İklim Enflasyonunun Yeni Cephesi: Zeytinlikler
İklim değişikliği, Akdeniz'in en önemli tarımsal ürünlerinden zeytini ekonominin kırılgan alanlarından birine dönüştürüyor. İklim değişikliği üretim miktarını ve maliyetleri etkiliyor. Türkiye'nin bu denklemdeki gücü ise Balıkesir’den geliyor.
İklim Enflasyonunun Yeni Cephesi: Zeytinlikler
Balıkesir'de bir zeytin ağacının ekonomik değeri yalnızca verdiği ürünle ölçülmüyor. Ağacın ne kadar suya ihtiyaç duyduğu, değişen sıcaklıklara nasıl tepki verdiği, hangi dönemde çiçek açtığı ve hasadın hangi koşullarda yapıldığı üretimin geleceğini belirliyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü’nün (TEPGE) 2024 Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Ürün Raporu'na göre il, Türkiye'deki yağlık zeytin meyvelik alanlarının yüzde 10.4'üne sahip. 2024 yılında 253 bin ton yağlık zeytin üreten Balıkesir, Türkiye'nin toplam 2 milyon 584 bin tonluk üretiminin yüzde 9.8'ini gerçekleştirdi. Bu miktarla İzmir, Manisa ve Aydın'ın ardından dördüncü sırada yer aldı.
Balıkesir'de yağlık zeytin üretimi 2023 yılında 66 bin ton seviyesindeyken 2024'te 253 bin tona yükseldi. Bu fark yalnızca iklim koşullarına bağlı gelişmedi. Zeytinin doğal var-yok yılı döngüsü de üretimde önemli rol oynuyor. Ancak iklim değişikliği, bu döngünün öngörülebilirliğini ve üretim planlamasını daha da zorlaştırıyor.
2025 yılında ‘Communications Earth & Environment’ dergisinde yayınlanan bir araştırma, zeytin üretiminin geleceğini 8 bin yıllık zeytin poleni kayıtları üzerinden inceledi. Araştırmacılar, polen üretiminin ve dolayısıyla verimin fotosentezle yakından ilişkili olduğunu; sıcaklık, karbondioksit düzeyi, yağış ve ışınım koşullarının bu süreçte belirleyici rol oynadığını ortaya koydu. Çalışma, tekrarlayan kuraklıkların Akdeniz zeytinyağı ekonomisinin uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti.
Türkiye'deki üretim bölgelerini inceleyen, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi'nde Aralık 2025'te yayınlanan başka bir araştırma da dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. 1990-2020 döneminde Türkiye'nin yedi önemli zeytin üretim ilinde sıcaklıkların 1.1-1.8 derece arttığı, yağışların ise yüzde 4.2-15.3 arasında azaldığı belirlendi. Araştırmaya göre, çiçeklenme dönemindeki sıcaklık artışı verimi olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri.
Bir ürünün fiyatı iklimle birlikte değişiyor. Zeytinyağı piyasası son yıllarda bu kırılganlığın somut örneklerinden birini yaşadı. Uluslararası Zeytin Konseyi (IOC) verilerine göre, dünya zeytinyağı üretimi 2023/24 sezonunda yaklaşık 2.6 milyon tona geriledi. Bir önceki sezon yaşanan kuraklık ve olumsuz hava koşulları, özellikle dünyanın en büyük üreticisi İspanya'da üretimi ciddi biçimde etkiledi.
Arzın daraldığı dönemde fiyatlar da yükseldi. Yine TEPGE raporuna göre, 2023/24 sezonunda natürel sızma zeytinyağının ortalama ihracat fiyatı bir önceki sezona kıyasla İtalya'da yüzde 49.1, İspanya'da yüzde 49.4, Yunanistan'da yüzde 45.4 arttı. Veriler, üretimdeki daralmanın zeytinyağını hem üretici hem de tüketici açısından daha maliyetli bir ürüne dönüştürdüğünü gösteriyor.
