İnternet Kesilince Çalışan Mesajlaşma Uygulamaları Büyüyor
Baz istasyonları sustuğunda mesajlaşma uygulamaları da susmak zorunda değil. Bluetooth ve Wi-Fi üzerinden doğrudan telefonları birbirine bağlayan mesh ağları, internet erişiminin olmadığı afet, protesto ve kalabalık etkinliklerde iletişimi sürdürebiliyor.
Görsel: Lushik / gettyimages
Elektrik kesilmiş, mobil şebeke çalışmıyor ve telefon ekranındaki Wi-Fi simgesi boş. WhatsApp'tan mesaj göndermek mümkün değil. Fakat çevrenizdeki insanların telefonlarında aynı türden bir uygulama açıksa iletişim tamamen bitmeyebilir.
Bunu sağlayan ise mesh ağları. Klasik mesajlaşma uygulamalarında telefonunuz mesajı önce şirketin sunucusuna gönderir. Mesh uygulamalarında ise yakındaki telefonlar doğrudan birbirine bağlanır. Telefonların her biri hem kullanıcı hem de ağın bir parçasıdır. Bir mesaj, doğrudan alıcısına ulaşamıyorsa başka bir telefona aktarılır ve oradan bir diğerine gönderilir.
Jack Dorsey tarafından desteklenen BitChat, bu yaklaşımın son dönemde en çok dikkat çeken örneklerinden biri. Uygulama, internet veya hücresel veri olmadan Bluetooth Low Energy üzerinden iletişim kurabiliyor. BitChat'in güncel protokolünde mesajlar en fazla yedi atlamaya kadar farklı cihazlar üzerinden yönlendirilebiliyor.
Bu yöntem ise yeni değil. FireChat 2014'te Hong Kong protestolarında kullanılmış, uygulamanın indirilme sayısı kısa sürede yükselmişti. Uygulama Bluetooth ve Wi-Fi bağlantılarını kullanarak telefonları birbirine bağlamıştı. Daha sonra geliştiriciler uygulamayı güncellemeyi bıraktı ve FireChat kullanımdan kaldırıldı.
Bugün BitChat'in yanında Briar, Bridgefy ve farklı açık kaynak projeler de benzer ihtiyaca odaklanıyor. Briar, internet olmadığında Bluetooth veya Wi-Fi üzerinden mesaj senkronizasyonu yapıyor; bağlantı yeniden geldiğinde ise Tor üzerinden iletişim kurabiliyor. Reuters'ın haberine göre, Uganda ve İran'daki internet kısıtlamaları sırasında BitChat kullanımında artış görüldü. Uygulamanın protestolar ve internet kesintileri sırasında kullanılması, çevrimdışı mesajlaşmayı yeniden gündeme taşıdı.
Telefon nasıl ağ cihazına dönüşüyor?
Mesh sisteminin temelinde Bluetooth Low Energy bulunuyor. BLE, Wi-Fi'ye kıyasla daha düşük enerji tükettiği için telefonların uzun süre çevredeki cihazları taramasına imkan veriyor. Ancak doğrudan bağlantının menzili sınırlı. Mesajın daha uzağa gidebilmesi için başka telefonların onu aktarması gerekiyor.
Örneğin A kişisi B'ye mesaj gönderdiğinde B telefonuyla aynı menzilde olmayabilir. A'nın telefonu mesajı C'ye, C D'ye, D de B'ye aktarabilir. Bu yöntem çok atlamalı yönlendirme olarak adlandırılıyor. BitChat'in teknik dokümanında mesajların yaşam süresine sınır konularak ağın gereksiz yere dolmasının önlenmesi amaçlanıyor.
Bazı sistemler mesajı alıcı cihaz o anda çevrimdışıysa da saklayabiliyor. Briar'ın çalışma modeli yakın cihazlarla daha sonra senkronizasyon yapılmasına izin veriyor. BitChat'in protokolünde de benzer bir store-and-forward yaklaşımı bulunuyor.
