Samet Kelebek
Finans
30 Haziran 2026 12:34

İlk Bakışta Mantıksız Görünen Fikirler Dünyayı Nasıl Ele Geçirdi?

Girişimler, yatırımlar ve geleceği şekillendirenler. Yalnızca para mı yoksa yatırımcılar mı? İşte yatırımlarla yükselen dünya devleri.

İlk Bakışta Mantıksız Görünen Fikirler Dünyayı Nasıl Ele Geçirdi?

Görsel: PM Images / gettyimages (yapay zeka ile düzenlenmiştir.)

Silikon Vadisi'nde yatırımcıların sıkça kullandığı bir söz vardır: "En iyi yatırımlar, ilk bakışta mantıksız görünenlerdir." Bugün bu cümle bir girişimcilik klişesi gibi gelebilir. Oysa teknoloji tarihine bakıldığında bunun bir klişeden ziyade gerçek olduğu söylenebilir.


1998'de iki doktora öğrencisine verilen birkaç yüz bin dolarlık yatırım, bugün internet aramalarının neredeyse tamamını yöneten Google'a dönüştü. 2004'te Harvard yurdunda geliştirilen sosyal ağ fikrine yapılan erken yatırımlar, Meta'nın çıkmasını sağladı. Benzer şekilde Tesla, Airbnb ya da Spotify gibi şirketlerin de ilk yıllarında ‘fazla riskli’, ‘fazla niş’ ya da ‘fazla erken’ olduğu düşünülüyordu.


Bugün ise teknoloji ekonomisinin kuralları tamamen değişmiş durumda. Artık yatırımcılar yalnızca yazılım şirketlerine değil, geleceğin altyapısını kurabilecek teknolojilere yatırım yapıyor. Yapay zeka modelleri, uzay taşımacılığı, otonom sistemler, dijital finans ve oyun ekonomisi; hepsi aynı sorunun etrafında şekilleniyor.


Geleceği yapay zeka şirketleri mi yönlendiriyor?

Bu sorunun cevabı genellikle yatırım masalarında ‘dev’ şirketlerin başındakiler tarafından veriliyor. Çünkü teknoloji şirketleri yalnızca iyi mühendislerle büyümüyor. Yani ne kadar iyi mühendisi, vizyonu olan bir şirkete getirseniz de testleri finanse etmek, süreci yürütmek için sermaye gerekiyor.


Son yıllar, teknoloji dünyası için bir dönüm noktası oldu denilebilir. Teknoloji yatırımları hızlanırken, yatırım tarafı da şekillendi. Eskiden girişim sermayesi fonları birkaç milyon dolarlık riskler alırken, bugün tek bir yatırım turunda onlarca milyar dolar konuşuluyor. Yapay zeka yarışının hızlanmasıyla birlikte yatırımcılar artık bir şirketin bugünkü gelirinden çok, on yıl sonra kontrol edebileceği ekosisteme yatırım yapıyor.


OpenAI

Bu değişimin öncülerinden biri OpenAI. 2015 yılından bu yana yapay zeka teknolojisinin para ile ilişkisini anlayan şirket, maliyetleri karşılamak amacıyla yeni yatırımlar almaya, finansal tarafını güçlendirmeye karar verdi.


Sam Altman, Greg Brockman, Reid Hoffman, Jessica Livingston, Peter Thiel, Elon Musk, Amazon Web Services (AWS), Infosys ve YC Research, OpenAI'ın kuruluşuna 1 milyar dolardan fazla bir kaynak sundular.


Her ne kadar OpenAI, Silikon Vadisi’nin alışık olduğu girişimlerden farklı olsa da kurucuların asıl amacı paraydı. Geliştirilen her yeni modelin güçlenmesi ve çalıştırmak için daha büyük sistemlere ihtiyaç, maliyetleri yükseltiyordu.


Şirket, araştırmalarını sürdürebilmek için ‘capped-profit’ adı verilen hibrit yapıya geçti; yani yatırımcıların belirli bir getiri sınırıyla kar elde edebildiği yeni bir organizasyon modeli oluşturdu.


