Çağla Üren
Sağlık
13 Ekim 2026 12:21

224 Bin Çocuk İncelendi: Hamilelikteki 4 Sorun Otizmle İlişkili Olabilir

Araştırmacılar, annelerin hamilelik döneminde yaşadığı bazı sağlık sorunları ile çocuklarına otizm tanısı konması arasında ilişki olduğunu belirledi. Ancak bu ilişki, bireylerin ırkına göre değişiyor.

224 Bin Çocuk İncelendi: Hamilelikteki 4 Sorun Otizmle İlişkili Olabilir

İllüstrasyon: DrAfter123/gettyimages

Haberlerimizi Google'da Takip Edin

Tıklayın, gelişmelerden anında haberdar olmak için tercih edilen kaynaklarınıza ekleyin.

Google

ABD'de 224 binden fazla çocuğun sağlık kayıtlarını inceleyen araştırmacılar, annelerin hamilelik döneminde yaşadığı bazı sağlık sorunları ile çocuklarına otizm tanısı konulması arasında ilişki olduğunu belirledi. Üstelik araştırmaya göre obezite, depresyon, astım ve gebelik komplikasyonlarının otizmle ilişkisi, farklı ırksal ve etnik gruplar arasında değişiklik gösteriyor.


Hakemli bilimsel dergi JAMA Network Open'da bu ay yayımlanan meta analiz, annelerin hamilelik dönemindeki sağlık durumuna odaklanıyor. New York Üniversitesi Grossman Tıp Fakültesi'nden araştırmacıların yürüttüğü çalışmada, 2010-2017 yılları arasında doğan 224 bin 353 çocuğun sağlık kayıtları incelendi.


Kuzey Kaliforniya'daki Kaiser Permanente sağlık sistemine kayıtlı çocukların 5 bin 448'ine otizm tanısı konulduğu belirlendi. Bu, araştırmaya dahil edilen çocukların yüzde 2,4'üne karşılık geliyor. Otizm tanısı alan çocukların ortalama tanı yaşı 3, annelerin doğum sırasındaki ortalama yaşı ise 31,9 olarak hesaplandı.


Annelerdeki 25 farklı sağlık sorunu incelendi

Araştırmacılar, daha önceki çalışmalarda otizmle ilişkili olabileceği belirlenen 25 farklı sağlık sorununu değerlendirdi. Bunlar arasında fazla kilo ve obezite, depresyon, bipolar bozukluk, anksiyete, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), astım, yüksek tansiyon, gebelik diyabeti ve preeklampsi gibi rahatsızlıklar vardı.


Ayrıca çoğul gebelikler, doğum komplikasyonları ve gebelik sırasında fetüsün sağlığıyla ilgili şüpheler nedeniyle yapılan tıbbi takipler de incelendi. Araştırmaya katılan annelerin yüzde 53,4'ünde bu sağlık sorunlarından en az ikisi, yüzde 10,7'sinde ise beşi veya daha fazlası tespit edildi.


Araştırmacılar, özellikle dört sağlık sorununun otizmle ilişkisi olabileceğini, ancak bu ilişkinin ırksal ve etnik gruplara göre farklılık gösterdiğini belirledi:


●    Fazla kilo ve obezite

●    Depresyon

●    Astım

●    Gebelik komplikasyonları


Bu dört durumun çocuklarda otizm tanısıyla ilişkisi, beyaz annelerde siyah, Hispanik, Asyalı ve Pasifik Adalı annelere kıyasla daha güçlü bulundu. Ancak araştırmanın gözlemsel niteliği nedeniyle bu sağlık sorunlarının doğrudan otizme yol açtığı sonucuna varılamıyor.

Otizm tanılarında etnik farklılıklar

Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de otizm tanısı alma oranlarının farklı etnik ve ırksal gruplarda değişmesi oldu. Çalışmaya göre otizm tanısı konulma oranı siyah çocuklarda yüzde 3,2, Asyalı ve Pasifik Adalı çocuklarda yüzde 2,9, Hispanik çocuklarda yüzde 2,5 ve beyaz çocuklarda yüzde 2 olarak kaydedildi.


