Fare Sürülerini Unutun, Korsan Şapkalarınızı Takın
A Plague Tale serisi karanlık gizlilikten Uncharted tarzı aksiyon macera sularına yelken açıyor. Sophia ile Girit labirentlerine dalmaya hazırsanız işte tüm detaylarıyla Resonance: A Plague Tale Legacy incelemesi.
Görsel: Resonance: A Plague Tale Legacy/Asobo
Hatırlar mısınız Uncharted oynarken Nathan Drake ile antik tapınaklarda az mı ip sallamıştık. Ya da Lara Croft ile Tomb Raider içinde gizli geçit ararken az mı tuzaklara basıp öldük. İşte tam bu havada bir macera ama garip bir şekilde adı A Plague Tale. Asobo Studio bu sefer hepimizi şaşırttı. Amicia ve Hugo kardeşlerin o iç karartan fareli trajedisini bir kenara bırakmış. Hatırlarsanız Requiem oyununda karşımıza Sophia adında bir korsan kaptan çıkıyordu. İşte bu oyun tamamen onun 15 yıl önceki gençlik yıllarına odaklanıyor. Yani evet ortada doğrudan bir devam oyunu yok. Karşımızda serinin geçmişini anlatan bir prequel var.
Peki bu oyun gerçekten bir Plague Tale oyunu mu yoksa yapımcılar elimize kılıç verip bizi Yunan adalarına yollarken serinin adını mı kullandılar. Yalan yok ortalıkta Mısır ya da Yunan mitolojisi havası esiyor. Hissiyat olarak sanki Assassin's Creed ile Uncharted birleşmiş gibi bir şey var. Fare çığlıkları yerine çelik sesleri duyuyorsunuz. Yine de o karanlık ve gizemli hava bir şekilde korunmuş.
Asobo Studio nereden nereye geldi?
Asobo Studio zamanında A Plague Tale: Innocence ile karşımıza çıktığında herkes şaşırmıştı. Küçük bir Fransız ekibinden bu kadar güçlü bir hikaye beklemiyorduk. 2019 yapımı ilk oyunda Fransa sokaklarında kardeşimizin eliden tutup engizisyondan kaçıp durduk. 2022'deki Requiem ise bunu katbekat büyüterek ekrana 300 bin fare getiren devasa bir görsel şov haline getirdi. Her iki oyun da tamamen gizlilik saklanma ve sapan kullanma üzerine kuruluydu.
Resonance ile geliştirici ekip kendi konfor alanından tamamen çıkmış. Gizlilik odaklı oynanışı çöpe atıp doğrudan aksiyon macera türüne kaymışlar. Eski oyunlardaki o savunmasız çaresiz his ortadan kalkmış. Karşımızda elinde kılıcıyla düşman biçen göğüs göğüse dövüşen gözü pek bir kadın var. Bu değişim eski kemik kitleyi biraz bölebilir. Yine de Asobo'nun anlatım gücü ve atmosfer yaratma becerisi aynen devam ediyor.
Girit adası ve minotor labirentinde bir hikaye
Hikaye var mı derseniz evet var ve oldukça geniş bir alanı kapsıyor. Oyun bizi Requiem olaylarının 15 yıl öncesine götürüyor. Sophia çocukken Tarikat adındaki simya örgütü tarafından bir manastırda esir tutulmuş. Burada yapılan deneyler yüzünden kehanet dolu rüyalar görmeye başlamış. Rüyalarında devasa boynuzlu bir yaratık antik bir labirent ve gizemli bir ada görüyor. Babası onu kurtarsa da bu adayı ararken ölüyor. Büyüyen Sophia geçmişindeki bu sırları çözmek ve neye dönüştürüldüğünü anlamak için Girit adasındaki Minotor adasına doğru yola çıkıyor.
İşin ilgi çekici tarafı oyun çift zamanlı bir anlatım sunuyor.
Sophia ve arkadaşı Leni orta çağda bu yıkıntıları gezerken oyun zaman zaman bronz çağında yaşayan Theseus adındaki Minoslu bir savaşçıya geçiyor. Antik çağda yaptığınız eylemler orta çağda Sophia'nın önüne çıkan bulmacaları ve yolları değiştiriyor. Hikaye Venedik ordusunun kovalamacasıyla başlıyor. Sonrasında devasa bir antik zindan gezisine dönüşüyor ve yer yer tarihsel gerçekçilikten çıkıp tamamen fantastik bir korku macerasına dönüşüyor.
