Katie Drummond
Kültür
22 Eylül 2026 09:44

Kadınlar Hala Çok Fazla Saçmalıkla Karşı Karşıya — Silikon Vadisi’nde ve Ötesinde

WIRED’ın 2026’da bir sayının tamamını kadınlara ayırması gerici, bariz ya da hatta gereksiz görünebilir. Biz bu görüşe katılmıyoruz.

Kadınlar Hala Çok Fazla Saçmalıkla Karşı Karşıya — Silikon Vadisi’nde ve Ötesinde

Fotoğraf: GeorgePeters / gettyimages

Yeni terapistimin bana hassas bir soru sorması için birkaç seans bile geçmesi gerekmedi.


“Katie… erkeklerle bir sorunun mu var?”


Hayır demek istedim. Ne de olsa, hem evde hem de iş yerinde uzun zamandır zeki, nazik ve harika erkekler etrafımı sarmıştı. Söz konusu terapist de bir erkekti ve ona içimi dökmek konusunda hiç tereddüt etmedim.


Ama kendime, terapistime ve size karşı dürüst olursam? Bazı erkeklerle gerçekten bir sorunum var. Ve bu, WIRED ile başladı. 2009’da, WIRED.com’da önce stajyer olarak, daha sonra da muhabir olarak ilk işime başladım. O dönemde dergi, teknolojiye ve geleceği şekillendiren yenilikçilere ve vizyonerlere büyük bir coşkuyla yaklaşıyordu. On yıllar boyunca WIRED, bu dahilerin büyük çoğunluğunun erkek olduğu anlatısını hevesle pekiştirdi: 2010 yılında yapılan bir analiz, WIRED’ın 1993’teki kuruluşundan bu yana en az bir erkeğin yer aldığı 70 kapak yayınladığını ortaya koydu. Aynı dönemde dergi, kadınların mesleki başarılarını kutlayan dört kapak —evet, dört— yayınladı. WIRED’da ilk görevim sırasında tek bir kadın editörle çalıştığımı hatırlamıyorum. Ancak, ofise etek yerine pantolon giymeyi tercih ettiğimde, 40’lı yaşlarındaki bir erkek editörün “bacaklar nereye gitti?” diye sorduğunu hatırlıyorum.


Meğer bu sadece bir ön izlemeymiş. Aklıma gelenler ve 17 yıllık kariyerim boyunca yaşadıklarım: Çocuk istediğimi öğrenen bir patronum, ebeveyn olmak için 'çok soğuk' göründüğümü söylemişti. Tuvalete ulaşana kadar gözyaşlarımı tutabildim. Birkaç yıl sonra, başka bir işverenin ofisinde hamileliğim açıkça belli olduğu halde, benim gibi yoğun bir kadının muhtemelen bebeğini dolaba kilitleyeceğini şaka olarak söylemişti. Bir patronum, erkek öncülümden kat kat daha az maaş vermeyi denedi; çünkü, dediğine göre, ben daha genç ve daha az otoriterdim. Saygın bir medya şirketi, beni gelecek vaat eden kadın liderler için düzenlediği ve iki erkek yönetici tarafından yürütülen kurum içi programa dahil etti. Geçen yıl, tıklım tıklım dolu bir etkinlikte meslektaşlarımın arasında durmuş, önde gelen bir düşünce kuruluşu liderinin (erkek) övgülerini dinliyordum... 


WIRED’ın önceki genel yayın yönetmeni (o da erkekti), benim görev sürem boyunca derginin elde ettiği başarılarla. Bu yayının kurucu ortağını da unutmayalım; kendisi, 2024 seçimlerinin ardından, yazdığım bir editör mektubuna katılmadığı için e-posta yoluyla bana 'seppuku' yapmamı önermişti. Ve 2023’te The New York Times, WIRED’ın küresel yayın direktörlüğüne atanmamla ilgili bir haber yayınladı; ancak daha sonra, dergiyi yöneten ilk kadın olduğumu yanlış bir şekilde belirtmiş olduğu için bir düzeltme yayınlamak zorunda kaldı. Aslında, Katrina Heron 1997’den 2001’e kadar WIRED’ı yönetmişti. 


Hırslı bir kadın olmak artık daha kolay hale geldi, ancak kendi kişisel deneyimlerime bakılırsa, bu durum hala yetersiz. Cinsiyetçiliğin sürekli hatırlatılması ve derinlere işlemiş toplumsal cinsiyet dinamikleri bazı sonuçlar doğurdu: Sık sık, belirli işlere veya fırsatlara profesyonel olmayan nedenlerle mi layık görüldüğümü merak ediyorum; öte yandan, bunları bir tür kota doldurmak için mi aldığımı da merak ediyorum. Kararlarımı sorguluyorum. Sürekli özür diliyorum. Yıllar boyunca olabildiğince özensiz giyindim — dikkat çekme riskine girmektense profesyonel olmayan bir şekilde görünmek daha kolaydı. İş yerinde bir erkeğin gördüğü saygıyı kazanmak için, sık sık klişeleşmiş bir erkek gibi davranma ihtiyacı hissettim: daha acımasız, daha gürültücü, daha az empatik. Bundan nefret ediyorum. Üstelik benim durumum nispeten kolay: Medya ve teknoloji sektöründe çalışan beyaz, heteroseksüel bir kadın bile bu kadar saçmalıkla uğraşıyorsa, renkli tenli, eşcinsel ya da trans bir kadının yaşadıklarını bir düşünün. 