2019 yılında Microsoft'un yaptığı yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırımla ChatGPT'nin küresel başarıya ulaşmasının ardından OpenAI, en büyük yatırım turlarından bazılarını gerçekleştirdi. 2026 yılı itibarıyla şirketin son finansman turlarıyla birlikte değerlemesi yaklaşık 852 milyar dolara ulaştı. Finansman turlarına Microsoft'un yanı sıra Amazon, Nvidia, SoftBank ve diğer büyük yatırımcılar da katıldı.


OpenAI'a yapılan yatırımlar, klasik girişim sermayesi yatırımlarından çok, geleceğin dijital altyapısını inşa etmeye yönelik uzun vadeli stratejik hamleler olarak değerlendiriliyor.

Yapay zeka kadar pahalı görünen tek sektör varsa, o da uzay. Ancak Elon Musk'ın kurduğu SpaceX, yatırımcıların imkansız görünen projelere neden milyarlarca dolar aktarmaya devam ettiğini tüm dünyaya gösteren güçlü örneklerden biri haline geldi.


Uzayda Yaşam Hedefi SpaceX

Silikon Vadisi’ne göre uzun yıllar yazılım dünyayı değiştirecekti. Yazılım ucuz ve hızlıydı ancak son yıllarda sermaye yalnızca yazılım tarafına değil; çip fabrikalarına, veri merkezlerine, kuantum laboratuvarlarına, robotlara ve uzay araçlarına da yöneldi.


Özellikle çip tarafında geçtiğimiz yıllarda çıkan kriz, hala izlerini silmiş değil. Ancak yatırımlar maliyetleri karşılamayı planlıyor. Gelişmiş bir yapay zeka modeli her ne kadar maliyetliyse, yeni nesil roket geliştirmek için de başarısız testler, yüksek kapasiteli mühendisler ve yıllar süren Ar-Ge çalışmaları da bir o kadar maliyetli.


2002 yılında Elon Musk, PayPal'ın eBay'e satışından elde ettiği servetin yaklaşık 100 milyon dolarını yeni kurduğu SpaceX'e yatırdı. O dönemde özel bir şirketin uzay roketi geliştirmesi birçok uzman tarafından son derece riskli, hatta başarısız olmaya mahkum bir girişim olarak görülüyordu.


Musk, yalnızca roket üretmek değil, insanlığı çok gezegenli bir tür haline getirmeyi amaçlıyor ve ucuz uzay taşımacılığı geliştirmek istiyordu. Falcon 1 roketi art arda üç kez başarısız oldu. Şirket neredeyse iflasın eşiğine geldi. Dördüncü deneme de başarısız olsaydı SpaceX'in kapısına kilit vurulması kuvvetle muhtemeldi. Ancak 28 Eylül 2008'de Falcon 1 başarıyla yörüngeye ulaştı.


Falcon 1 sonrası SpaceX, NASA’dan yaklaşık 1,6 milyar dolarlık Ticari İkmal Hizmetleri sözleşmesi aldı. Ardından Founders Fund, Fidelity, Google, Baillie Gifford ve çok sayıda küresel fon, milyarlarca dolar yatırım yaptı. Birçok kişi SpaceX’i roket şirketi olarak görse de Musk’ın Starlink hamlesi, bakış açılarını değiştirdi.


Starlink, yalnızca bireysel internet bağlantısı değil; doğal afetlerde iletişim altyapısı, denizcilik ve havacılık sektörüne yüksek hızlı bağlantı, askeri operasyonlardan uzak bölgelerdeki eğitim projelerine kadar geniş bir kullanım alanı sağlıyor.


Bu stratejik yapı, SpaceX'in özel piyasalardaki değerlemesini de hızla yukarı taşıdı. 2026 itibarıyla şirketin değerlemesi yaklaşık 400 milyar dolar seviyesine ulaştı ve dünyanın en değerli özel teknoloji şirketlerinden biri olarak konumlandı. Ayrıca 12 Haziran’da SpaceX, SPCX olarak NASDAQ piyasasında listelendi ve şu anda 2,02 trilyon dolar piyasa değerine sahip. Halka arza 1,77 trilyon ABD doları değerlemeyle çıkarken şimdiye kadarki en büyük halka arz oldu.


Artık girişim denildiğinde yalnızca Amerika akla gelmiyor. Türkiye de son yıllarda küresel ölçekte yükselen girişimlere sahip.