Burada önemli bir ayrıntı var: Mesh ağının gücü kullanıcı sayısına bağlı. Örneğin aynı uygulamayı kullanan insanların yoğun olduğu bir festival alanında telefonlar birbirine daha sık ulaşacağı için ağ genişleyebilir. Issız bir bölgede ise birkaç cihaz dışında aktarım noktası bulunmayacağından sistem hızla küçülür.
Betonarme binalar da ayrı bir problem. Bluetooth ve Wi-Fi sinyallerinin duvarlar, demir donatı ve moloz tarafından zayıflatılması, özellikle enkaz altında kalan cihazlarla dışarıdaki telefonlar arasındaki bağlantıyı ciddi biçimde sınırlayabilir.
Şifreleme her şeyi çözmüyor
BitChat'in özel mesajları uçtan uca şifreleniyor. Aradaki telefonlar mesajı taşırken içeriği göremiyor. Projenin teknik belgelerinde özel mesajlaşma için Noise protokolünün kullanıldığı ve ara düğümlerin yalnızca şifrelenmiş veriyi taşımasının amaçlandığı belirtiliyor.
Fakat şifreleme ile anonimlik aynı şey değil.
BitChat'in kendi teknik dokümantasyonunda önemli bir sınırlama da yer alıyor: BLE katmanındaki yakınlık bilgisi gözlemlenebilir ve mevcut sistemde kullanılan bazı tanımlayıcılar cihazların takip edilmesine imkan verebilir. Duyurular cihazın takma adını ve bazı açık anahtar bilgilerini de yayınlayabiliyor. Bu nedenle yakınında pasif bir dinleyici bulunan bir kullanıcı, mesajın içeriğini okuyamasa bile cihazların varlığını ve bazı ilişkileri izleyebilir. Projenin teknik yol haritasında dönen kimlikler ve daha gizli el sıkışma yöntemleri gibi iyileştirmeler de yer alıyor.
Bridgefy için yapılan bağımsız araştırmalar da benzer bir uyarı getiriyor. Araştırmacılar farklı sürümlerde takip, kimlik doğrulama ve mesaj gizliliğiyle ilgili sorunlar tespit etti. Uygulamanın güvenliğine ilişkin akademik analizler, merkezi bir sunucu bulunmamasının tek başına güvenli iletişim anlamına gelmediğini gösteriyor.
BitChat de ilk döneminde benzer eleştirilerle karşılaştı. TechCrunch uygulamanın ilk sürümünde bağımsız güvenlik denetiminin bulunmadığını ve güvenlik araştırmacılarının bazı açıklar tespit ettiğini aktarmıştı. Proje açık kaynak olarak geliştirildiği için kod ve güvenlik modeli zaman içinde değişmeye devam ediyor.
Mesh mesajlaşmasının cazibesi de burada. İnternete ihtiyaç duymayan bir iletişim sistemi, merkezi altyapının çöktüğü anda çalışmaya devam edebilir. Fakat bunun karşılığında telefonun kendi kablosuz bağlantısını açması, cihazın çevresindeki diğer cihazlarla etkileşim kurması ve bazı ağ bilgilerinin havada taşınması gerekiyor.
Türkiye'de bu teknoloji özellikle afet iletişimi açısından anlamlı olabilir. Deprem sonrasında baz istasyonlarının aşırı yüklenmesi veya elektrik kesintileri nedeniyle mobil internet erişiminin aksaması sık tartışılan bir sorun. Mesh uygulamaları bunun yerine geçecek yeni bir mobil şebeke sistemi olmasa da çevrede yeterli sayıda uyumlu cihaz olduğunda çalışan, küçük ve geçici bir iletişim katmanı olarak işlevlenebilir.
Antikitenin kadim dillerinden dijitalin kodlarına uzanan disiplinlerarası bir köprüden geçmekte. WIRED Türkiye ile teknolojiyi sorunsallaştırırken, yedi sanatı yanına alarak öğrenmenin ve paylaşmanın peşinden gidiyor. 98 model, Boğaziçili.