E. Can Özer
Mobilite ve Otomotiv
21 Eylül 2026 19:07

İnsansı Robotlarda Gösteri Dönemi Bitiyor mu?

İnsansı robotlar teknoloji fuarlarında dans ediyor, boks yapıyor, taklalar atıyor. 2025’te dünya genelinde sanayi ve profesyonel hizmetler için satılan robot sayısı ise yaklaşık 7 binde kaldı. Çin’deki halka arz incelemeleri ise yatırımcıların artık gösteriden çok düzenli müşteri ve ölçülebilir verim aradığını ortaya koyuyor.

İnsansı Robotlarda Gösteri Dönemi Bitiyor mu?

Fotoğraf: China News Service / gettyimages

Bir robotun boks yapması etkileyici olabilir. Koşu yarışı yapan robotlar şaşırtıcı olabilir. Aynı robotun fabrikada vardiya boyunca çalışırken ise; çalışanlarla iş güvenliğini sağlaması, üretim yazılımlarıyla koordine olması ve hata verdiğinde bütün hattı durdurmaması gerekir.


İnsansı robotların ticari geleceği bu farkta belirleniyor.


Uluslararası Robotik Federasyonu’nun (IFR) verilerine göre, 2025’te dünya genelinde sanayi ve profesyonel hizmetler için yaklaşık 7 bin insansı robot satıldı. Bu sayı, yalnızca 2024’te fabrikalara kurulan 542 bin geleneksel endüstriyel robotun yanında oldukça küçük kalıyor. Bu iki veri aynı döneme ait olmasa da yapılacak bir karşılaştırma, insansı robotların henüz otomasyon pazarının ana ürünü olmadığını gösteriyor.


Satılan robotların önemli bir bölümü de üretim hattında çalışmıyor. Araştırma kurumları ve teknoloji şirketleri bu cihazları yapay zeka sistemlerini eğitmek, hareket verisi toplamak ve yeni görevler denemek için satın alıyor. Bu nedenle bir robotun satılmış olması, onun gerçek bir müşterinin üretiminde düzenli ve ekonomik biçimde kullanıldığı anlamına gelmiyor.


İnsansı robotların bu kadar ilgi görmesinin elbette anlaşılır tarafları var. Fabrikaların büyük bölümü insan bedeni düşünülerek tasarlandı. Raflar, koridorlar, merdivenler, çalışma tezgahları ve el aletleri insanın boyuna ve hareketlerine göre düzenlendi. Sabit bir robot kolunu bu ortama uyarlamak için üretim hattını yeniden kurmak gerekirken, insansı bir robotun mevcut düzen içinde çalışabilmesi bekleniyor.


Fakat bu esneklik henüz varsayıldığı kadar ucuz değil. Unitree G1 gibi bazı modellerin düşük fiyatlarla tanıtılması, araştırma ve eğitim amaçlı bir robotla sanayiye hazır, güvenlik ve bakım altyapısı kurulmuş bir sistemin aynı şey olduğu anlamına gelmiyor. Tesla’nın Optimus için dile getirdiği 20-30 bin dolarlık hedef fiyat da bugünkü satış fiyatından çok geleceğe dönük bir üretim vaadi. Robotun satın alma bedeline yazılım, uzaktan izleme, sensörler, yedek parçalar, entegrasyon, eğitim ve üretim kaybı riski eklendiğinde hesap değişiyor.


BMW’nin ABD’deki Spartanburg fabrikası, bu hesabın sahadaki karşılığını gösteren en somut örneklerden biri. Şirketin açıklamasına göre, Figure 02 adlı robot, kaynak işleminden önce sac parçaları alıp özel fikstürlere yerleştirdi. BMW, robotun on ay boyunca 90 binden fazla parçayı taşıdığını ve yaklaşık 1.250 saat çalıştığını söylüyor.


Bu rakamlar, insansı robotların gerçek üretim süreçlerinde işe yarayabileceğini gösteriyor. Ancak aynı deneme, entegrasyonun robotu fabrikaya bırakıp çalıştırmaktan ibaret olmadığını da ortaya koyuyor. BMW, güvenlik için ek bariyerler ve bölmeler kurduğunu, fabrikanın 5G altyapısını iyileştirdiğini belirtiyor. Figure 02’nin kaç işçiden tasarruf sağladığı veya geleneksel otomasyona göre daha düşük maliyetle çalıştığı ise açıklanmış değil.


Mercedes-Benz de Apollo robotlarını Berlin ve Macaristan’daki tesislerinde deniyor. Şirketin açıklamasına göre, robotlar başlangıçta bileşenleri ve modülleri üretim hattına taşımak, tekrarlayan işleri üstlenmek ve bazı parçaların ilk kalite kontrollerini yapmak için kullanılıyor. Reuters’a göre Mercedes’in üretimden sorumlu yöneticisi, Apollo’nun yaygınlaşması için maliyetin on binlerce dolar seviyesine inmesi gerektiğini söylüyor. Bu açıklama, sektörün hala teknolojik gösteriden seri üretim hesabına geçmeye çalıştığını gösteriyor.


