Dünya Kupası Takımları Yapay Zeka Hakimiyeti Yarışında
Bu yıl FIFA, tüm takımların kullanabileceği bir yapay zeka ajanı sunuyor. Peki bu, oyun alanını eşitlemeye yeterli mi, yoksa gelecekte kazananlar en iyi araçları satın alabilen takımlar tarafından mı belirlenecek?
Görsel: Sernadas Pica / Unsplash
Bu yaz düzenlenen Dünya Kupası'nda kaydedilen verilerin ölçeği daha önce hiç görülmemiş düzeyde. Turnuvanın organizatörü FIFA, maç başına yaklaşık 150 milyon veri noktasını takip edecek. Topun içinde bulunan ve IMU'ları (Ataletsel Ölçüm Birimleri) izleyen sensörler, topun hareketini takip edebilmek için saniyede 500 hareket kaydedecek.
Bu size fazla geliyorsa, Patrick Lucey daha da ileri gidebilir. "Futbolun olayı şu ki, bir maçta atomların evrendeki sayısından daha fazla olası kombinasyon var," diyor.
Lucey, küresel futbol ekosisteminin neredeyse tamamını destekleyen veri ve yapay zeka şirketi Stats Perform'un baş bilim insanı. Şirketin istatistikleri modern oyunun her alanında kullanılıyor. Oyuncu keşiflerinden milyonlarca dolarlık transfer ücretlerine, teknik ekiplerin taktik ve ilk 11 seçimlerinden korner ve serbest vuruş organizasyonlarına kadar her şeyi destekliyor. Oyuncular bunları sözleşme pazarlıklarında, yayıncılar ise izleyicileri eğlendirmek için kullanıyor.
Yapay zeka artık dünya genelindeki maçlardan daha önce hiç olmadığı kadar fazla verinin toplanmasını mümkün kılıyor ve takımların içindeki ekipler bu verileri benzeri görülmemiş bir hızda işleyebilmek için sınırları zorluyor. Dünya Kupası boyunca insanlar ve yapay zeka tarafından işlenecek ve analiz edilecek büyük miktardaki bilgiler, rekabet avantajı yaratmak için kullanılacak.
Bu yılki turnuvada takımlar ayrıca Lenovo tarafından desteklenen özel bir yapay zeka ajanına da erişebilecek. Bu, FIFA'nın oyun alanını eşitleme girişimi. Bunun bunu başarmaya yetip yetmeyeceği ise ayrı bir mesele.
"Veri son derece ayrıntılı, çok etmenli ve rekabetçi. Sporda yaptığımız şey, otonom araçlara en çok benzeyen alanlardan biri; yörüngelere bakıyorsunuz," diyor Lucey. "Tek bir takımı düşünürseniz bile, sadece oyuncuların sıralanışı açısından 10 faktöriyel olası kombinasyon var. Rakip takımı da dahil ettiğinizde bu sayı inanılmaz şekilde büyüyor."
Daha küçük ülkeler bile teknolojiyi kullanmanın yenilikçi yollarını bulmuş durumda. Yaklaşık 159 bin nüfuslu Hollanda Karayip adası Curaçao, kendi verilerini ve teknolojisini 'diaspora takibi' için kullanarak; soy bağlarını haritalandırıp uygun oyuncuları belirleyerek, keşif gezilerini planlamak ve deneme organizasyonlarını düzenlemek için coğrafi verilerden yararlanarak bu turnuvada Dünya Kupası'na katılmayı başaran en küçük ülke oldu.
Veri odaklı spor danışmanlığı şirketi Analytics FC'nin CEO'su Alex Stewart, "Curaçao'nun 26 kişilik kadrosundaki oyunculardan yalnızca biri gerçekten Curaçao Adası'nda doğdu," diyor. "Diğerlerinin tamamı Hollanda'da doğdu."
Ulusal federasyonlarda veri ve yapay zekanın giderek yaygınlaşan bir diğer kullanım alanı ise teknik direktör seçimi. Araçlar, eldeki gerçekçi kadro seçeneklerini analiz ederek taktiksel güçlü yönleri bu oyuncu grubuna en uygun teknik direktörleri belirleyebiliyor. Takımlar ayrıca grup aşamasındaki rakiplerini dikkate alarak turnuva öncesinde kadro planlamasını şekillendirmek için de yapay zekadan yararlanabiliyor.
İngiltere ise penaltı analizinde yapay zeka kullanıyor; çünkü bir penaltı atışları serisi onları turnuvanın dışına itebilir. Futbol Federasyonu'nun performans içgörüleri ve analiz birimi başkanının BBC'ye söylediğine göre, eskiden rakip takımın tüm penaltıcılarını analiz etmek beş gün sürerken, artık bu muhtemelen beş saatte tamamlanabiliyor.
Uruguay Teknik Direktörü Marcelo Bielsa, Premier League ekibi Leeds United'ın başındayken ekibinin yaklaşan rakibi analiz etmek için yaklaşık 300 saat harcadığını söylemişti. Lucey ise, "Bunu artık otomatik yapabiliyoruz," diyor. Ardından kırmızı ve mavi noktaların sarı bir topun peşinden sahada hareket ettiği bir video gösteriyor. Analistler sorular sorabiliyor; belirli bir hücumun ne sıklıkla şut ya da gole dönüştüğü, bunun daha önce hangi durumlarda yaşandığı gibi her soru yeni bir bilgi katmanı ortaya çıkarıyor.