WIRED Women, San Francisco’daki haftalık happy hour toplantılarımızda bir şaka olarak ortaya çıktı; tarihsel olarak erkeklere yönelmiş bir yayını, abartılı pembe tasarımlar ve çılgın kapak başlıklarıyla donatılmış bir kadın dergisine dönüştürme fikrine gülmüştük — bu, teknoloji ve bilim gibi alanlarda kadınların ilerlemesinin içler acısı durumunu ironik bir şekilde vurgulamak için bir yoldu. Kısa sürede kendimizi ilham dolu, fikirlerle dolup taşmış ve nihayetinde oldukça öfkeli bir halde bulduk. Ama bunu yapabilir miydik? Yapmalı mıyız? 2026 yılında bir sayının tamamını kadınlarla ilgili her şeye ayırmaya karar vermek, cinsiyetin hala başa çıkılması gereken 'bir sorun' olduğu fikrini memnuniyetle bir kenara iten pek çok insanın —özellikle de teknoloji sektöründen pek çok kişinin— bulunduğu bir çağda gerici, çok bariz ya da hatta gereksiz görünebilir.


Buna katılmıyorum. Ne de olsa, hüküm giymiş bir cinsel suçlu Beyaz Saray’da; ona danışmanlık yapan teknoloji sektörü yöneticilerinin neredeyse tamamı erkek. Kadınlar Silikon Vadisi’nde güç sahibi olsa da, hala çok fazlası üstlerindeki erkeklerin keyfine göre çalışıyor. Mark Zuckerberg iş gücündeki 'erkeksi enerjinin' kaybından yakındığında Pete Hegseth ordunun fazla 'kadınsı' olduğunu söylediğinde ve Elon Musk’ın DOGE kesintileri diğer tüm gruplardan çok siyahi kadın memurları etkilediğinde — sanki kadınları tamamen ortadan kaldırmak istiyorlarmış gibi görünebilir. Ve bu çok sinir bozucu. Dünya daha iyi kahramanları hak ediyor, kadınlar daha iyi iş arkadaşlarını hak ediyor ve kilitli bir dolapta değil, bir yatakta uyuyan kızım, 40 yaşına geldiğinde benden daha az öfkeli olmayı hak ediyor. Terapistim, Tanrı onu korusun, bir şeylerin farkındaydı.


Bu yazı ilk olarak WIRED tarafından yayınlanmış ve Samet Kelebek tarafından İngilizce’den çevrilmiştir.

Katie Drummond, WIRED'ın küresel yayın direktörü olarak markanın tüm platform ve pazarlardaki içerik stratejisine liderlik etmektedir. WIRED'a katılmadan önce Vice bünyesinde Küresel Haber ve Eğlence Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Drummond; burada Vice News'un Latin Amerika, Avrupa ve Asya'daki küresel genişleme sürecini yönetmiş ve Noisey, Munchies, Rec Room, Motherboard ve Waypoint dahil olmak üzere tüm Vice dijital markalarının sorumluluğunu üstlenmiştir. Drummond daha önce Bloomberg.com'da editör yardımcılığı ve Gizmodo'da genel yayın yönetmenliği gibi, önde gelen çeşitli medya kuruluşlarındaki kilit liderlik pozisyonlarında bulunmuştur.


Kanada'daki Queen’s Üniversitesi'nden felsefe alanında lisans derecesiyle mezun olan Drummond, Brooklyn'de yaşamaktadır.

Katie Drummond

DAHA FAZLASI

MoMA, Verinin Nasıl Okunduğunu Sergiliyor

New York’taki MoMA, 27 Eylül’de açtığı Full Disclosure sergisinde iklim şeritlerinden göç rotalarına uzanan 30 çalışmayı bir araya getiriyor.
E. Can Özer

Sosyal Medya Çağında Sessiz Kalmak İşe Yaramıyor

Sosyal medyanın bitmek bilmeyen gürültüsünde sessizlik daha çok göze batıyor.
Carla Sertin

Richard Kelly, Donnie Darko’nun 25. Yılında: “Herhangi Bir Filmin Çekilebilmesi Bile Mucize”

İlk romanı, sanatsal çizgisinden taviz vermemek ve Donnie Darko’nun ölüm ilanına kazınacağını düşündüğü o absürt repliği üzerine yönetmenle bir söyleşi.
Miles Klee

Ağrı'da 67 Yıllık Gizem: Nuh'un Gemisi Gerçekten Bulunmuş Olabilir Mi?

Durupınar oluşumunda karot sondajları yapılmaya başlandı. Amaç artık yalnızca yeraltındaki anomalileri görüntülemek değil, yaklaşık 18 metre derinliğe kadar inerek doğrudan fiziksel örnekler elde etmek.
Çağla Üren