Insider: İstanbul’dan 28 Ülkeye

Normalde bir şirketin dünya geneli hizmet sunması şu an mümkün olabilir ancak 2012’de Insider kurulduğunda pek mümkün değildi. Türkiye'den çıkan SaaS (Software as a Service) şirketleri oldukça sınırlıydı. Hande Çilingir ve ekibi ise bu alandaki fırsatı değerlendirdi.


İlk yıllarda odak noktası e-ticaret şirketleriydi. Ancak zamanla finans, telekomünikasyon, havacılık, otomotiv ve perakende sektörleri de Insider'ın müşteri portföyüne eklendi. Insider’ın büyümesi, yatırım fonlarının dikkatini çekti.


Sequoia Capital, Riverwood Capital, Wamda Capital ve daha sonra General Atlantic gibi küresel yatırımcılar, Insider'ın finansman turlarına katıldı. Özellikle 2022 yılında gerçekleşen yatırım turuyla şirket 1 milyar doların üzerinde değerlemeye ulaşarak Türkiye'nin unicorn'ları arasına girdi.


Loom Games

Türkiye’nin oyun sektöründeki büyümesi gözden kaçmıyor. Şimdiye kadar Dream Games, Peak Games gibi birçok oyun şirketi çıktı ve Loom Games de bunlardan biri. Bir yılda unicorn olan şirket, 2025 yılında Kübra Gündoğan ve Emre Çelik tarafından kuruldu. Hibrit-casual bulmaca oyunu Pixel Flow! ile kısa sürede küresel anlamda başarı yakalayan şirketin oyunu ABD’de en yüksek hasılat elde eden mobil oyunlar arasına girmeyi başardı.


Şirketin ilk yatırım turu 2026'nın başında Akın Babayiğit'in Arcadia Gaming Partners fonu ve e2vc'nin katılımıyla gerçekleşti. Yatırım tutarı açıklanmasa da bu finansman, Loom Games'in küresel büyümesini hızlandıran ilk önemli adım oldu.


Mobil oyun devi Scopely, Loom Games'in çoğunluk hissesini satın almak üzere anlaşmaya vardığını duyurdu. Performansa dayalı yapıda kurgulanan anlaşma, şirketi 1 milyar doların üzerinde değerleyerek Loom Games'i Türkiye'nin en yeni unicorn'u yaptı.

Kendi kurduğu sitelerde finans ve teknoloji içerikleriyle başladığı sektöre WIRED Türkiye editörü olarak devam ediyor. Her şeyi deneyen, vazgeçmeyen girişimci ruh. 4 yıl deneyimli editör. Teknoloji ve bir o kadar da finans meraklısı.

Samet Kelebek

DAHA FAZLASI

Kripto Cüzdanınızı Kurtarmaya Çalışırken Tüm Verilerinizi Kaybedebilirsiniz

Kripto cüzdanı sahiplerinin korkulu rüyası, cüzdan kurtarma ifadelerini kaybetmek. Bir de kripto cüzdanınızı kurtarmaya çalışırken, verilerinizi çaldırdığınızı düşünün.
Samet Kelebek

Yeni Nesil Önce Etkinliği seçiyor, Seyahati Sonra Planlıyor

Küresel kart harcamalarının 29 trilyon doları aşmasıyla birlikte kartlar sadece bir ödeme aracı olmaktan çıkıp, deneyime ulaşmanın anahtarına dönüştü.
Levent Daşkıran

Black Mirror Gerçek Oldu: Solana Tabanlı Yeni Platform 'Para Karşılığı Her Şeyi' Yaptırıyor!

Nerve filmi ve Black Mirror distopyası kripto dünyasında canlanıyor. Pump.fun Go, "herkese her şeyi yaptır" mottosuyla insanları tehlikeli görevlere ve tuhaf dövmelere sürüklüyor. Oyun başlıyor.
Samet Kelebek

Ateş Atı Nasıl Bir Yol İzleyecek?

Çin takviminde 2026, hızın, cesaretin ve dizginlenmesi zor bir enerjinin sembolü olan Ateş Atı yılı. Pekin de bu sembolün ruhuna uygun biçimde yapay zekadan çipe, kritik minerallerden küresel diplomasiye uzanan geniş bir hatta kendi yolunu açmaya çalışıyor. Bu koşu bütün dünyayı etkileyecek yeni bir güç mücadelesine dönüşecek mi?
Mustafa Orhun Çetin