PLAIER adlı, kulüpler ve milli takımlarla çalışan yapay zeka platformunun kurucu ortağı ve CEO'su Jan Wendt, "Bugünkü durumu internetin ilk dönemlerinde internete erişimle karşılaştırabilirsiniz," diyor. Wendt'e göre internetin ilk yıllarında hem British Airways hem de Amazon internet siteleri kurmuştu. Bunlardan biri bilgi ve uçak bileti platformuna dönüşürken, diğeri küresel ticareti değiştirdi. Yapay zeka da benzer şekilde hem rutin işleri hem de tüm sektörleri dönüştürüyor. Ya da futbol söz konusu olduğunda, spor organizasyonlarını.
Ancak yapay zeka araçları ile bunları geliştirecek ve işletecek personel pahalı. Her ülkenin gerekli kaynaklara sahip olması mümkün değil. Wendt, kendi şirketi gibi halihazırda bu alanda uzmanlaşmış dış firmalarla çalışmanın küçük ülkeler için daha verimli bir seçenek olarak görülmesi gerektiğine inanıyor.
Bir diğer zorluk ise daha fazla verinin analistlerin işini zorlaştırabilmesi. Çünkü onların görevi, devasa miktardaki bilgiyi teknik direktör ya da oyuncular için birkaç faydalı içgörüye indirgemek.
Stewart, "Kimse çıkıp da 'Artık tüm bu harika şeyleri kullanabiliyoruz, işte rakibinizin bek oyuncusu hakkında 47 sayfalık dosya' demek istemez," diyor. "Analistin işi bir bakıma daha kolay çünkü daha fazla bilgi var. Ama aynı zamanda daha zor çünkü daha fazla bilgi var; önemli olan bunu damıtabilme becerisi."
Teknoloji, daha önce büyük gözlemci ve analiz ekiplerine sahip ülkelerle rekabet edemeyen takımlar için maç analizi ve hazırlık süreçlerini güçlendirebilir. Ancak bu kez sorun, bilgisayar bilimcileri ve analistlerden oluşan büyük ekiplerle çalışan ülkelerle rekabet edememek mi olacak?
Zengin ve yoksul ülkeler arasındaki veri farkı, zaten küçük ülkelerin dezavantajlı olduğu bir turnuvada rekabeti bozacak kadar büyüyecek mi?
FIFA bu durumdan yeterince endişe duyuyor ki Football AI Pro adını verdiği özel bir yapay zeka ajanını geliştirdi ve turnuva tarihinde ilk kez Dünya Kupası'ndaki tüm ülkelerin kullanımına sundu.
Bu ajan, ChatGPT benzeri bir arayüze sahip. Teknik ekipler sorular yazarak sıradaki rakipleri hakkında bilgi edinebiliyor. Maçlar üç boyutlu olarak yeniden oluşturuluyor ve böylece daha önce mümkün olmayan açılardan analiz yapılabiliyor. Oyuncuların pas verdiği ve koştuğu bölgelerden hücum ve savunma şekillerine, çektikleri şutlardan attıkları gollere kadar her şey ölçülebiliyor.
FIFA İnovasyon Direktörü Johannes Holzmüller, "Bunu bizim hedefimiz, hatta görevimiz olarak görüyoruz; teknolojiyi tüm takımlara sunmak, böylece herkesin ek uzmanlara ihtiyaç duymadan buna erişebilmesini ve kolayca kullanabilmesini sağlamak istiyoruz. Çünkü herkes bunu karşılayamaz," diyor.
Bunun, yalnızca temel düzeyde bir veri departmanına sahip bir ülke ile kurum içinde yazılım geliştiricileri, veri bilimcileri ve analistlerden oluşan, ayrıca dış yapay zeka araçlarından da yararlanan İngiltere Milli Takımı arasındaki farkı kapatıp kapatamayacağı ise tartışmalı. Holzmüller, "Yapabileceğimiz en az şey bu," diye ekliyor. "Bazı takımların teknoloji ve veriyi diğerlerinden daha fazla kullandığını gösteren bu farkı görüyoruz."
Veri, yapay zeka ve futbolun geleceği ise kelimenin tam anlamıyla geleceği tahmin etmekten geçiyor. Lucey, "Bir sonraki adım uzun vadeli tahminler yapmak," diyor ve karşı olgusal analizlerin, başarı olasılığını en üst düzeye çıkarmak için hangi oyuncuların dinlendirilmesi gerektiğini önerebilecek noktaya ulaşacaklarına inanıyor.
Peki FIFA'nın devreye girip ülkeleri yalnızca FIFA onaylı yapay zeka araçlarını kullanmakla sınırlandırması gerekecek mi?
Holzmüller, "Bu büyük bir soru," diyor. "Bunun ileride düzenlenip düzenlenmeyeceği bugün cevaplayabileceğimiz bir konu değil. Ama yapay zeka gelecekte çok büyük bir rol oynayacak."
Bu yazı ilk olarak WIRED'da yayınlanmış ve Samet Kelebek tarafından İngilizce'den çevrilmiştir.
Sam Cunningham, The Guardian, Observer ve The Times için yazan serbest çalışan bir spor gazetecisidir. Röportajları, araştırmaları ve makaleleri, Birleşik Krallık'taki çeşitli ulusal gazetecilik ödüllerine aday gösterilmiştir.