Endüstri 5.0

Bu geçiş Avrupa’da Endüstri 5.0 başlığıyla tartışılıyor. Endüstri 4.0, makinelerin interneti, sensörler, bulut bilişim ve veri analiziyle üretimi daha bağlantılı ve otonom hale getirmeye odaklanmıştı. Endüstri 5.0 ise bu sistemlerin insanla nasıl birlikte çalışacağını, üretimin ne kadar dayanıklı ve sürdürülebilir olacağını soruyor. İnsansı robotların çalışanların yerine geçmesi kadar, çalışanların robotları denetleyen, eğiten ve üretim akışını yöneten yeni rollere nasıl taşınacağı da bu çerçevenin parçası.


Güvenlik konusu da burada başlıyor. İnsansı robotlar için bütün görevleri kapsayan tek bir hazır güvenlik reçetesi bulunmuyor. Uygulama; robotun ağırlığına, taşıdığı yüke, hızına, düşme ihtimaline, çalışma alanına ve insanlarla arasındaki mesafeye göre değerlendirilmek zorunda. ISO 10218 ve işbirlikçi robotlara ilişkin ISO/TS 15066 gibi standartlar önemli bir çerçeve sağlasa da her fabrika için ayrıca risk analizi yapılması gerekiyor. BMW’nin pilotunda ek bariyerlere ihtiyaç duyulması, ‘kafessiz çalışma’ vaadinin bile her durumda geçerli olmadığını gösteriyor.


Türkiye’de üretim yapan şirketlerin önemli bir bölümü için ise daha hızlı geri dönüş sağlayabilecek seçenekler hala cobot’lar, otonom mobil robotlar ve mevcut makineleri sensörlerle akıllandıran retrofit uygulamaları. Tek bir işi, sabit bir istasyonda, yüksek hız ve hassasiyetle yapan geleneksel robot kolu çoğu zaman insansı bir robottan daha mantıklı olabilir.


Arçelik’in TechPro Akademi programı ve Atölye 4.0 çalışmaları bu açıdan daha geniş bir dönüşümün parçası. Buradaki mesele yalnızca yeni bir robot almak değil; robotik, veri analitiği ve üretim yazılımlarını kullanacak mühendislik kapasitesini içeride geliştirmek. İnsansı robotlar bir gün üretim hatlarında yaygınlaşacaksa, bu dönüşümün maliyeti robotun kendisi kadar onu yönetecek insanlara ve fabrikadaki dijital altyapıya da bağlı olacak.


Çin’deki son gelişmeler bu nedenle önemli. Reuters’ın haberine göre, düzenleyiciler insansı robot şirketlerinin halka arz süreçlerini gayriresmi biçimde yavaşlatıyor. İncelenen konulardan biri, şirketlerin gelirlerinin bağımsız müşterilerden mi yoksa devlet destekli projelerden mi geldiği. Bu, insansı robot sektörünün amacının dönüştüğüne işaret ediyor. Yatırımcıların artık robotun sahnede ne yaptığıyla değil, fabrikada kaç saat çalıştığıyla ilgilendiğini gösteriyor.


Önümüzdeki dönemde insansı robotların başarısı, insanlara ne kadar benzediğiyle ölçülmeyecek. Bir robotun değerini belirleyecek şey; güvenli çalışabildiği süre, tekrar edebildiği görev, üretim hattına uyum maliyeti ve karşılığında ödeme yapan müşterinin sayısı olacak. Boks gösterisi taraflardan biri nakavt olana kadar sürer. Fabrika ise mesai her sabah yeniden başlar.


Antikitenin kadim dillerinden dijitalin kodlarına uzanan disiplinlerarası bir köprüden geçmekte. WIRED Türkiye ile teknolojiyi sorunsallaştırırken, yedi sanatı yanına alarak öğrenmenin ve paylaşmanın peşinden gidiyor. 98 model, Boğaziçili.

E. Can Özer

DAHA FAZLASI

Bentley, Torcal SUV Modeliyle Lüks Elektrikli Araçların Lanetini Kırmak İstiyor

İngiliz lüks otomobil üreticisi, tarihindeki ilk tam elektrikli aracını tanıttı: 530 km menzil, 0'dan 100 km/saate 3 saniyenin altında hızlanma ve kaputun altında bir orkestra. Bu özellikler, zengin müşterileri cezbetmeye yetecek mi?
Jeremy White

Türkiye’ye Uğramayan Otomobiller

Elektrikli otomobiller ve hibritler özellikle son zamanlarda Türkiye’de hızla yayılırken dünyanın çeşitli bölgelerinde satılan bazı modelleri hala Türkiye yollarında göremiyoruz.
Samet Kelebek

Çin'de Fabrika Ziyaretinin Fiyatı 15 Bin Doları Buluyor

Çin'deki robotik, elektrikli otomobil ve yapay zeka donanımı şirketlerini yerinde incelemek isteyen yabancı yatırımcılara özel turlar düzenleniyor. Beş günlük bazı programların ücreti 15 bin doları buluyor. Katılımcılar üretim hatlarını ve tedarikçi ağlarını görüyor; maliyet, hata oranı ve kapasite kullanımı gibi veriler ise çoğu zaman programın dışında kalıyor.
E. Can Özer

Slate Truck’ı Sevmenizin Çok Basit Bir Sebebi Var

Otomotiv dünyası, hala tasarımlarına aşırı eril bir çekicilik ve agresiflik sıkıştırmaya takıntılı tasarımcılarla dolu. Slate ise farklı bir yol izledi, insanların bu sempatik elektrikli pikap modeline vurulmasının nedeni de bu.
Jeremy White