Çağla Üren
Sağlık
5 Ekim 2026 12:22

2 Milyon Kanser Vakasından Yalnızca 5 Enfeksiyonun Sorumlu Olduğu Belirlendi

Araştırmacılar, enfeksiyonlarla ilişkili kanserlerin neredeyse tamamından beş temel patojenin sorumlu olduğunu belirledi.

2 Milyon Kanser Vakasından Yalnızca 5 Enfeksiyonun Sorumlu Olduğu Belirlendi

Fotoğraf: DBenitostock/gettyimages

Yeni bir araştırma, enfeksiyonların küresel kanser yükünde önemli bir paya sahip olduğunu ortaya koydu.


Hakemli tıp dergisi The Lancet Oncology'de yayımlanan çalışmaya göre, 2024'te dünya genelinde teşhis edilen tüm kanser vakalarının yaklaşık yüzde 12'si enfeksiyonlarla bağlantılıydı. Bu oran yaklaşık 2,3 milyon kanser vakasına karşılık geliyor.


Araştırmacılar, enfeksiyonlarla ilişkili kanserlerin neredeyse tamamından beş temel patojenin sorumlu olduğunu belirledi: Helicobacter pylori (H. pylori), insan papilloma virüsü (HPV), hepatit B virüsü (HBV), Epstein-Barr virüsü (EBV) ve hepatit C virüsü (HCV).


İlk sırada H. pylori var

En büyük pay, midede yaşayabilen H. pylori bakterisine ait. Araştırmaya göre bakteri, 2024'te dünya genelinde teşhis edilen tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 4'üyle, yani 760 bin vakayla bağlantılıydı.


Dünya nüfusunun yaklaşık yarısının H. pylori taşıdığı tahmin ediliyor. Enfeksiyon çoğu kişide herhangi bir belirtiye yol açmasa da bazı H. pylori türleri kronik mide iltihabına ve ülsere neden olabiliyor. Uzun süreli enfeksiyon ise özellikle mide kanseri riskini artırabiliyor.


İkinci sırada insan papilloma virüsü (HPV) var. HPV de 2024'te teşhis edilen kanserlerin yaklaşık yüzde 4'üyle ilişkilendirildi. Bu, yaklaşık 750 bin vaka anlamına geliyor. HPV en çok rahim ağzı kanseriyle bilinse de anal, penis, vulva, vajina ve bazı baş-boyun kanserleriyle de ilişkilendiriliyor.


Hepatit B virüsü ise yeni kanser vakalarının yaklaşık yüzde 2'siyle bağlantılı bulundu. Epstein-Barr virüsünün payı yaklaşık yüzde 1 olurken hepatit C virüsü yüzde 1'in altında kaldı.


Araştırmada özellikle Epstein-Barr virüsünün öneminin önceki küresel tahminlere kıyasla arttığına dikkat çekildi. Bunun nedeni, son yıllarda virüs ile çeşitli kanser türleri arasındaki nedensel ilişkiye dair bilimsel kanıtların güçlenmesi.


Kanserlerin bir bölümü önlenebilir

Araştırmacılara göre sonuçların önemli taraflarından biri, bu kanserlerin önemli bir bölümünün enfeksiyonların önlenmesi veya tedavi edilmesi yoluyla engellenebilme potansiyeli taşıması.


Araştırmacılar, kansere yol açabilen birçok enfeksiyona karşı halihazırda aşılar, tanı yöntemleri ve tedavilerin olduğunu, güvenli enjeksiyon uygulamaları gibi halk sağlığı önlemlerinin de riski azaltabileceğini vurguladı.


Ancak bu olanaklara erişim dünyanın her yerinde eşit değil. Araştırmaya göre enfeksiyonlarla ilişkili kanser vakalarının yaklaşık dörtte üçü düşük ve orta gelirli ülkelerde görüldü. Doğu Asya, Sahra Altı Afrika ve Güneydoğu Asya özellikle yüksek yükün görüldüğü bölgeler arasında yer aldı.


2024'te enfeksiyonlarla bağlantılı kanser vakalarının yüzde 42'si yalnızca Doğu Asya'da teşhis edildi. Bölgedeki vakalarda özellikle H. pylori ve hepatit B enfeksiyonları öne çıktı.


HPV ve hepatit B aşıları kritik önemde

Araştırmacılara göre HPV ve hepatit B'ye karşı aşılama oranlarının artırılması, enfeksiyon kaynaklı küresel kanser yükünün azaltılmasında önemli rol oynayabilir. HPV aşısının erkekleri de kapsayacak biçimde yaygınlaştırılması özellikle önemli görülüyor. Birçok ülkede HPV aşılama programları öncelikle kız çocuklarına ve kadınlara odaklanıyor.


Ancak H. pylori söz konusu olduğunda durum daha karmaşık. Bakteriye karşı henüz yaygın kullanıma girmiş etkili bir aşı yok. Araştırmacılar, "H. pylori aşılarının veya gereksiz antibiyotik kullanımını azaltabilecek son derece etkili tedavilerin geliştirilmesinde şimdiye kadar sınırlı ilerleme kaydedildiğini" belirterek bu alandaki gelişmelerin küresel mide kanseri yükünü azaltmada büyük etkisi olabileceğini ifade etti.


Benzer bir sorun Epstein-Barr virüsü için de geçerli. Yetişkinlerin yaklaşık yüzde 95'inin yaşamlarının bir noktasında enfekte olduğu tahmin edilen bu virüse karşı halen onaylanmış bir aşı yok. Çeşitli klinik çalışmalarsa devam ediyor.


Araştırmacılar bu enfeksiyonlara karşı yeni aşıların geliştirilmesine yatırım yapılması gerektiğini belirtirken, halihazırda etkili olduğu bilinen birçok yöntemin de yeterince kullanılmadığına dikkat çekti.


Bunun önündeki başlıca engeller arasında ekonomik koşullar, sağlık hizmetlerine erişimdeki eşitsizlikler ve siyasi ve toplumsal faktörler gösteriliyor.

Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.

Çağla Üren

DAHA FAZLASI

İnsan Beynindeki Bir Genin, Bir Virüse Sıçradığı Keşfedildi

İnsan beynindeki sinir hücrelerinde aktif olan bir genden türeyen DNA dizilerinin, ciltte enfeksiyona neden olan bir virüsün genomuna yerleştiğini keşfedildi. Araştırma, genetik materyalin insanlardan virüslere geçebildiğini gösteriyor.
Çağla Üren

Yapay Zeka Varis Teşhisi Koyabilir mi?

Yapay zekaya hastalık teşhisi sormak son zamanların popüler alışkanlıklarından biri. Varis de bu problemler arasında öne çıkıyor.
Tülin Açıkbaş

Menopozun Yeni Organı: Bağırsak

Menopoz üzerine yapılan araştırmalar, uzun süre östrojenin düşüşüne ve bunun yol açtığı sonuçlara odaklandı. Şimdi araştırmacılar başka bir yere bakıyor: Bağırsak mikrobiyotası.
Tülin Açıkbaş

Sıçan Beyinlerinden Geliştirilen Yapay Zeka Modelleri Gerçeğe Bir Adım Daha Yaklaştı

The Biological Computing Company, yapay zeka araçlarını Amazon Web Services’e taşıyarak doğayı kodla buluşturmayı hedefleyen, bir zamanlar marjinal sayılan alana önemli bir destek sağlıyor.
Lauren Goode