Türkiye'nin 2023/24 sezonunda 92 bin 830 ton olan zeytinyağı ihracatı, 2024/25 sezonunda 50 bin 713 tona geriledi. İhracat geliri de 505 milyon dolardan 252 milyon dolara düştü. Miktardaki yüzde 28'lik, değerdeki yüzde 50'lik gerilemede dünya fiyatlarındaki değişimin yanı sıra ihracat kısıtlamaları ve ticaret politikaları da etkili oldu.
Bu nedenle sektörün önündeki mesele yalnızca daha fazla zeytin yetiştirmek değil. Ürünü işleyerek, kalite standartlarını koruyarak, izlenebilir üretim yaparak ve markalaşarak daha yüksek katma değer yaratmak gerekiyor. Bu nedenle Türkiye'de kitlesel üretim yapan büyük ölçekli firmaların yanı sıra daha niş üretime sahip olan yerel markalar da öne çıkıyor.
Zeytinlikten küresel markaya
Havran'da 2012 yılında 800 ağaç ve 52 dönümlük bir zeytinlikle üretime başlayan Nermin Hanım Zeytinliği, bugün 4 bin 200 dönüm arazi ve 60 bin zeytin ağacına ulaştı. Şirketin üretim modelinde bahçeden şişeye uzanan süreci kontrol altında tutmak öne çıkıyor. Nermin Hanım Zeytinliği'nin kurucusu ve sahibi Nermin Gelbal Gökduman, "Yalnızca kendi zeytinliklerimizden elde ettiğimiz zeytinleri işliyor, dışarıdan fason sıkım kabul etmiyoruz. Böylece tarladan şişeye uzanan süreçte izlenebilirliği sağlıyoruz. Zeytinlerimizin sıkımını 20 derecelerde yapıyor ve üretim sırasında sıcak su ile kimyasal enzim kullanmıyoruz. Ürünlerimizin asitlik, polifenol ve peroksit değerlerini akredite laboratuvarlarda analiz ettiriyor, kalite iddiamızı verilerle destekliyoruz” diyor.
ABD, Hollanda ve Güney Kore'ye ihracat yapan şirket, Japonya pazarındaki faaliyetlerini genişletmeyi, ABD'de e-ticaret altyapısını geliştirmeyi ve uluslararası işletmeler arası satış ağını büyütmeyi hedefliyor. 2026-2027 sezonu için 300 ton zeytinyağı ve 200 ton sofralık zeytin üretimine ulaşma öngörüsü de bu büyüme stratejisinin bir parçası.
Bu örnek, Türkiye'deki zeytincilik ekonomisinin dönüşümünde markalaşmanın ve ihracat pazarlarını çeşitlendirmenin önemini ortaya koyuyor. Ancak sektör genelinde bu dönüşümün sürdürülebilir olması, üretim süreçlerinin iklim risklerine karşı güçlendirilmesini de gerektiriyor.
ABD, Hollanda ve Güney Kore'ye ihracat yapan şirket, Japonya pazarındaki faaliyetlerini genişletmeyi, ABD'de e-ticaret altyapısını geliştirmeyi ve uluslararası işletmeler arası satış ağını büyütmeyi hedefliyor. 2026-2027 sezonu için 300 ton zeytinyağı ve 200 ton sofralık zeytin üretimine ulaşma öngörüsü de bu büyüme stratejisinin bir parçası.
Zeytin sezonunun bölge açısından 'var yılı' olması bekleniyor. Türkiye genelinde 450-500 bin ton seviyesinde zeytinyağı üretimi öngörülüyor. Sofralık zeytin üretiminin 750-800 bin ton civarında gerçekleşmesi bekleniyor. Balıkesir genelinde ise yaklaşık 40 bin tonluk zeytinyağı üretimi beklentisi var.
25 yıldır sağlık, wellness, güzellik ve lifestyle üzerine yazılar yazıyor. Kariyerine televizyon muhabirliği ile başladı. Gazete muhabirliği, editörlüğü ve köşe yazarlığının ardından kendi mecrasında dijital yayıncılık yaptı. Bitmeyen merakı, her gün bir şeyler öğrenme hevesi ve yazma tutkusuyla şimdilerde WIRED Türkiye Yazı İşleri Müdürü olarak keşfetmeye devam ediyor.