Fareleri bırak kılıcını çek
Gelelim en çok merak edilen konuya, yani oynanışa. Oyun tamamen aksiyona dayalı bir kılıç dövüşü sistemine sahip. Sophia düşmanlara karşı ters tutuş kılıç tekniği ve bıçak kullanıyor. Dövüşlerin temeli savuşturma yani parry mekaniğine dayanıyor. Düşman tam vuracakken engelleme tuşuna basıp onu dengesiz bırakıyorsunuz. Ardından hızlı kılıç darbeleriyle işini bitiriyorsunuz. Ayrıca bir kanca mekaniği var. Kanca sayesinde yüksek yerlere tırmanmaya ek olarak düşmanlarla aranızdaki mesafeyi anında kapatıp bitirici vuruşlar yapabiliyorsunuz.
Bulmacalar ise zindan gezme hissini güçlendiriyor. Antik mekanizmaları çalıştırmak tuzakları aşmak gayet keyifli. Ancak oyun aşırı lineer bir yapıda ilerliyor. Yani koskoca labirent var ama gideceğiniz yol belli. Gizlilik ögeleri ve eski oyunların simgesi olan fare sürüleri neredeyse yok denecek kadar azaltılmış. Yapay zeka tarafında düşman askerleri genelde üzerinize sırayla geliyor. Dövüşler hızlı ve zevkli ama çok derin değil. Zorluk seviyesi bulmacalarda insanı yormuyor dövüşlerde ise doğru zamanlamayı yakalarsanız oldukça makul seviyede kalıyor.
Konsollar ve Xbox Series S performansı
Grafik ve ses kalitesi konusunda Asobo Studio yine döktürmüş. Şehirlerin ışıklandırması manzara detayları ve yüz mimikleri gerçekten etkileyici. Müzikler ise serinin usta bestecisi Olivier Derivière imzası taşıyor ve atmosfere harika uyuyor.
Peki bizim gibi oyunu en ekonomik konsol Xbox Series S üzerinde oynayacaksanız sizi ne bekliyor? Oyun bu küçük konsolda 1080p çözünürlükte çalışıyor. Maalesef Series S üzerinde 60 kare performans modu yok. Oyun 30 kareye sabitlenmiş durumda. 120 hertz bir ekranınız varsa 40 kare modunu açabiliyorsunuz.
Büyük kardeşleri Series X ve PS5 gibi 60 kare sunamasa da kare hızının çok kararlı durduğunu söylemek gerek. Çizim mesafesi ve bitki örtüsü yoğunluğunda bazı kısıntılar yapılmış. Yine de görüntünün bulanıklaşması dışında gayet akıcı ve oynanabilir bir performans sunuluyor.
Ayrıca abonelik servisleri konusunda müjdeli bir haber var. Oyun çıktığı ilk günden itibaren Xbox Game Pass ve PC Game Pass kütüphanesine eklenmiş durumda. PlayStation 5 tarafında ise oyunu satın almanız gerekiyor çünkü ilk günden PlayStation Plus servisinde yer almıyor.
Bu maceraya atılmaya değer mi?
Asobo Studio büyük bir risk alarak serinin çehresini tamamen değiştirmiş. Eski oyunlardaki çaresizlik hissini ve fare dehşetini arayanlar bu radikal aksiyon değişiminden biraz soğuyabilir. Ancak kaliteli görsel dünyası aksiyonu ve zindan bulmacalarıyla genel olarak son derece sürükleyici bir macera ortaya çıkmış.
Almalı mı almamalı mı? Eğer Xbox Game Pass abonesiyseniz tek bir saniye bile düşünmeden indirip oynamalısınız. Satın alacak oyuncular için ise Uncharted tarzı aksiyon macera oyunlarını seviyorsanız verdiğiniz paraya değecektir. Ancak sadece Amicia ve Hugo hikayesinin devamını bekliyorsanız bu prequel oyununun farklı bir yola saptığını bilerek yaklaşmalısınız.
Dağıtımcı Focus Entertainment
Geliştirici Asobo Studio
Platformlar Xbox Series X/S, PC, PS5
Türü Aksiyon, Macera
30 yıldır teknoloji üzerine yazılar yazmaktadır. Türkiye'nin ilk oyun dergisinin kurucu ekibinde yer almış ve önemli teknoloji dergilerinden birinde muhabirlikten başlayan ve Genel Yayın Yönetmenliğine kadar uzanan uzun bir süreçte teknoloji içerikleri üretmiştir. Ayrıca şu anda yürüttüğü WIRED Türkiye Dijital Direktörlüğünden önce bir başka yayın grubunun Video Projeler ve Teknoloji İçerikleri Yönetmenliğini de üstlenmiştir. Oyun ve geleceğin teknolojileri üzerine özel ilgisi vardır.