaptı.


Sonuçlar dikkat çekiciydi: Düzensiz uyku saatine sahip bireylerin, önümüzdeki 10 yıl içinde ciddi bir kardiyovasküler rahatsızlık yaşama riski, düzenli uyuyanlara kıyasla yaklaşık iki kat daha yüksek çıktı. Ayrıca uyku zamanının ortasındaki (yatış saati ile uyanma saati arasındaki vakit) değişkenliğin artması da daha kötü kalp sağlığıyla ilişkilendirildi.


Araştırmanın baş yazarlarından Laura Nauha, özellikle yatış saatindeki düzenin kalp sağlığı için kritik olduğunu vurguluyor. İlginç şekilde, uyanma saatinin bu riskle anlamlı bir bağlantısı bulunmadı. Yani asıl belirleyici faktör, gece ne zaman uykuya geçildiği.


Düzensiz grupta haftalık yatış saati değişkenliği ortalama 108 dakikayken, düzenli grupta bu fark yalnızca 33 dakika olarak ölçüldü. Araştırmada önemli bir ayrıntı da ortaya çıktı: Bu risk artışı yalnızca ortalamanın altında uyuyan kişilerde görüldü. Yani günde yaklaşık sekiz saat uyuyan bireylerde düzensiz yatış saatlerinin olumsuz etkisi daha az belirgin. Bu durum, yeterli uykunun düzensizliğin zararlarını kısmen dengeleyebileceğini düşündürüyor.


Biyolojik saatin rolü

Araştırmacılar, bu ilişkinin arkasında vücudun doğal 24 saatlik döngülerinin, yani sirkadiyen ritmin olabileceğini belirtiyor. Her gece farklı saatlerde uyumak bu ritmi bozarak kalbin dinlenme ve toparlanma süreçlerini olumsuz etkileyebiliyor.

Bunun yanı sıra stres, yoğun iş temposu veya ruh sağlığı sorunları gibi günlük yaşam faktörlerinin hem uyku düzenini hem de kalp sağlığını etkileyebileceği ifade ediliyor.


Öte yandan, çalışma neden-sonuç ilişkisini kesin olarak kanıtlamıyor, yalnızca güçlü bir bağlantı ortaya koyuyor. Ayrıca 10 yıllık takip sürecinde 3 binden fazla katılımcıdan yalnızca 128’inde ciddi bir kardiyovasküler hastalık görüldü. Uyku verilerinin sadece bir haftalık ölçümlerle sınırlı olması da araştırmanın kısıtlamaları arasında yer alıyor.


Küçük bir alışkanlık, büyük bir fark

Kalp-damar hastalıklarının dünya genelinde yılda yaklaşık 18 milyon ölüme yol açtığı düşünüldüğünde, bu tür basit yaşam tarzı değişikliklerinin önemi daha da artıyor. Araştırmacılar, uyku düzeninin bireylerin büyük ölçüde kontrol edebileceği nadir sağlık faktörlerinden biri olduğunu vurguluyor.

Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.

Çağla Üren

DAHA FAZLASI

Ağız Bakımında Ferahlık, İhtiyaca Göre Farklılaşıyor

Diş fırçalamanın ardından kullanılan ağız bakım suları, farklı aroma ve formül seçenekleriyle rutini kişisel tercihlere göre şekillendiren tamamlayıcı bir adım olarak öne çıkıyor.

224 Bin Çocuk İncelendi: Hamilelikteki 4 Sorun Otizmle İlişkili Olabilir

Araştırmacılar, annelerin hamilelik döneminde yaşadığı bazı sağlık sorunları ile çocuklarına otizm tanısı konması arasında ilişki olduğunu belirledi. Ancak bu ilişki, bireylerin ırkına göre değişiyor.

İnsan Beynindeki Bir Genin, Bir Virüse Sıçradığı Keşfedildi

İnsan beynindeki sinir hücrelerinde aktif olan bir genden türeyen DNA dizilerinin, ciltte enfeksiyona neden olan bir virüsün genomuna yerleştiğini keşfedildi. Araştırma, genetik materyalin insanlardan virüslere geçebildiğini gösteriyor.

2 Milyon Kanser Vakasından Yalnızca 5 Enfeksiyonun Sorumlu Olduğu Belirlendi

Araştırmacılar, enfeksiyonlarla ilişkili kanserlerin neredeyse tamamından beş temel patojenin sorumlu olduğunu belirledi.