Araştırmacılar, annelerin sağlık sorunları ile çocukların otizm tanıları arasındaki ilişkilerin genel olarak farklı gruplarda gözlemlendiğini, ancak bazı ilişkilerin gücünün değiştiğini bildirdi.


Bu farklılıkların nedenleri henüz kesin olarak bilinmiyor. Bilim insanlarına göre doğum öncesi sağlık hizmetlerinin niteliği, sağlık hizmetlerine erişim, sosyoekonomik koşullar ve otizmin tanılanmasındaki farklılıklar olası açıklamalar arasında yer alıyor.


Sağlık hizmetlerine erişim önemli olabilir

Araştırmayla birlikte JAMA Network Open dergisinde yayımlanan bir değerlendirme yazısında, Johns Hopkins Üniversitesi Bloomberg Halk Sağlığı Okulundan Aisha Dickerson, bulguların sağlık hizmetlerindeki eşitsizliklerin daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğini gösterdiğini belirtti.


Dickerson'a göre annelerin sağlık durumlarıyla çocukların otizm tanıları arasındaki ilişkileri anlamak için yalnızca biyolojik etkenlere değil, farklı toplulukların sağlık hizmetlerine erişim koşullarına da odaklanılması gerekiyor.


Araştırma ayrıca ırk ve etnik kökenin anneye mi yoksa çocuğa mı göre sınıflandırıldığının, bu tür çalışmaların sonuçlarının yorumlanmasında önemli olabileceğine işaret ediyor. Öte yandan, araştırmanın bazı sınırlılıkları da bulunuyor. Çocukların yalnızca belirli bir süre boyunca takip edilmiş olması, daha ileri yaşlarda konulan otizm tanılarının değerlendirme dışında kalmış olabileceği anlamına geliyor.


Araştırmacılar, elde edilen bulguların anne sağlığı ile otizm arasındaki karmaşık ilişkilerin anlaşılmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyor.


Ancak uzmanlar, bir sağlık sorunuyla otizm arasında istatistiksel ilişki bulunmasının, söz konusu sorunun otizme neden olduğunu kanıtlamadığını vurguluyor. Otizmin gelişiminde genetik ve çevresel etkenlerin birlikte rol oynadığı düşünülüyor.

Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.

Çağla Üren

DAHA FAZLASI

Ağız Bakımında Ferahlık, İhtiyaca Göre Farklılaşıyor

Diş fırçalamanın ardından kullanılan ağız bakım suları, farklı aroma ve formül seçenekleriyle rutini kişisel tercihlere göre şekillendiren tamamlayıcı bir adım olarak öne çıkıyor.

İnsan Beynindeki Bir Genin, Bir Virüse Sıçradığı Keşfedildi

İnsan beynindeki sinir hücrelerinde aktif olan bir genden türeyen DNA dizilerinin, ciltte enfeksiyona neden olan bir virüsün genomuna yerleştiğini keşfedildi. Araştırma, genetik materyalin insanlardan virüslere geçebildiğini gösteriyor.

2 Milyon Kanser Vakasından Yalnızca 5 Enfeksiyonun Sorumlu Olduğu Belirlendi

Araştırmacılar, enfeksiyonlarla ilişkili kanserlerin neredeyse tamamından beş temel patojenin sorumlu olduğunu belirledi.

Yutulabilen, Kağıt Tabanlı Pil Geliştirildi: Tıbbi İlaçlara Günlerce Enerji Sağlayacak

MIT öncülüğündeki araştırmacılar, kağıt benzeri yapıya sahip, küçük ve biyolojik açıdan emilebilen bir pil tasarladı. Domuzlar üzerinde yapılan deneylerde pil, mideye gönderilen elektronik cihazları üç güne kadar çalıştırmayı başardı.