Çizik ve Tozlu Plaklarınızı Nasıl Temizleyebilirsiniz?
Plak dinlerken gelen çıtırtılar kulağa hoş gelebilir ancak her zaman bu plak için doğru olmayabilir. Çizik ve tozlu plakların temizliği, ses kalitesini ve koleksiyonun ömrünü artırabilir.
Fotoğraf: Oleg / Unsplash
Vinil plaklar, yapısal olarak daha geniş bir açıdan ses verebilir. Sıkıştırılmamış bir sesin plak üzerinden dinlenmesi çoğu kişinin sevdiği bir hobi olarak gelişiyor. Böylelikle plakların yükselişi de devam ediyor. Genellikle eski plaklar tercih ediliyor ancak ikinci el dükkanlarından, plakçılardan veya internet üzerinden alınan plakların çoğunluğu yılların tozunu, dumanını, parmak izlerini ve yıpranmışlık izlerini taşıyor.
Üstelik sıfır ve yeni plaklar bile tamamen temiz sayılmaz. Üretim sürecinden kalıntılar ve statik elektrik nedeniyle daha ilk dinlemede toz toplayabiliyor. İyi bir pikap ve kaliteli bir kartuş bile tek başına yeterli olmayabiliyor. Plakların bakımını aksatmamak gerekiyor. Plağın üzerindeki gözle görülmeyen kirler ve tozlar müziği perdeleyebilirken iğnenin daha hızlı yıpranmasına da neden olabiliyor.
Çoğu plak temizleme ürünü, sıvı ve bez ya da kadife benzeri yüzeylerle plağı silmeye dayanıyor. Ancak plak üzerindeki oluklar insan saçından bile çok daha ince. Bez yüzeyi yalnızca üst katmandaki tozu alırken asıl kir çoğu zaman olukların içinde kalıyor. Temizleme sıvısı olukların içine tamamen ulaşırsa sıvıyı çıkarmak da kolay değil.
Plak temizlemek için etkili yöntem
Plak koleksiyoncularının tercih ettiği iki temel yöntem var. Bunlardan ilki vakum sistemi. Temizleme sıvısı plağın üzerine uygulanıyor, ardından vakum sayesinde sıvıyla birlikte kir de oluktan çekiliyor.
İkinci yöntem ise ultrasonik temizleme. Yüksek frekanslı ses dalgaları, temizleme sıvısını mikroskobik ölçekte titreştirerek olukların içine sıkışmış yağ, toz ve diğer partiküllerin yüzeyden ayrılmasını sağlıyor. Temizlik sırasında plak yavaşça dönmeye devam ediyor ve kirler cihazın haznesinde birikiyor. Bu yöntemle aynı anda birden fazla plak da temizlenebiliyor.
Plak nasıl temizlenmeli?
Vakum yöntemi kullanılıyorsa önce temizleme sıvısı tüm yüzeye eşit biçimde uygulanmalı. Yumuşak kıllı bir fırça yardımıyla sıvının oluklara ulaşması sağlanırken mümkün olduğunda az baskı uygulanmalı.
Sıvının yaklaşık 10-20 saniye boyunca yüzeyde kalması yeterli. Ardından vakum sistemiyle sıvı tamamen çekilmeli. Plağın üzerinde mümkün olduğunca az nem bırakmak önemli.
Ultrasonik sistemlerde ise süreç otomatik ilerleyebiliyor. Plaklar belirli süre boyunca temizleme banyosunda dönerken kirler haznenin tabanına çöküyor. Temizlik tamamlandıktan sonra plakların tamamen kuruması beklenmeli.
Yoğun kirli plaklarda aynı işlemi temiz sıvıyla ikinci kez uygulama daha iyi sonuçlar verebilir. Bazı koleksiyoncular son aşamada damıtılmış suyla kısa bir durulama yapmayı tercih ediyor. Böylelikle temizleme sıvısından kalabilecek olası kalıntılar da temizleniyor.
Çizikler kaybolur mu?
Merak edilen soruların başında bu gelebilir. Ne yazık ki hayır. Temizlik yalnızca kirleri ve tozları ortadan kaldırıyor. Çizikleri onarmıyor, eğilmiş plakları eski haline getirmiyor. Eğer plakta fiziksel deformasyon oluşmuşsa bunun pratik bir çözümü yok. Bu nedenle ikinci el plak satın alırken güçlü bir ışık altında yüzeyi farklı açılardan incelemekte fayda var. Böylece kir ile çizik arasındaki fark daha kolay anlaşılabilir. Aynı zamanda plağın düz durup durmadığı da kontrol edilmeli.
Plaklar ne sıklıkla temizlenmeli?
Peki plakları ne sıklıkla temizlemelisiniz? Bu konuda koleksiyoncular arasındaki yaygın yaklaşım, yeni alınan her plağın ilk dinlemeden önce kapsamlı şekilde temizlenmesi yönünde. Düzenli kullanılan plakları ise yaklaşık her 20-30 dinlemede bir yeniden temizleyebilirsiniz. Daha küçük koleksiyonlarda yılda bir kez yapılacak genel bakım da yeterli olabilir.
Dinleme öncesinde yüzeydeki tozun alınması ve pikap iğnesinin düzenli temizlenmesi de ses kalitesini koruyabilir.
Bir de bu işin saklama kısmı var. Doğru saklanmayan bir plak, temizlikle bile kurtarılamayabilir. Plaklar mutlaka dik konumda muhafaza edilmeli. Üst üste yatay şekilde istiflenen kayıtlar zamanla kendi ağırlıkları nedeniyle eğilebilir. Depolama alanının kuru olması, gün içinde büyük sıcaklık değişimleri yaşamaması ve doğrudan güneş ışığı almaması gerekiyor. Yüksek sıcaklık plak yapısını bozabilir, aşırı nem ise kapağa ve iç zarfa zarar verebilir.
Doğru temizlenen, düzenli bakımı yapılan ve uygun koşullarda saklanan bir plak koleksiyonu, onlarca yıl boyunca ilk günkü ses kalitesine oldukça yakın bir performans sunabilir. Plakların karakteristik sıcak sesi çoğu zaman kirden değil, iyi korunmuş analog kayıtların doğal yapısından gelir. Bu nedenle duyduğunuz her çıtırtıyı nostaljinin bir parçası sanmadan önce, belki de koleksiyonunuza küçük bir bakım zamanı gelmiştir.
Kendi kurduğu sitelerde finans ve teknoloji içerikleriyle başladığı sektöre WIRED Türkiye editörü olarak devam ediyor. Her şeyi deneyen, vazgeçmeyen girişimci ruh. 4 yıl deneyimli editör. Teknoloji ve bir o kadar da finans meraklısı.